Sayfalar

10 Mart 2015 Salı

Okula Yardım !1

Bir okul yardımıyla daha karşınızdayım çok zor bir istek olmadığı için blogumda paylaşma ihtiyacı duydum.gönderimi yapmadan evvel iletişim bölümündeki sorumlu kişiyle kontak kurunuz .inşaAllah faydam olur inş bağış tamamlanır


tıklayınız....
Tıklayınız Yardım İçin Burdan

Fatmalı Yeşilkent İlköğretim Okulu

Kütüphanemiz için kitap ihtiyacımız var.

Okulumuz 1-8. sınıflara eğitim öğretim veren ve 300 öğrencisi bulunan bir kasaba okuludur. Öğrencilerimizin okul kütüphanesi dışında kitap tedarik edecekleri bir yer bulunmamaktadır. Kütüphanemiz için özellikle hikaye ve roman tarzında kitaplara ihtiyacımız bulunmaktadır. Okumayı sevdirebilmek için zengin bir kütüphane oluşturma düşüncesiyle gönüllülerin kitap bağışlarını bekliyoruz.
kısalt
27/02/2012
%İsteklerin Karşılanma Oranı
%83
3 Bağışçının Bağışları ile
  • Gizli Kullanıcı150 adet
    "Kütüphanenize bir katkımız olduysa ne mutlu bize. Küçük arkadaşlarımız bolca okurlar umarız.."

    24/05/2012
    "Sevgili Dila Ablacığım, Ben Fatmalı Yeşilkent İlköğretim Okulu yedinci sınıf öğrencisi Cennet BEKERECİ.Bu mektubu size tüm okuldaki arkadaşlarım ve kardeşlerim adına yazıyorum. Biz bir köy okulunda okuyoruz. Bu nedenle imkanlarımız biraz kısıtlı. Bu yüzden sizin gibi hayır sever insanların yardımları bize tıkandığımız anlarda ilaç gibi geliyor.Umarım bir gün yolunuz buraya düşerse mutlaka şirin okulumuza bekleriz."

    24/05/2012
  • ASLI GÜREŞCİ12 adet
    "okuyun çocuklar, okuyun ki dünyanız genişlesin,umut dolsun,aydınlık olsun.."

  • Gizli Kullanıcı4 adet
    "okuma isteğinizi hiç kaybetmemenizi dilerim, umarım bir katkım olmuştur."

Kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
Yorum Ekle
  • Okul
    Fatmalı Yeşilkent İlköğretim Okulu / Kahramanmaraş
    Okulun Sayfasına Git
  • Açık Adres
    Fatmalı Kasabası Yeşilkent Mah.
    Merkez / Kahramanmaraş
  • İletişim Bilgileri
    Okul Yetkilisi
    SALMAN MALKOÇ
    Web adresi
    İletişim E-posta Adresi
    salman.malkoc@hotmail.com
    İletişim Telefonu
    05056228584

9 Mart 2015 Pazartesi

Çizim 4


bunuda face de bir grup için çizmiştim heralde beğenmediler bir teşekkür bile etmediler saolsunlar Haydin Namaza diye bir grup du .Aman etmesinler benim içimden gelmiş esinlenmiştim profil fotolarındaki çocuktan :D:D :D

Çizim 3

buda en sevdiğim kız çizimim baya uğraşmıştım :D




bunu da int den çizim dersleri diye araştırmıştım çıkmıştı aynısını çizmeye çalışmıştım gördüğünüz gibi acemi olduğum her halimden belli orantı yok elbisede :D benim elbiseyi kimse giymez bir kolu tombul biri zayıf hahaha

8 Mart 2015 Pazar

Sevdiklerimizin Sesini Duymak




İnsan hayatta bazı şeylerin kıymetini elinden gittikten sonra anlarmış.Bunu kendim için söylemiyorum elbette ben elimden geldiğince zamanında,vakitlice kıymet bilmeye çalışanlardan ve çaba sarf edenlerdenim ,umarım herkes de böyle olur.



Bugün özellikle kardeşimi özlediğimi hissettim kendisi öğretmen olduğu için çok fazla konuşamıyoruz daha doğrusu ne zamanlar müsait bilemiyorum o yüzden de arayamıyorum.Her ne kadar ona kalbim kırılmış olsa da derler ya et tırnaktan ayrılmaz diye o benim canım kardeşim ,ve sesini duyduğumda kırgınlık değil neşe duyduğum insanlardan biri.Başka hiçkimse bu duyguyu veremez bana ,



Hayatımızda en önemli kavram bence sağlık daha sonra da aile.
Varsa ailenizden özlediğiniz yazımı okur okumaz arayın bütün kırgınlıklarınızı bir kenara atın,atın egolarınızı,gurur onur denen şeyleri
iki günlük dünyadaki egolarınızı bırakın
Ve sevin,sevilin,karşınızdaki açmasa konuşmasa bile siz arayın ,siz sorun ,siz gidin üstüne
Muhakkak bir gün bir şekilde mükafatını alacaksınız,mevlam biliyor,o bilir o en güzelini bilir.

Bana iyi geldi kardeşimin sesini duymak,size de sevdiklerinizin sesini duymak iyi gelecek eminim
Artık teknoloji çağındayız ya kimse kimseyi aramaz oldu insanlar hal hatır soracaklarsa ya watsapp ya facebook ya mesaj,bir kurtulalım şunlardan sevdiklerimiz bizimle sonsuza kadar kalamayacaklar yada siz sonsuza kadar onlarla kalamayacaksınız bunu hiç unutmayın!

7 Mart 2015 Cumartesi

Ziyafet Sofrası - Tiyatro(Oyun) Etkinlik

Dün (06.03.2015) Beykoz Belediyesinde harika bir tiyatro izledik,konusu ve oyuncuları harikaydı

Rastlarsanız bulunduğunuz yerlere gelirse gitmenizi tavsiye ederim zira biz çok güldük çok eğlendik eşimle ve aynı zamanda çok da eğitici bulduk

Tiyatro Külliyen onlar özellikle baş kahraman olan Kemallerin oyunculuğuna hayran kaldık buda dünden kalanlar

Beykoz Belediyesine bu güzel etkinlikler için teşekkürler malum hastalığımı unutmak o kötü günleri atmak için çokça katılmak istiyorum bu tarz etkinliklere.
Teşekkürü borç bildim blogumda da duyurayım istedim,

,
fazla şişik çıkmış yüzüm nedense :D

buda oyundan bir kare




Junior Fellow of Harvard Canan Dağdeviren Türkiye’nin gururu

Junior Fellow of Harvard Canan Dağdeviren Türkiye’nin gururu

.
Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde çalışan Dr. Canan Dağdeviren dünyanın en seçkin Üniversitelerinden olan Harvard Üniversitesi tarafından “genç akademi üyeliğine” (Junior Fellow of Harvard) seçilen ilk Türk oldu.
Bu üç yıllık ödül, Cambridge, Massachusetts’te (ABD) disiplinlerarası araştırmaları teşvik etmek amacıyla veriliyor. Bu ödülü Türkiye’den kazanan ilk kişi olan Dr. Dağdeviren, Senior Fellow’lar tarafından verilen en yüksek oyu aldı.
1985 İstanbul doğumlu (ki 30 yaş altı Forbes listesine girmişti) Dağdeviren, 2007’de Hacettepe Üniversitesi Fizik Mühendisliği’nden mezun olduktan sonra, 2009’da da Sabancı Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Programı’nda yüksek lisans eğitimini tamamladı.
Peki Harvard Society of Fellows nasıl bir kuruluştur?
1933 yılında kurulan Harvard Society of Fellows, kariyerlerinin başında Harvard Üniversitesi tarafından olağanüstü akademik potansiyelleri nedeniyle seçilen, bireysel gelişimlerini ve entelektüel işbirliklerini arttırmak için önemli akademik ve entelektüel fırsatlardan yararlanan bir araştırmacılar topluluğudur.
Canan Dağdeviren’in TEDX ‘deki konuşmasını dinlemeyenler için burada yer verdim .
Ayrıca Illnois’de iken Sağlık İnnovasyon Gelişimiyle ilgili chiplerle yaptığı çalışma ingilizce sunuşu da ekliyorum.
Not: Bilimin tarihsel gelişimini merak ediyorsanız bir kitap önereyim.  2011 yılında okumuş olduğum Bilim ve Yanılgı kitabında Bilimin neden Avrupa’da çıktığı , üniversite-bilim ilişkisi , Bilimler İslam’da nasıl gelişti ve söndüğü ile ilgili tarihsel basit ve anlaşılır bir anlatımı vardı.
2011 yılında okumuş olduğum Bilim ve Yanılgı kitabında Bilimin neden Avrupa’da çıktığı , üniversite-bilim ilişkisi , Bilimler İslam’da nasıl gelişti ve söndüğü ile ilgili tarihsel birr anlatım vardı.

alıntıdır: https://oyunmerdiveni.wordpress.com/2015/03/06/junior-fellow-of-harvard-canan-dagdeviren/

All Izz Well

çok tatlı bir dans şarkısı .bugün rastladığım takip ettiğim blogda gördüm sizlerle de paylaşmak istedim ılginç ama tınısı çok hoşuma gitti


5 Mart 2015 Perşembe

Okumadığı kitaptan şikayetçi oldu

1978 yılında Kahramanmaraş’ta yaşanan katliamı anlatan ‘Beni Sen Öldür/Maraş 78’ isimli kitaba çifte soruşturma açıldı. Malatya Cezaevinde tutuklu bulunan Ramazan Tutal isimli vatandaş, kitabın yazarı Aziz Tunç ve kitapta arka kapağa yazı yazan Nedim Şener hakkında kitabı okumadan suç duyurusunda bulundu. Yazar Tunç ve gazeteci Şener, şüpheli sıfatı ile ifade verdi.
İstanbul Cumhuriyet Savcılığı, Malatya Cezaevinde silah kaçakçılığı, yaralama ve tehdit suçlarından hükümlü bulunan Ramazan Tutal isimli vatandaşın, ‘Beni Sen Öldür/Maraş 78’ isimli Kahramanmaraş’ta meydana gelen katliamı anlatan kitabı okumadığı belirtmesine rağmen kitap ve arka kapak yazısı şikâyeti sebebiyle yazar Aziz Tunç ve gazeteci Nedim Şener hakkında soruşturma başlattı.
Malatya Cezaevi’nde silah kaçakçılığı, yaralama ve tehdit suçlarından hükümlü bulunan Ramazan Tutal’ın okumadığı ‘Beni Sen Öldür/Maraş 78’ kitap yüzünden ‘ülkeyi böler’ diyerek yazar Aziz Tunç ve Nedim Şener hakkındaki şikayetini değerlendiren İstanbul Cumhuriyet Savcılığı Tunç ve Şener’in ifadesini aldı.
Şikayet dilekçesinde gazeteci Nedim Şener’in kitabın arkasında yayınlanan yazısını okuduğunu belirten Tutal, eğer kitabın içindeki yazılar da böyleyse genel hatları itibariyle kitabın belirli bir zümreyi barbarlık yapmış gibi gösterdiğini öne sürdü. Kitabı okumamış olmasına rağmen, yalan yanlış bilgilerle dolu olduğuna inandığını söyleyen Tutal, dilekçesinde Tunç için ‘sözde yazar’, Şener’in yazısı için ‘sözde haber’ ifadelerini kullandı.
“KATLİAMIN DETAYLARININ ORTAYA ÇIKMASINI İSTEMİYORLAR”
Soruşturma hakkında konuşan yazar Aziz Tunç, Kahramanmaraş katliamına dair detayların bilinmemesi için üzerlerine gelindiğini söyledi. Kendilerini engelleyici faaliyetlere göz yummayacaklarını belirten Tunç, “Bu katliamın açığa çıkması birilerinin işine gelmiyor. Maraş katliamı ya da Türkiye’de yaşatılan diğer katliamlarla ilgili, bunları gerçekleştirenler tarih önünde bir şekilde mutlaka yargılanacaklardır. Bu tür engelleyici tutumlara göz yummayacağız”

1 Mart 2015 Pazar

Eyüp Sultan Türbesi (Gitmek İstediğim Yerler 1)

   EYÜP SULTAN TÜRBESİ
           Eyüp Sultan Camii'nin yanındadır. Hz. Muhammed'in ordusunda sancaktar olup, İstanbul'un muhasarası sırasında şehit olan Hz. Eyyub E1-Ensari'nin mezarıdır. Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul kuşatması sırasında Akşemseddin tarafından bulunmuştur.Üzerindeki türbe 1459 yılında cami ile birlikte inşa edilmiştir. Dışı çinilerle süslü türbe özellikle Cuma, kandil ve bayram günleri ziyaretçilerle dolup taşar. İşleri ters gidenler, kısmetini açtırmak isteyen kızlar, yeni evlenenler, sünnet olanlar ve çeşitli dilekleri olanlar türbenin önünde dua eder ve çevresini üç defa dolaşırlar. Türbenin ayak ucunda bulunan suyun kalp hastalığına şifa olduğuna inanılır. Eyüp Sultan'da dilek tutanlar çeşitli adaklar adarlar (yiyecek dagıtmak, kurban kesmek vs.) ve dilekleri gerçekleşenler bu adaklan fakir insanlara dağıtırlar.           Türbe, Eyüp Sultan Camii adıyla bilinen ünlü ve kutsal camiin kuzey tarafında ve iç avlusunun hemen önündedir. İstanbul’da yapılan ilk eser budur. Büyük Türk hükümdarı Fatih Sultan Mehmet tarafından, 1454-55 tarihlerinde yaptırılmıştır. Türbede medfun bulunan Hz. Hâlid Bin zeyd Ebû Eyyûb el-Ensâri Medineli’dir. Hazraç kabilesinin önemli kollarından Neccar-Zâde Hânedanı’nın reisidir. Babasının adı Zeyd, annesinin adı Hind’dir. Künyesi Eba Eyyüb’dür. Hicretten iki yıl önce Mekke’ye gelerek Hz.Muhammed S.S. ile görüşmüş ve İslâm’ı kabul etmiştir.

          Hicretin 48. veya49. (M. 668-69) senelerinde İslam Ordusu kumandanı Süfyan bin Avf’ın idaresindeki ordu,İstanbul’a gelmişti. Şehir muhasara edilmiş ve kuşatmanın devam ettiği bir sırada Hâlid bin Zeyd ve Süfyan bin Avf vefat etmişlerdi. Yaşının hayli ilerlemiş olması ve çok uzak yollar katetmesi sıhhatini bozmuş ve bir rivayete göre ishal, bir rivayete göre de astım hastalığından yatağa düşmüştü . Vefatında türbesinin bulunduğu yere defnedildi . Büyük hükümdar Fâtih İstanbul’u muhasara ettiği sırada muhteşem oyağını, Topkapı karşısında, Maltepe Kışlası’nın bulunduğu yere kurmuştu. Muhasara sırasında da Hz.Hâlid’in mübarek kabrinin bulunmasını, kuşatmaya iştirak eden devrin kutbu, Akşemseddin Hazretleri’nden istemişti. Kuşatmanın başlarından İstanbul’un fethine kadar Cuma namazları topluca, Eyüp Sultan Camii’nin bulunduğu yerde kılınmıştır.

           Türbe sekiz köşeli olup tek kubbelidir. Kesme taştan yapılmıştır. Kubbe cephe yüzlerine oturtulmuştur. Kasnağı yoktur. Cephe köşelerine kabartma sütunlar yapılmıştır. Pencere söveleri mermerdir. Kapısını bulunduğu cephe hariç,diğerlerinde alt üst iki pencere bulunmaktadır. Alt pencerelerin pirinçten dökme kapakları mevcuttur . Kemerli yapısı alternatifli olup mermerdir. Üzerine Allah ve Muhammed isimleri ve bunun altına da kelime-i tevhid hak edilmiştir. Türbenin içi, alt pencerelerin üst silmesine kadar bütün duvarlar mavi ve beyaz rengin hakim olduğu desenli çinilerle kaplıdır. Bu çinilerin üst tarafında türbeyi fırdolayı kuşatan,lacivert zemin üzerine beyaz celi yazılar ile donatılmış bir çini kuşağı yer almıştır. Buraya Besmele-i Şerif ve Tevbe Suresi’nin ayetleri yazılmıştır.

           Üst pencerelerin hizasından kubbe kilit noktasına kadar kalem işlemeleri ile süslenmiştir.kubbe ortasına güzel bir istif ile Âl-i imrân Suresi’nin 193.âyet-i kerimesi yazılıdır. Muhtemelen bu yazı Fatih devrine aittir. Pirinçten dökme ve döğme bezemeli alt pencere kapakları ise Sultan III. Selim tarafından yaptırılmıştır.

            Türbenin ortasında etrafı gümüş şebekeli bir parmaklık içinde Hz.Zeyd’in sandukası bulunmaktadır. Üzerine siyah atlastan yapılmış ve sarı simle işlenmiş güzel bir yazı ile “Kisve-i Şerif” örtülmüştür. Bu kisveyi Sultan II. Mahmud yaptırmış olup üzerindeki yazıların büyük bir kısmı devrin meşhur hattatı Mustafa Râkım Efendi’ye aittir. Siyah atlas Kisve-i Şerife’yi bağlayan sırma kuşak üzerindekiceli hatlar Sultan II. Mahmud’a aittir. Sandukanın etrafındaki gümüş şebekeyi ilk defa Sultan I. Ahmed gümüş telden yaptırmıştır. Büyük bir ihtimalle 1020(1611) tarihinde hacet penceresi duvarı yaptırılırken konmuştur. Daha sonra Sadrazam İbrahim paşa himmetiyle bu gümüş tel şebeke onarılmış ve son olarak da Sultan III. Selim barok stilde ve gümüşten dökme olarak şimdi ki şebekeyi yaptırmıştır. Şebeke maden işçiliği bakımından şaheserdir. Arka cephesinde 1207(1792) tarihinde yapıldığına dair tarih vardır. Şebekenin ön kısmında, yukarıdan aşağıya doğru,Hz. Hâlid’in alemdarlığına işaret olmak üzere sembolik bir sancağı şerif muhafazası,önünde istiridye kabuğu şeklinde tuğravâri bir süs ve onun ortasında da güzel yazı yazmanın önemine işaret eden bir hadis-i şerif görülmeltedir. Az aşağıda ise,gümüş oyma olarak bir Besmele-i Şerife bulunmaktadır. Şebekenin ön cephesinde ve ortaya yakın simetrik ve oyma olarak Hz.Hâlid’in isimleri görülmektedir. Gümüş şebekenin sağ ve sol taraflarında daire içinde Besmele-i Şerif ve onun etrafında Fâtiha suresi oyma olarak işlenmiştir. Şebekenin ayak ucunda ise,yine oyma olarak, bir beyit yazılmıştır. Bu beyiti Şair Münib Efendi yazmıştır.

             Şebekenin üst kısmını meydana getiren inişli çıkışlı çerçevenin üzerinde döğme halinde ve sağdan sola Bakara Suresi’nin ayetleri ile Âl-i İmrân Suresi’nin ayetleri yer almıştır. Bu şebekenin arka kısmında kalan yerde Osmanlı padişahları kılıç kuşanma merasimleri yapmakta idiler. Büyük değer taşıyan bu gümüş şebeke,II. Dünya Savaşı’nda diğer kıymetli müze eşyasıyla birlikte Niğde’ye götürülmüş ve savaş bittikten sonra getirilerek tekrar yerine konmuştur. Türbenin içinde ve sandukanın ayak ucuna rastlayan duvarın kenarında bir kuyu vardır. Bu kuyunun mermer bilezik taşı,türbe duvarı özel olarak bir miktar oyulmak suretiyle yerleştirilmiştir. Hâlen üzerinde ağaçtan çıkrığı ve bakır kovası görülmekte ve üzerinde yer alan kitabeden bu kuyunun Sultan I. Ahmed tarafından ihyâ edildiği anlaşılmaktadır.

             Kuyu bilezik taşından itibaren iki metre derinlikte,kuzey tarafa bir dehlize açılmakta ve burada ikinci bir bilezik taşı daha görülmektedir. Bu ikinci bilezik taşının biraz aşağısında da kuyunun suyu kolayca farkedilmektedir. Bu kuyu ve dehlizi türbenin Haliç tarafı ve Silahdarağa Caddesi tarafından tahminen iki metre derinlikte kuşatan ikinci dehliz ile alakalı olmalıdır. Bu dehliz üzeri eyvan şeklindedir ve zemini mermer döşelidir. Yüksekliği takriben 1.25 metredir. Genişliği ise,iki ile beş metre arasında değişmektedir. Bu dehlize, türbe kapısının sağ tarafındaki Sultan I . Ahmed Sebili’nin içindeki altı basamaklı merdivenli bir yoldan girilmektedir. Dehlizin içine girildiğinde tam orta yerden bir ucu Bostan İskelesi’nde denize ulaşan bir kanalın ağzı görülmektedir. Toprak altı sularının artması ile kuyunun dehliz içindeki bilezik taşından taşan suların akması için bu kanalın açıldığı muhakkaktır. Çünkü,kuyu ve türbenin mevkii, İdris Köşkü Tepesinin hemen eteğindedir.

            Türbenin pencerelerine ait siyah atlas perdeler, aslında Hz. Peygamber’in Türbesi Ravza-i Mutahhara için hazırlanmış, ancak I. Dünya Savaşı’nın çıkması üzerine götürülüp konamamıştı. Üzerine kendi renginden Tevhid ve Şâhadet kelimelerinin işlendiği görülmektedir. Ortada sandukanın üzerindeki dairevi kandillikte yer alan 36 adet buhurdan ve zemzemiyye Sultan III. Ahmed’in hediyesidir. Bunların bir kısmı altın bir kısmı ise gümüştür.

            Türbe girişindeki büyük kristal avize,Sultan III.Selim veya Sultan II. Mahmud tarafından türbeye konulmuştur. Sandukanın dört köşesine konan dört büyük şamdan ise emniyet düşüncesi ile Topkapı Sarayı Müzesi’ne kaldırılmıştır. Bu gümüş şamdanları Sultan İbrahim hediye etmiştir. Türbenin duvarlarını Sultan I. Ahmed’in, Sultan III.Mustafa’nın, Sultan III. Selim’in, Sultan II. Mahmud’un, Sultan Abdülaziz’in,Hattat Osman Efendi’nin, Hattat Ahmed Razi Efendi’nin, Hattat Yesarizâde Mustafa İzzet Efendi’nin,Mahmud Celâleddin Efendi’nin ve Hattat Rıza Efendi’nin yazıları süslemektedir. Sultan III. Selim tarafından söylenip Yesârizâde Mustafa İzzet tarafından yazılan şu levha da bir şaheserdir:
            Alemdâr-ı kerim şah-ı iklim risâletsin Muinim ol benim daim bi Hakk-ı Hz. Bâri Selim-i ilhâmı her den yüz sürer bu ravza-i pâke Şefaatle kerem kıl Yâ Ebâ Eyyüb Ensâri

             Sancak-ı şerif 1730 tarihine kadar türbede muhafaza ediliyordu. Bu tarihte zuhur eden Patrona isyanında asiler sancak-ı şerifi almak için harekete geçince derhal Topkapı Sarayı’na kaldırılmıştır. Bugün türbede yalnız iki sancak-ı şerif kılıfı vardır. Fatih Sultan Mehmed, türbenin kapısını tahtadan yaptırmıştı. Sultan I. Abdülhamid bunları kaldırarak yerine bugünkü tunç kapıları koydurup pencereleri de yeniledi. Türbe kapısının yenilenmesine söylenen bu şiir padişah emri ile kapı üzerine yazılmıştır:
             Şefa’ât kast ider İhlasla ol bâb’da Hakk’a Bu c’ây-i pâke Hân Abdülhamid yapdı der-i vâlâ

            Sultan II. Abdulhamid bu tunç kapı önüne bizzat kendi eliyle sedef kakmalı,parmaklıklı bir kapı yapıp koymuştur. Türbenin önünde medhal dediğimiz bir kısım vardır. Fatih devrinde türbenin kapısı önünde bir revak vardı. Burası, sütunlar üzerine oturtulmuş bir kubbecikten ibaretti. Yanları açıktı. 1022(1613) tarihinde, Sultan I. Ahmed,bugün gördüğümüz hacet penceresinin de üzerinde bulunduğu çini kaplı duvarı,sebil ile beraber inşa ettirerek eski medhal kısmını tamamen değiştirmiştir. Bu giriş kısmının tavanı klasik Türk tezyinatına ait kalem işleri ile süslüdür. Duvarları ise çinilerle kaplıdır.

            Medhale açılan kapının sağ tarafında Fatih ve Sultan Beyazid devri nişancılarından Ahmed Çelebi Paşa’nın kabri vardır. Lahit şeklindeki bu mezarın arkasında ve türbenin sağ tarafında ise Kadınlar Mescidi vardır. 3 x3 boyutlarında küçük bir odadır. Sultan II. Mahmud’un kızı, Âdile Sultan her sene ramazan süresince burada itikafa çekilmeyi adet edinmişti. Hz.Hâlid için yazdığı, çok duygulu kasideyi, bu küçük mescitte yazdığı söylenir. İç avludan türbe medhaline açılan hacet penceresi üzerindeki bronz şebeke Sultan I. Ahmed tarafından yaptırılmış olup orijinaldir. Pencerenin, cami avlusuna bakan yüzünde ve üstte şu kitabe vardır:
            Müyesser eyledi bu meşhed-i envâr-ı pür feyz ü vefâ Resûlullah-ı mihman iden yâr-ı vefâkarı Türab-ı merkad pâk-ı mücellâ eyler Ensârî Mücâhid fi sebililah Ebi Eyyub El-Ensârî

            Hacet penceresinin iç kısmına ise hadis-i şerif yazılmıştır. Anlamı şudur: ”Devemi kendi haline bırakınız. Zira o kendine düşen görevi yapmaya memur edilmiştir. O da gitti, Ebû Eyyub’ün kapısı önüne çöktü.” Methalin sol tarafında uzunca bir koridor vardır. Dış avluya açıldığı yerde, sağlı sollu iki cüzhâne yer alır. Sağ taraftakini Kanunî devrindeki sadrazamlardan Semiz Ali Paşa, sol taraftakini ise Genç Osman’ın annesi Mahfirûz Hatice Sultan yaptırmıştır. Koridorun iki yan duvarı muhtelif renk ve desende nadide çinilerle kaplanmıştır.

             İç avluda bulunan ve türbe medhaline açılan kemerli yapının üzerinde “Tac’ül-tevârih “ yazarı, Hoca Sa’düddin Efendi’nin oğlu ve 26. Şeyhülislam Mehmed Es’ad Efendi’nin Hz.Hâlid hakkında yazdığı 36 mısralı Arapça bir kitabesi bulunmaktadır. Es’ad Efendi 1034(1625) tarihinde vefat etmiştir. Kabri, Eyüp’te Saçlı Abdulkadir Efendi Camii Hazîresinde,babasının yanındadır.

Gün Olur Asra Bedel / Cengiz Aytmatov

Komünizm sırasında yaşanan anılar, insanların kutsal saydığı şeylerin yok sayılması, aşkın sorgulanması romanın değindiği konulardır


Bir bilim kurgu romanıymış,bilmiyordum belki de bilseydim daha ön yargılı okurdum zira ben bilim kurgu okumayı sevmiyorum,

 Arada kopmalar olmadı mı ? oldu evet ama o da uzaylıların olduğu bölümler onlar kendi içinde güzel geldi bana belki o kısımlardan bir roman oluşturulmak istense belki bir bilim kurgu romanı olurdu bir yanı bilim kurgu bir yanı insanın doğasıyla tamamen iç içe bir roman.

 Yedigeyi çok sevdim belki de ömrüm boyunca unutamayacağım ikilemlerin insanı olacak benim için Yedigey ile en hassas olduğum konunun dibine indim desem doğrudur özellikle vefasızların çoğaldığı günümüzde. Benim için Yedigey = vefa ,sevgi,insan

Diğer karakterlerde yerli yerinde sıkılmadan okuyacağınızı düşünüyorum İçinde kuşak çatışması,sevgi,vefa ,ihanet,ölüm ...neler yok ki ,gerek geçtiği bölgeyi bize tanıtan gerekse orda yaşayan insanların kültürlerini romansılıkla benimseten can alıcı bir roman,yazarla tanışmamız hoş oldu iyi oldu...

 Dipnot: biraz uzun geldi roman bana ,belki daha kısa olabilirdi,uzun tasvirler sıkıcı da olabiliyor.


 ne güzel açıklamış sharcus arkadaşımız ekşi sözlükte aslında anlatmak istediklerimi bunlarla özetlemiş desek ve sonundaki dipnotlar benim için daha da anlamlı oldu kitabı bitirdiğimde kitabın içindeki çoğu konuya anlam kazandırdı


 deve üzerinden kendi yasak aşkı'nı, tren üzerinden sovyet birliğini, mankurt, uzaya gitmeler, stalinin tüm intelektleri öldürtmesi, o günün şartları vs...

 mesela-bu kitab'ın yazmasında cengiz aytmatov'a ilham kaynak olan hayatındaki olaylardan bazıları... -bubusara beyşenalieva'yı sevmesi (yasak aşk). ikiside evlidir - onun vefat etmesi. -babası'nın sovyetler tarafından kurşuna dizilmesi (torokul aytmatov) -kırgızistan'ın başkenti o zamanki adıyla frunze'de yüzlerce okul arasında kırgızcanın hor görülmesi, herkesin rusça konuşması yada yönlendirilmesi gibi.


28 Şubat 2015 Cumartesi

Blogda Ufak Çaplı Forum Sitem Var Artık

Blogumda Forum sitem var artık isteyen arkadaşları davet ediyorum Üst taraftan forum yazısına tıklayıp gelebilirler

FORUM

27 Şubat 2015 Cuma

Iguazu, Büyük su şelalesi

Şelale denilince aklımıza önce Amerika'daki Niagara sonra da Afrikada yer alan Victoria gelirdi
Brezilya ve Arjantin sınırındaki Iguazu'nun görüntülerini izleyince bu şelalenin dünyanın en güzel şelalesi olduğunu düşündüm,bir blog eklemişti görüntülerini izledim bloguda alıntı edeceğim yazımın sonunda zaten
2700 mt'lik eniyle dünyanın en geniş çağlayanı olan Iguazu'dan dökülen su miktarı saniyede 13 milyon litre imiş harika birşey


alıntıdır:alıntılanan blog

25 Şubat 2015 Çarşamba

Kana ihtiyaç Var....Duyuru

#‎İhtiyaçDevamEdiyor‬
‪#‎İstanbul‬ Çapa Tıp Fakültesi Hastanesinde verilmek üzere Refik Çiftçi için HER POZİTİF Grup olur ‪#‎Kan‬ ihtiyacı vardır. İletişim:0530 761 62 21-Lütfü-25.02.2015 10:48

Okula yardım /Pamuk Eller 2

Okula Yardım

Kendimi ve tüm samimiyetimi kefil göstererek nacizane bir yardım çağrısında bulunmak istiyorum kendimde inş yardım edeceğim ve yardım etmek isteyenlerinde gönül rahatlığıyla arkadaşıma yardımları ulaştırmalarını canı gönülden isterim
o böyle açıklıyor
Bu okul Karsta arkadaşlar. Genç bir öğretmen tek başına mücadele ediyor. Bizim de destek vermemiz hizmet etmemiz gerek.
PAMUK ELLER 2
veee yine ben… Şimdi kitaplarımızı BOYALI KÖY ILK ÖĞRETİM OKULU için topluyoruz… sponsor ayarlarsam tam 1 gün 10 senans oyun sergileyecegimmm. Ama önce kitap defter kalem boya silgi lazım… hadi yine pamuk eller kitaplara…
Biz kücücük okulda 13 tane kocaman yürekli çocuğa bakamiyorsak kapatalım şu Türkiyeyi gidelim…
Günaydın Türkiye…
Boyalı köyü için kolları sıvadık.
Irtibat: 0216 424 18 33 Gsm : 0543 209 70 71

Hayırlara Vesile Olsun/ Dahada Uğramasın İnşaAllah

kısa ve öz geldim hoşgeldim hoş haberlerle geldim inşaAllah devamı da olur hep iyi olurum inş

Geçen sene bu zamanlarda mart aylarında ameliyatta idim ve hayatımın en zor en acımasız ve de en çok şey katan öğreten bir senesine adımımı atmıştım

bugün 25.02.2015 de hayırlısı ise inş hakkımda temiz sonuçlar aldım 3 ay sonra kontrollere gideceğim tekrardan kemoterapim ve ışın tedavim bitti

Rabbim e öncelikle hamd olsun ki bana bugünleri de gösterdi

Kemoterapi alan herkese elimden geldiği kadar tavsiyelerde bulunabilirim tabi ki etkileri başka başka ama yaşadıklarımı aktarabilirim
Allah kimseyi bu hastalıkla sınamasın ama yazmaktan da çekinmeyin bana
her zaman yardımcı olmaya çalışırım
Şükürler olsun o zor günlerim bitti umarım bir daha bana hiç uğramaz sevdiklerime hiç uğramaz bu deli şey ben ona öyle diyorum deli şey diyorum ama ben ondan daha deliyim dilerim o deliyi yenmişimdir ki yendim gibi de görünüyor.
Allah istemeseydi yayılırdı Allahım sınadı bana demekki birşeyleri gösterecekti ki bunları yaşattı muhakkak
çok şükür kolon kanseri şimdilik tertemiz şekilde ameliyat kemo ve ışın ile atlatılmış durumda
dilerim bir daha da uğramaz yoluma çıkmaz

Sizlerle de paylaşmak istedim ameliyat sürecimde bana yazan tüm tanıdığım ve tanımadığım herkese tek tek teşekkür etmek isterim aslında vaktim oldukça bloglarına uğrayacağım teşekkür için
bana dua eden kalbimi anlayan herkese çok minnettarım
dualarım yine bu hastalıkla ve çeşitli hastalıklarla mücadele eden kardeşlerimle
bu süreçte kendime elbette çok dikkat etmem gerekecek gene kontrollü gideceğiz umarım bir sorun olmadan geçer gider seneler

20 Şubat 2015 Cuma

Müzik Keyfi buyrun :)

ilk defa dinleyecekler için video....süper ya :D ben sevdim nedense bu şarkıyı eğlenceli ve tınıları kendimi iyi hissettirdi

Kardan Yapılan Sanat Eserleri

Rusya’daki kardan yapılmış bu şahane sanat eserleri turistlerin oldukça ilgisini çekiyor. Bol bol fotoğraf çekip sosyal paylaşım sitelerine ekliyorlar ve yüzlerce beğeni alıyorlar. Gerçekten hayran kalmamak mümkün değil…1 2 3 4 5 6 7 8 9d

KIVANÇ TATLITUĞ ABD’NİN ÜNLÜ DİZİSİNDE OYNAYACAK !!!

53ad9f21ca10250765ae179aKıvanç Tatlıtuğ; Türkiye’de  Cnbc-e’de yayınlanan Vikingler dizisinde konuk oyuncu olarak yer alıcak. Fransız bir yapımcı yardımıyla Vikingler dizisine katılan oyuncu üçüncü sezonda iki bölüm yer almak için anlaştı. Kıvanç’ın rolünün sürekli olması için çalışılıyormuş.  Vikingler 8. yüzyıl İskandinavyasında basit bir çiftçiyken cesur bir savaşçıya dönüşen Ragnar Lothbork’un hikayesini anlatıyor.

19 Şubat 2015 Perşembe

ŞİMDİ MEVSİMİ -MİM-

Sevgili SulemCafe beni mimlemiş çok çok sevindim severim mim yapmayı ama akla gelmiş de eklenmişsem daha da çok severim :D hatırlanmak güzel şey

teşekkür ediyorum kendisine


1. Kisin okumak icin favori bir kitabin  var mi ?

KAPAK KIZI VE YEŞİL PERİ GECESİ

2. Kapagi  mavi olan bir kitap ?

ENGİN GEÇTAN 
İNSAN OLMAK 



3. Yilbasi agacinda yildiz olarak kullanabileceginiz bir kitap ? 

YILBAŞI AĞACIM OLMADI DA YILDIZ OLSAYDI SARI KAPAKLI BİR KİTAP SEÇERDİM HERALDE :)) YADA YALDIZLI HARFLER OLAN BİR KİTAP

4. Kis tatili icin mükemmel olan bir kurgusal dünya ?

KIŞIN TATİL YAPMAM YAV ÇOK ÜŞÜRÜM BEN :) KANIM AZ ZATEN


5. Birlikte kis tatiline gidecegin bir kitap karekteri ?

SABAHATTİN ALİYLE YADA CEMAL SÜREYA İLE OLABİLİRDİ.CEMALHEP İÇERDİ ISINIRDIK :d :d :d
SABAHATTİN ALİ DE ŞİİRLERİ VE GÜZEL SÖZLERİYLE İÇİMİ ISITIRDI :)


6. Bu sene icin listende olan kitap ?

KALPLERİN KEŞFİ
GÜLÜN ADI
GÜN OLUR ASRA BEDEL
GÜVERCİN GERDANLIĞI


                                                     

7. Favori tatil icecegin,atistirmaligin ve filmin ?

FAVORİ İÇECEĞİM KIMIZDIR DİYECEM OLMAYACAK :) BUGÜNHAYAL GÜCÜM EPEY GENİŞ MR A GİRDİM KAFAM KIYAK 
AMA FAVORİ İÇECEĞİM SUDUR MİLLİ İÇECEĞİM

ATIŞTIRMALIK OLARAK BEN ELMA ALIRIM :) ANTEP FISTIĞI CEVİZ VE YER FISTIĞI OLABİLİR

FILM OLARAK ÇOK AMA ÇOK BEĞENDİĞİM YEDİ YAŞAM ADLI FİLM 

İSTEYEN ARKADAŞLARIMI EKLİYORUM HERKESCİKLER YAPABİLİR :)))

18 Şubat 2015 Çarşamba

Allah Her şeyi Hakkıyla Bilendir

2015-01-28 21.10.07

هر که او بر عیب خود بینا شود
روح او را قوتی پیدا شود
Her kimse ki o âdem kendi ayıbını görücü olur, onun rûhuna bir kuvvet zâhir olur.
Nitekim kişi noksânını bilmek gibi irfân olmaz denmiştir.


Sözlerime giriş paragraf sonuç eklemeyi sevmediğimi belirterek başlamak istiyorum, genelde yazacağım konuya direkt giriş yapmayı ve sonucunu yazacağım denemenin içinde okuyucunun düşüncesine bırakmayı severim

Bugünkü bahsetmek istediğim şeyse beni bu konuda düşünmeye iten radyo programına da teşekkür etmem lazım aslında böyle güzel bir konuk ağırladıkları ve konuyu ele aldıkları için,ancak sorsanız konuk olan bayan kimdi öğrenebilmiş değilim
Gelelim mevzuya
Allahın bütün sıfatları bünyesinde barındırması ve azameti
Öyle ki sadece bizi yaratma azametini göstermemiş bütün mahlukata can vermiş şekil vermiştir
Ancan insanoğlu çoğu zaman haddini aştığının farkına varmayarak kendini töbe haşa tek egemen sanmaya başlamıştır.Elinde bulundurduğu ve aslında fikrimce çok basit bir güç olan beden gücünü güçten saymış ve insanlara zarar verir hale gelmiştir.
Bana göre bu Allah'ı tanımamak ,onun büyüklüğünü kavrayamamış ve hissedememiş olmanın bir sonucudur.
Herkesin bu dünyada görev tanımı bellidir.Bunu inkar edebilecekler için de geçerli sebeplerim var ancak onuda başka yazımda anlatacağım,biz insanoğlu isek bizim görevimiz bellidir ,dünya bir köprü ve bize sunulmuş olan görevleri yerine getirerek asıl yurdumuza dönmek.
Bunları da sanki bütün güç bizdeymiş gibi hınç ve hırs taşımadan yapmak,
Olanlar malumunuz bir kardeşimize  daha kıydılar adı Özgecan
medyada,internette ve sosyal yaşantımız içinde bin bir görüş var,hepsine saygım sonsuz ama acı yine acı işte,eceli ordanmış ancak insanlarında ellerinde kullanacakları imkanlar varken eceli böyleymiş ne yapalım düşüncesi de çok saçma olur bu durumda

Allah'ın gücünü hissedemeyen bireyler yetiştirmemeliyiz
Allah'ı tanımayan,ona kulluğunu yerine getirmeyen ve kendini dünyada tek hakim sanıp da hınçla bir başka canlıya zarar verebilecek kadar nefsinden veya o anki aşağılık duygusundan kaynaklanan sinir ve öfke kontrolsüzlüğünden gözü dönmemeli
Biraz kendini bilmeli insan 
Rabbimiz kötülüklerden haberdardır,muhakkak ki hepsinden haberdar;insanları çeşitli vesileler ile sınar. Allah'ı tanıyan insanlar bu sınavların hemen farkında olur ve ne yapması gerektiğine o anda karar verir.Benim için aklı başında insan tanımına uyan insan budur.

Vahiy neden gelmiştir?
Görevler verilirken bile Hz.Muhammed sav dahi sen onların vekili değilsin sen tebliğ edensin neden denilmiştir?
İşte hep bu yüzden
Herkesin bir görevi vardır bir varlık sebebi vardır
Ve inanıyorum ki bizim insan olarak görevimiz can almak değildir.
Yanlışı düzeltmek,uyarmak,gerekirse gerektiği ölçüde mücadele etmek 
Ama kınayarak değil,ama haddimizi aşarak değil
olmuşsa buna misli ile karşılık vermek bize düşmez
Azim sıfatı ve Cabbar sıfatıyla muamele etsin Mevlam....
Selam ve Dua ile Kalınız...

Halide Edip Adıvar / Sinekli Bakkal


Zamanı değildi belki de içinde fazlaca bilmediğim kelime var sayfa altlarında açıklamaları var ancak okuma hızımı epey düşürdü bunalttı ve ben hiç o modda olmadığım için okuyamadım 70 inci sayfada bırakmak zorunda kaldım kendimi aslında çok zorladım ancak olmadı konu olarak ilgimi çekti harika ilerliyor ama ah o bilinmedik kelimeler yok mu ? Aşırı bir yavaşlatıyor insanı ve sabırsız bir dönemse ıhh gitmiyor en azından bende öyle oldu belki ileride daha sakin bir dönemim de tekrar okumayı denemeliyim .Sevgilerimle...

11 Şubat 2015 Çarşamba

WHATSAPP WEB SÜRÜMÜNDE GİZLİLİK HATALARI

WHATSAPP WEB SÜRÜMÜNDE GİZLİLİK HATALARI

700 milyon kullanıcısı olan anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp’ın web uygulamasında gizlilik açığı bulundu.


Popüler anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp’ın web uygulaması uzun zamandır bekleniyordu. Yakın zaman önce mobil uygulamaları masaüstü ile senkronize ederek kullanma imkanı sunan WhatsApp Web’te gizlilikle ilgili açıklar ortaya çıktı.
17 YAŞINDAKİ BLOGCU RAPOR YAYINLADI
17 yaşındaki güvenlik blogcusu olan Indrajeet Bhuyan, web servisiyle ilgili sorunları anlatan bir rapor yayınladı. Belirtilenlere göre gizlilik ayarları mobil uygulamada iyi çalışmasına rağmen web tarafında sorun var. Bhuyan, mobil uygulamada gözükmesine izin verilmeyen görsellerin web tarafında görüntülenmesinin mümkün olduğunu belirtti. Kısaca böyle bir durumda görselin aslında alıcı tarafından bulanık gözükmesi lazım. Fakat web hizmetinde ise bulanıklık olmuyor ve görsel rahat gözüküyor. Bu durum iki uygulama arasında (Mobil ve web yani) düzgün senkronizasyonun olmadığını gösteriyor.
PROFİL FOTOĞRAFLARINI HERKES GÖREBİLİYOR
Bhuyan’ın raporunda vurgulanan diğer nokta ise profil fotoğrafıyla alakalı. Profil resmi kısıtlı olanlar bile web üstünde gözüküyor. Web uygulaması kişinin fotoğrafını sadece arkadaşlarına görünecek biçimde ayarlaması halinde dahi fotoğrafın görüntülenmesine izin veriyor.

Kaynak:teknokulis

10 Şubat 2015 Salı

İnsan Olmak – Engin Geçtan


20150104_180744

İnsanı,hissettiklerini,çocukluğunda yaşadıklarının erişkinliğinde nasıl sonuçlar çıkardığını kısaca bizi ,ruhumuzu ve kıskançlık,yalnızlık,korkularımız gibi özelliklerimizin nerelerden geldiğini ve nasıl oluştuğunu harika bir biçimde anlatan psikoloji kitabıdır
Dili sade anlaşılır kesinlikle sıkıcı değil ,çok ama çok şey kattı bana yaşadığım duyguların kaynağına inmemi sağladı ve kendimi daha iyi anlamlandırmamı.Herkesin alıp okuması gereken bir kitap ,bizi bize anlatan öğreten en iyi kitap
Kitap yazıldığı tarihten bu yana güncelliğini koruyor çünkü insanlar hiç değişmiyor o kadar güncel ki demek ki diyorum kendi kendime biz hep aynıyız yaşadıklarımız,hisettiklerimiz ve yaşadıklarımız sonucunda yaptıklarımız bu tabi ki yazarın başarısı ve bilgi birikimi.


Halkalı Köle / BEKİR YILDIZ

Kütüphaneden edindiğim bir kitap...Ancak kütüphanemde olmasını isteyebileceklerimden biri...


Niye bu kadar güzel yazmışsın ? Ya da seni bana güzel gösteren nedir?Neden böyle güzel kaleme aldığını bilemiyorum seninle ilk defa tanışıyorum Bekir Yıldız; ancak neyin hoşuma gittiğini biliyorum,sosyal konulara değinmen,sosyal yaşantıları gün gibi apaçık akıcı bir dille anlatman ve evlilik hakkında güzel tespitlerin.
Roman ;evlilik üzerine kurulu ,insan yaşamını ve hayatın içinde akıp giden bizleri anlatıyor.
Ben bu tür romanları seviyorum,
Özellikle sosyalizme yakın arkadaşların kitaptan çok hoşlanacağını düşünüyorum ama bu demek değildir ki başkaları hoşlanmayacak,bekar arkadaşlar okurken evliliğe dair düşüncelerinde değişme bile olabilir o kadar sarsıcı düşünceleri var yazarın ,aslında yazar sanıyorum ki baş kahramanın gözünden anlatmak istediklerini anlatmış ,söylemek istediklerini söylemiş.
Aslında nasıl halkalı köleler olduğumuzu anlatıyor
Okuyunuz efendim,okuyunuz ve yorumlayınız
Sanat sanat içindir gibi bir kaygısı da yok ayrıca bu kitabın ne anlatmak istemişse onu akıcı bir dille süslemeden bize anlatmış.


ayrıca filmide var belirtmiş olayım aratma yaparsanız çıkacaktır
http://www.sinematurk.com/film/3643-halkali-kole/

6 Şubat 2015 Cuma

Ne Okuyorum..

Bekir Yıldız Halkalı Köle

kayseri ili kocasinan merkez ilçesinin belediye başkanıdır. inşaat mühendisidir.
1933 yılında urfa'da doğmuş, matbaacılık yüksek okulunu bitirdikten sonra genç yaşlarda para kazanmak için işçi olarak almanya'ya göç etmiştir. burada bir fabrikada uzun süre çalışmıştır. döndüğünde bir matbaa açmış ve kitap yazmaya devam etmiştir. çok sayıda hikayesi ve romanı bulunmaktadır. bir dönem belediye başkanlığı da yaptıktan sonra 1998 yılında vefat etmiştir.herkesin normal sayarak ilgilenmediği konuları ve kıyılarda kalmış insanların hikayelerini en iyi anlatan yazarlardan biridir. ilk yazılarını 1953 yılında istanbul da çalışırken yayımlamışsa da ağır çalışma koşulları nedeniyle devam edememiştir. 1962 yılında almanya ya giderek 4 yıl orada değişik işler yapmıştır. döner dönmez almanya daki işçilerin sorunlarını anlatan ilk kitabını yayınlamıştır, türkler almanya da.. reşo ağa adlı kitabından sonra yayımlanan kara vagon 1968 may edebiyat ödülünü almıştır.

4 Şubat 2015 Çarşamba

Nadir kitap,kedili kitap

http://www.nadirkitap.com/kedi-yuruyusu-derya-aydin-kitap4023655.html

bu kitap kedisever arkadaşlarımın ilgisini çeker belki