Ana karakter; II.Abdulhamit'in saray ressamlığına gelen Fausto Zonaro adında bir ressamdır.Tabi ki oralara gelmek için neler neler yaşamamış ki harika bir serüveni var roman kurgusu içinde Faustoyu tanımak ve yaşamak çok güzeldi.Ayrıca beni araştırmaya iten kitapları seviyorum.Çoğu şeyi bilmediğimi farkettim ve detaylı bir okumanın,araştırmanın içinde buldum kendimi ve çok güzel bilgiler edindim.Captan Carbone karakterini çok sevdim.Bilimden ,sanattan anlayan insanların çoğalmasını diliyorum.İnanın bana Türk yazarlardan çok çok iyi betimlemelerle kurulmuş çok iyi romanlar okuyorum.Özellikle Türk yazar okuyamayan arkadaşların tarihe ilgisi de varsa alıp okumasını ve başlangıç yapmalarını temenni ederim.Orhan Bahtiyar bu konuda size yoldaşlık yapacak.
Romanı okurken eski İstanbul gözünüzün önüne geliyor.Ayrıca kitapta Can Ersal Bey 'in de resimleri ayrı bir hava katmış romana.Hep neden ateş kırmızısı dedim ve romanı okuduğumda anladım bu da benim için harika bir son oldu.Sonu güzel bağlanmış romanları seviyorum.
Saraydan Ayasofya'ya uzanan tarihle kurgunun harmanlandığı macera,hüzün ve umut dolu bir yaşam öyküsünün roman olarak canlanmış; hayat bulmuş ve yazarının düş gücüyle kurgulanmış hali bu roman.
En sevdiğim söz de şu oldu "Her doğum ve her ölüm ağlatır."
Romanda tek tük basımdan kaynaklı eksiklikler oluşmuş .Mesela Saint Esprit Kilisesi'nin Papanın temsilcisi olan mimar Gaspar Fossatiye yaptırılmış olduğu yazıyor.Ancak doğrusu Gaspard Fossatiymiş bu sayede bakma gereği duydum ve kiliseyi ve tarihini de okudum :)Not:Ressamın tablolarına göz gezdirin derim.Kaleme aldığı hatıralarını 1924 yılında basılmaya hazır hale getirdi ancak kitap basılmadı, yıllarca aile arşivinde kaldı. Söz konusu kitap 2008 yılında Türkiye'de Abdülhamid'in Hükümdarlığında Yirmi Yıl/Fausto Zonaro'nun Hatıraları ve Eserleri adıyla yayımlandı[8].
1929 yılında 75 yaşında Sanremo'da hayatını kaybetti.


