6 Şubat 2016 Cumartesi

Namaz Dirilişe Çağrı / Ahmet Bulut


Arkadaşım Memnune'nin hediyesiydi bana hastalık dönemimde sağolsun bana bir sürü kitap alıp hediye etmişti çünkü hiçbir yere çıkamıyor sadece yatıyordum.Arkadaşlarım da sağolsunlar bana kitap hediye ediyorlardı.

Bu kitap için bunu oku namaza başlayacaksın demişti dediği de oldu gerçi bir farkla ben başlamaya karar verdim ve başlar başlamaz da elime aldım ve hemen okumaya başladım ,her namazdan sonra bir bölüm okudum ve beni çok rahatlattığına ve namazı anlamama vesile olduğunu düşünüyorum.



Kesinlikle tavsiyemdir mutlaka alınıp okunması gerektiğine inanıyorum insanı sıkmıyor aksine kalbinizi ısındıran bir kitap

Küçük Prens / Antoine de Saint-Exupéry

Küçük Prens ;minik gezegenler arasında yolculuk yapan minik bir çocuk.Aynı zamanda büyükleri eleştiren zeki de bir çocuk bana göre.Küçük prensin en güzel özelliğiyse sevgiyi öğretmesi ,insan birine karşı sevgi besler ve fedakarlık yaparsa o onun için özel olur ve diğer emsallerinden ayrılır ;işte bu sevgidir ,bağlılıktır...
Fil mi şapka mı? Koyun, çiçeği yedi mi?
 Hep masum kalmak isterdim ama hepimiz büyüyoruz işte belki de büyüklerinde bu kitabı çok sevmesinin sebebi budur.Çocukluktan sonra yitirdiklerimizi yüzümüze çarptığı içindir belkide.
Küçük Prens kitabıyla yeni tanışmış olmam biliyorum ki kötü ,ancak zaman bulamamış ve doğru zamanı denk düşürememiştim.İçinde öyle sözler var ki üzerine yazı yazılır cinsten.Ayrıca sevdiği bıraktığı çiçek de bana sevgiliyi düşündürdü yani kitap boyunca ben bunu hissettim kibirli bir sevgili gibiydi çiçek ,dikenleri vardı ancak yine de küçük prens onu bıraktığı için üzgündü ve her şeye rağmen yine de onu düşünüyordu.

Ancak çeviriyi pek beğenmedim sanki çok değiştirilmiş hissi uyandı bende nedense.
Yine de okunmayacak gibi de kötü değildi yani tat vermeyen his vermeyen bir çeviri değil.Birde can yayınlarının çevirisini deneyeceğim.

Alıntıladıklarım:

Ve herkesten verebileceği şeyi istemek gerekir.

İnsanlar bulundukları yerden asla memnun olmazlar.

Ama gözler kördür.Kalple aramak gerekir.

5 Şubat 2016 Cuma

2015 Okuduklarım Listesi (Yorumlar Linkte)

2015 Yılında Okuduklarım

2015 biraz sakin geçti tabi ki sağlık sorunlarım devam etti o yüzden çok verimli kitap okumuş sayılmam,yanlarında linklerini verdim ona tıklayarak açabilirsiniz kitap yorumlarımı okumak isterseniz

İlk kez böyle bir liste hazırlıyorum ,nasipse 2016 içinde yapacağım


1-Açlık / Knut Hamsun Açlık

2-Antik Acılar / Sunay Akın  Antik Acılar

3-Korkuyu Beklerken / Oğuz Atay  Korkuyu Beklerken

4-Kıblegah Evler / Nurettin Yıldız  Kıblegah Evler

5-Yar ile Bayram / Dr.Ahmet Çağıl  Yar ile bayram

6-Kramponlu Ceset / Celil Öker  Kramponlu Ceset

7-Yandık Elhamdülillah / Fatih Duman  Yandık Elhamdülillah

8-Kara Sevda / Zeynep Oral  Kara sevda

9-Elveda Haziran / Sarah Jio  Elveda Haziran

10-Barnum Müzesi Barnum Müzesi

11-Mevlânâ ve Şems'ten / Yüreğinizi Isıtan Hikayeler Mevlana ve Şemsten yüreğinizi ısıtan öyküler

12-Kral Tsongor'un Ölümü Kral Tsongor'un Ölümü

13-Mercan Kemikler,İnci Gözler  Mercan Kemikler ,İnci Gözler

14-Geçmişten Gelen /Nicolas Michel  Geçmişten Gelen

15-Korkusuz Kaptanlar  Korkusuz Kaptanlar

16-Sineklerin Tanrısı / William Golding  Sineklerin Tanrısı

17-Ay Aşkları /Kemal Selçuk Ay Aşkları

18-Mesel Denizi / Mehmet Akar  Mesel Denizi


1 Şubat 2016 Pazartesi

Kule Canbazı / Sunay Akın



Sunay Akın benim en sevdiğim yazarlardan biri nedenini soracak olursanız belki tanışmayanınız varsa bilgi birikimi,araştırmaları ve Türk milletine kattığı bilgi birikiminden ötürü bence binlerce teşekkürü hak eder.
İnstagramda geç de olsa katıldığım #heraybirsunayakinkitabı etkinliğine bende katıldım ama başka kitapla onlar bu ay geyikli parkı okudular bende kule canbazını okuduklarında geyikli parkı okurum diye düşündüm.

Kuzenimin Tüyap fuarından aldığı doğum günü hediyemdi.Okuduğumda ne çok şey öğrendiğimi anladığım bir kitap oldu.Mesela ;Bizanslıların kutsal saydığı balina kemikleri,Osmanlı döneminde surların onarımı sırasında bir kenara atılmıştır.

1.Ahmet in özelliğinden biri de Fatih Sultan Mehmet'le başlayan ve ondan sonra gelen altı padişahın uyguladığı kardeş katlini uygulamamış olmasıdır.

25 Ocak 2016 Pazartesi

Kızgın kum bahçesi

Down sendromlu Kuyeya nın Zambiya bölgesinde tecavüz edilmiş şekilde bulunması ile beraber zoe adındaki genç bayan avukatla yolları kesişir.Afrikaya olan ilgimden ötürü mehtapvekitap.blogspot.com arkadaşım kitabı bana hediye etti.Kitapta bir çok yeri işaretledim yeni şeyler de öğrenebileceğiniz duygu yüklü ve gerçeklerden esinlenerek kurgulanmış bir roman.Ben beğendim ,özellikle Afrikada ki yaşam şartları ,engelli çocuklara olan bakış açısı,kız çocuklarının bir mal gibi görülmesi ,tecavüz ve daha birçok suçun yasalarca korunması gibi şeyler beni çok üzüyor malesef dünya çok da adaletli bir yer değil bana göre.
Çok beğendim diyemiyorum ama benim için yeni bir şeyler öğrendiğim duygu yüklü hoş bir hediye oldu.
Özellikle bu tarz kitapları seven ,romanın yanı sıra yeni dil ve yeni kelimeleri kendisine katmak isteyen varsa ,Afrikaya da merakınız varsa okunmalı diye düşünüyorum.

Hakkımda Bilmediğiniz 11 Şey ?


Sevgili Yagmur&Serhat  tarafından davet edildiğim bu etkinlik için öncelikle kendisine çok teşekkür ederim..




    

1)      Elinizde sihirli bir değnek olsa neyi veya neleri değiştirmek isterdiniz ?
Dünyadaki adaletsiz olayların hepsinin adaletle sonuçlanmasını sağlardım heralde en zoruma giden bu oluyor,iyiler üzülüyor,kötüler seviniyor ,birçok dava adaletsiz sonuçlanıyor ,haklıya hakkını verirdim bu benim için vazgeçilmez bir değer.
2)      Mesleğinizi değiştirmek isteseydiniz hangi meslek dalını seçerdiniz veya ne olmak isterdiniz ?
mesleğim halkla ilişkiler ama şuanda malesef yapamıyorum mesleğimi ,çok da yaptığım söylenemez zaten ,mesleğimi çok seviyorum uygunda olduğumu düşünüyorum ama iş yok (: değiştirseydim sosyal hizmetlerde görevli olup minicik yavrucukları sevip kollamak isterdim onlara yönetici olmak istiyorum,benim için zor bir hayal ama belki de imkansız değildir?
3)      Bir gün boyunca aç kaldınız (Ramazanda olduğu gibi ) ilk ne yemek isterdiniz ?
genelde su çeker canım ama yemek olaraK düşündüğümde patlıcan ezme olabilirdi yoğurtlu tabiki :) üstüne de tereyağı misss
4)      Bir dalga olsaydınız nereye vururdunuz ?
kendi kafama heralde :) 
5)      Issız bir adada kalsanız yanınıza alacağınız 3 KİŞİ ?
annem ,eşim ve melike diye bir kankam var onu alırdım çünkü insan gibi insan ,kırıcı değil hassas ve çok merhametli en zor zamanlarda dahi insanlığını kaybetmiyor bu benim için çok mühim
6)      En çok görmek istediğiniz Şehir veya Ülke ?
italyayı görmek isterdim
7)      Asla giymem dediğiniz renk hangisidir ? Neden ?
neon renkleri asla giymem ilgi çekmek hoşuma gitmiyor neon yeşil neon pembe falan
8)      Bayram da ne yapacaksınız ?
evde oturucam büyük ihtimal valla sağlıklı olduğuma şükür ettiğim için gezme gibi hayalim yok bu 2015 bayramında geçen bayram da da kemoterapiliydim bütün ailem yanıma gelmişti şükür çok sevinmiştim
9)      Ölmeden önce yapılacaklar listesine eklediğiniz 3 şey ?
rafting
buz pateni
ve üçüncüsü de bana kalsın o biraz zor ama yine de mesleğimi yapabilir ya da bir iş sahibi olursam onu gerçekleştireceğim söylenmesini istemediğim için açıklamayayım sevap alabileceğim birşey ki bu en sonra yazdığım şey benim için çok mühim inşaAllah birgün gerçek olur
10)   Bir uçurumun kenarındasınız tam atlayacaksınız o an aklınıza bir şey geldi o gelen şey nedir ?
ayy bilmem ki aklıma birşey gelmeyedebilir :D hiç düşünmedim yaşamam lazım,
11)   Yerde 50 TL bulsanız ne yaparsınız ? almam ,almışsam da bir aç ı doyururum


Benim davet ettiklerim ;

http://kapalimekan.blogspot.com.tr/
http://cam-misket.blogspot.com.tr/
http://tugcesays.blogspot.com.tr/
http://www.ailecekgezilecek.com/
http://hayatkitap.blogspot.com.tr/
http://kendihikayesininbasrolu.blogspot.com.tr/
http://kozmetikpsikolojisi.blogspot.com.tr/
http://caygecenhani.blogspot.com.tr/


Davet ettiklerim benim sorularıma cevap verdikten sonra kendileri de 11 soru yazıp arkadaşlarını davet edeceklerdir.Davet etmediklerim de katılmak isterseniz yorum yazmanız yeterli olacaktır :)

Yazınızın başındaolarak benden bahsetmeyi de aman ha sakın unutmayın  :)

Saygılar..

14 Ocak 2016 Perşembe

bir hastane günlüğü

Bugun gunlerden.hastane malesef oyle,kanlarim sebebi bilinmeyen bir sekilde düştü kartal egitim arastirmada dahiliye 627 de ,ziyaretci kabul edemiyormusum enfeksiyon riski varmis birde tabiki bu benim sagligimi daha da zora sokar cunku ates yapiyor kansizlik o dereceye geldik, allah hayra cikarsin bugunlerde gelsin.geçsin
Acikogretime 8 gun.kala yattik hastaneye galiba sinavlara da calismadan girecegim

27 Aralık 2015 Pazar

Açlık /Knut Hamsun

1920 de yazar bu romanıyla Nobel Edebiyat ödülünü kazanmış.İlk kez bir kitabı bu kadar kısa anlatacağım çünkü kitap da kısa ve öz.Açlığın ne olduğunu anlamak ve iliklerinizde hissetmek istiyorsanız,açlık konusu ne kadar netse kitapta o sekilde net.Betimlemeler çok gerçekçi ve romanda öyle.Kahraman cidden açlıkla sınanıyor ve insanın aç kaldığında hayvani güdülerinin ve kötülüğün öne çıkmasını gözler önüne seriyor ancak kahramanımız Tanrıyla bağı güçlü biri ve onurlu ,gururlu...Her ne kadar parasız ve güçsüz de olsa bir insanın sahip olması gereken en önemli özelliğinin para değil onur ve gurur olduğunu ,doğruluğun önemini anlatıyor bize kitap. Biraz tekdüze ,tek konu olmasından sıkıldım ama açlık konusundan beklentinizi yüksek tutmayarak başlarsanız farklı ve okunası bir kitap bence. Yazar Açlık adlı romanında yazar olma sevdasıyla yanıp tutuşan, bir yandan da açlıkla pençeleşen bir gencin, öyküsü anlatmış Romanın Kişileri Andreas Tangen: Gerçekte romanın başkahramanının ismi dir ama romanda ismi hiç zikredilmemektedir. Bu lakabı, kahramanın kendisi-uydurmuştur. Kısa ve sıska, gözlüklü, paçavra görünümlü kıyafetlerle gezen, saçları dökülmüş bir kişidir. Aşırı derecede ahlaklı ve gururlu geniş bir kelime haznesine sahip, zaman aç gezmekte olan biridir. Tek ideali yazar olmaktır. Âdeta yazar olmak için ya­şar Kahramanın sevgilisi: Üniversitenin yakınlarında yaşamaktadır. Kahramanla yolda karşılaşmış. Kahramanımız sevgilisine Ylajali demektedir. Gebe. Kahramanımızın yattığı pansiyonun sahibi bir çok gün iyi niyetli davranmış, fakat kahramanımız kirayı ödemeyince pansiyonun sahibinin tavırları değişmiştir.

25 Aralık 2015 Cuma

Site Tavsiyeleri: Eşi Sevdiye Kurumuş"u öldürüp cesedini 2 yıl evde ...

Site Tavsiyeleri: Eşi Sevdiye Kurumuş"u öldürüp cesedini 2 yıl evde ...: Kırklareli’nde, öldürdüğü eşinin cesedini 2 yıl evde saklayan İbrahim Kurumuş’a verilen müebbet hapis cezası, indirimlerle 18 yıl 4 ay düşür...







böyle birşey olamaz ya cani resmen bu adam ve indirim uygulanıyor yok artıkkkkk diyorum her geçen gün bu memlekette

23 Aralık 2015 Çarşamba

Allah sabırlar versin

blogdan youtube dan takip ettiğim serrose rumuzlu arkadaşımızın bebeği vefat etmiş.Duyunca gerçekten boğazıma düğünlendi kelimeler.Bir bebeğin kaybı hayattaki en acı şeylerden biri ,oda bununla imtihan ediliyor cenabı Allah tarafndan serrosenin acı kaybından ötürü Allahdan sabır ve rahmet diliyorum fazla resim vs ekleyesim de yok link veresimde yok cidden çok üzüntülüyüm, Arkadaşıma Allah sabır versin severek takip ediyorum seni,bu da bir imtihandır diyorum ,dayanma gücü diliyorum

17 Aralık 2015 Perşembe

Dost Kaybetmek

canım sıkkın çok sevdiğim instagram arkadaşım hesabı kapanmış numarası vardı bende ancak telefona format attım ve bütün numaralar silindi.şimdi ona ulaşamıyorum her daim de aklımda .üzülüyorum ne yapacağımı da bilmiyorum .keşke bir yerden numarası çıksa bugün cüzdanları aradım taradım bir ara ona kitap yollamıştım adresi var ancak numarasını bulamadım bir ajandaya not almıştım ancak o ajanda da taşındığım için kim bilir nerde ona bakacak gücüm kuvvetim yok yani öylece kaldı.Aklımda işte ne yapabilirim sevdiklerime değer veriyorum ben irtibatım kesilince de huzursuz oluyorum.umarım bu yazı belki birgün yine açarsa adresini ona okutturabileceğim bir yerde kalsın ki ispatı olsun cidden acaba birşey mi oldu diye de meraktayım ,öğretmen kendisi okulu arasam çok edepsizlik etmiş olacağım ama en son bir zaman sonra öyle yapacağım sanıyorum

Antik Acılar / Sunay Akın



Sunay Akın benim için özel ,bu sene yine gidemedim imza gününe ama elbet bir yerde karşılaşacağım inş. ölmeden....
Ama hocam intagramdan bana yazdı varya dünyalar benim oldu resmen..Gitmiş kadar oldum ,canın sağolsun yine bir yerlerde karşılaşırız elbet kardeşim dedi o anda görseydiniz beni :) uçuyordum başka dünyadaydım :)



ölmeden evvel yapacaklarım arasında onunla tanışmak ertelememem lazım onu da biliyorum


Bu kitap bir şiir kitabı ,55 sayfa Türkiye İş Bankası Yayınlarından çıkmış.
Kafiyesiz,senden bizden hepimizden duyguları içinde barındıran kısa ve öz şiirlerden oluşuyor.13 den 20 yaşa kadar olan kişilerin şiiri sevmeleri için bir adım olacağını düşünüyorum bu kitabın.Ayrıca denize olan tutkunluğumuzda benziyormuş,"deniz sever bendeniz" dizeleri gönlüme taht kurdu.

Daha çok düşünce ve duyguları yoğun hissettiren şiirler var içinde.Alıştığım bir tarz değildi ama ben çok seviyorum hayatın ta içinden olan şiirleri ve hepsi de bir şeyler anlatır bize ,aaa evet ya cidden öyle dedirtir ya işte Sunay hocamın da şiirleri aynen böyle.
      Fazla aşırı dinci,açık görüşleri olmayan yani mesela çarşaf konusunda mesela içki konusunda vs. kesin keskin düşünceleri olan kişilerin hoşlanmayacağı bir iki şiir var ama bu hocamın güzel yazmadığını göstermez ben çok severek ve beğenerek okudum.

    Ayrıca tüm dünya görüşlerine açık oluğum için bu kitaba bayıldım sizde muhakkak kütüphanenizde bulundurun her gece bir tane okuyun ruha iyi gelir şiir.

15 Aralık 2015 Salı

Korkuyu Beklerken / Oğuz Atay



Yazarı çok sevdiğim için kuzenimde kitabı görür görmez alıyorum dedim, o da tabi ki huyumu bildiği için heralde kızım al sorma bile dedi :)
zaten aramızda kardeşlik gibi bir bağ var kuzenden ötedir yani benim için


Bu arada kitabı anlatmadan evvel zor yorumladığımı bilmenizi istiyorum çünkü öyle kolay kolay yorum yazılacak bir kitap değil


Oğuz Atay'ın eserlerinde eleştiri, mizah ve ironi hakimdir. Yazarken zekasını sergilemektedir ki, hayran olmamak elde değil. 
İçinde 8 hikaye var.Kendine has üslubu,kendine has konu buluşuyla gönlüme taht kurmuş bir yazar Oğuz Atay,keşke yaşasaydı görmek için epey bir mücadele verirdim heralde çünkü onun aklını nasıl bu derece güzel kullandığını hep düşünürüm ve kitaplarını okurken acaba yazılarını yazarken nasıl bir ruh hali vardı ,nerde yazardı ,dağınık mıydı?gibi bir sürü soru geçer aklımdan benim heralde çok sevdiğimden ...

Neyse gelelim öykülere
korkuyu beklerken adlı öykü bana göre en ilginç öyküsüydü uzun ancak sonu da ilginç gidişatı da konusuda.Çok farklı olduğunu düşünüyorum,bir insanın içinde yarattığı yalnızlık duygusunun o insanı nasıl yerlere getireceğini görüyoruz ,hikayedeki birey yalnızlığı benimser ama aslında yalnız kalmayı hiç istemez belki de bu ona dayattırılan bir şeydir çünkü karakter dış dünyadaki insanlara benzemiyor çok başka biri,aynı Oğuz Atay gibi bence.acaba Oğuz Atayda yalnızlık çekmiş midir?

İnsanın kavrayışını ölçen,bir dolu iç konuşmalı bir kitap,ki ben iç konuşmalı,ruh tahlilli kitapları çok severim ,hele ki konusu saçma değilse ayrı bir severim bu öyküler gerçek hayatla bağlantılıydı aslında saçma gelebilir ama o dönemin yönetim biçimine kadar eleştri var bence ama bunu tabi ki açık dille yapmıyor yazar.İnsanların ne kadar duyarsız oluşlarından tut bu gibi bir çok konuda içimizde bir sürü duygu ve düşünce bırakıp bitiyor.Hiç bitmesini istemediğim bir kitaptı.
Tüm arkadaşlarıma gönül rahatlığıyla tavsiye ederim hatta tutunamayanlardan önce okusunlar derim.

Altını çizdiklerim

' Ülkeme ve insanlarına kızmaya başladım. Kimsenin doğru dürüst okuduğu yoktu. Doğru dürüst hissetmesini bile beceremiyorlardı. Bu yüzden insan, duyduğu şeyleri söyleyen insanların kültürüne güvenemiyordu.''


Telefona davrandım. Acaba iyi bir şey olacak mı? Hayır, dedim kendi kendime. İyi şeyler birdenbire olur; bu kadar bekletmez insanı.Sürüncemede kalan heyecanlardan ancak kötü şeyler çıkar. Ya da hiç birbir şey çıkmaz. (Korkuyu Beklerken adlı öyküden s.42 )



Sınavlar sınavlar



sınavlarla boğuştuğum bir hafta geçirdim özellikle 4 tane derse 1 günde çalışmak zorunda kaldım gece 2 lere kadar ders çalıştım kendimi çok yordum ama hedeflerimden biri olan sosyal hizmetler alanında yürüyebilmemin ön koşulu bu okulu okuyup bitirmek ve aynı zamanda sosyal hizmetlele alakalı herşeyi takip edip katılmak hedefim,tabi ki bu alanda çalışmayı çok istiyorum herşeyden çok.Sağlıklı olduğum sürece bu mesleğe gönül koymuştum ufaklığımdan beri yardım etmeyi seven ,insanlarla iyi diyalog kuran ve sabırlı biriyim ben haliyle bu karakterle de bütünleşip diğer özellikler de tamamlayınca tam bir sosyal hizmetler aşığı çıkıyor yani bendeniz :)

Sınav sonuçlarım çok güzel beklediğimden daha iyi ,şükürler olsun o kadar kemoterapi aldığım radyoterapi aldığım halde çok kitap okumanın ve kafamı sürekli çalıştırma ihtiyacım sebebiyle körelmesin diyorum hiçbirşey,çok unutuyorum çok çabuk unutuyorum ve aşırı zorlanıyorum hafızamda birşeyleri tutmakta ancak pes etmeyeceğim yenilmeyeceğim kendisini yendiğim gibi beynime de hükmetmesine müsade edemem....

velevki bana şans dileyin,dua edin duanızı üzerimden eksik etmeyin olur mu ?
Sizleri seviyorum
beni okuyanları seviyorum
dualarınızı her daim hissettim yine hissetmek isterim
sağlığıma tam olarak kavuştuğumda mesleğimi elime aldığımda size afilli bir fotoğraf çekip paylaşıcam söz
umutlar idealler insanı yaşama bağlayan şeyler,hepinizin çok uzun idealleri olsun ,olsun ki yaşamanın anlamı olsun

sevgiyle kalın

8 Aralık 2015 Salı

Mim/ Güne Nasıl Uyanırsınız?

http://sununnotu.blogspot.com.tr/2015/11/mimmmm.html  tatlı arkadaşım beni burda mimlemiş çok sevindim çünkü mimleri seviyorum :) mim yapmaya bayılıyorum hadi başlayalım mim in konusuna :)


konumuz şu:
güne nasıl başlıyorum ? :

Eskiden güne çok asabi şekilde uyanırdım ta ki kanser gerçeğiyle tanışana kadar.Elhamdülillah bu hastalığı atlattığımdan beri her güne gözlerimi enerjik açıyorum bismillah der kalkarım şöyle güzel gerinirim :) genelde ev işlerimi aklımda geceden kurarım bugün bunları yapacağım diye nasip olursa uyanmışsam günün ilk saati benim için 9 dur en fazla 9:30 dur.
Hemen hazırlanır kahvaltı hazırlarım kendime tabi bir çaykolik olarak ilk yaptığım şey yüzümü yıkadıktan sonra çay demlemek olur :)
sonra kahvaltı hazırlanır hafta içiyse yandan yandan müge anlı izlenir 
sonra genelde sonlarına doğru kahvaltı biter ve 11 gibi kapatırım tamamen tv yi ve derse koyulurum ya da yemek yapmaya başlarım ,eğer yemek uzun sürecekse hemen sabah kalkar kalkmaz atarım ocağa yemeğimi bende böyle biraz düzenli biriyim işte
Güne enerjik,mutlu ve huzurlu uyanırım genelde çünkü her yeni gün bana verilmiş bir şanstır.Allah aratmasın bugünleri...

Bende bu arkadaşlarımı etiketliyorum mimime....

http://www.resimdefterimm.com/

http://urfatutkunu.blogspot.com.tr/

http://flzpink.blogspot.com.tr/



2 Aralık 2015 Çarşamba

Çekiliş haberi

http://benimtutkumm.blogspot.com.tr/2015/12/blog-tasarm-cekilisi.html

arkadaşımızın çok güzel bir çekilişi var ve ben tasarıma ihtiyacım olduğunu düşünüyorum sürekli şablon düzenlemekten sıkıldım :) umarım bana çıkar sizde katılmak isterseniz buyrun


26 Kasım 2015 Perşembe

Çekiliş kazandım /diktim diktim giydim/ Çok Teşekkür Ederim

ayy bangır bangır geldim yine ben haberle geldim paketle geldim ve çok mutlu şekilde geldim inş hep böyle gelirim

http://diktimdiktimgiydim.blogspot.com.tr/2015/10/merhaba.html  öyle güzel bir çekiliş yapmıştı ki katılmadığım çekilişleri falan aştım ve hadi katılayım be dedim veee bana çıktı hediye mis gibiiii ve maviiiii ennn bi sevdiğim renk mutluluk umut rengi yanında da çokkk güzel bir hediye aldım ayrıca keçe kalbe bayıldım kitaplığımda yerini alacak hemde yeni evimde inş yeni evime çok yakışacak  ruhu gibi ince ve nazik bir tutum benim kitap sevdiğimi bilerek kitap da hediye etmek kendisi beni çok mutlu etti çok teşekkür ederim Allah her istediğini nasip etsin ona böylece çekilişlerdeki şansımı kırdım :) 


işte gelelim o güzel güzel anlattığım hediyelerime ,kasım ayında 27 yaşıma girdim bu çekilişteki hediyeleri de bir nevi doğum günüm için gibi aldım :) tabiki kağıtları çeken eşine çok teşekkür ediyorum yanlış anlamadıysam eşi çekmiş kağıtları ,kazanmamda onunda payı var :)
teşekkürler saygılar


19 Kasım 2015 Perşembe

Kıblegah Evler / Nurettin Yıldız

Huzur ve medeniyetin beşiği evlerimizin mescitlere dönüşmesi için bir rehber. Huzuru evlerinde bulmak isteyenler için kılavuz.Ve Evlerinizi kıbleleştirin. ayetinin ışığında harika bir namaz-ev kitabı.Camiden evlere değil; evden camiye, sokağa, şehirlere bir toplum inşası. Evlerini kıbleleştirmek, evinde mescit inşa etmek isteyenler ve Evlerini imanın kalesi yapmak isteyenler için

Yorumum :


Nurettin hocanın okuduğum ikinci kitabı ilk okuduğum bu zamanın sabrıydı çok çok beğenerek okumuştum ve bu zamanda okumamız gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.Bu kitabında da evlerimizin bizim için süs püs alanları değil huzur alanları olması gerektiğini çok güzel bir dille anlatmış tabi ki asıl anlattığı şey bu değil bölüm bölüm ayrılmış her zamanki gibi ve çok faydalı bilgiler sunmuş kendi lisanınca onun o anlatım tarzını kitapta sanki o sohbet veriyor siz dinliyormuş gibi hissediyorsunuz.Çok akıcı bir dili var ,yol gösterici nitelikte,aile yaşantısının takva boyutunda nasıl olması gerektiğini anlatan bir kitap.Hocadan Allah razı olsun

Bu tarz kitapları okumayı seven arkadaşlarıma kesinlikle tavsiyemdir.Evlenecek olan arkadaşlar alıp okumalı,evliler içinde bir şeyleri değiştirmek istiyorlarsa alıp okumalılar

Çocuk yetiştirmekten tutun eşlerimize davranışlarımıza kadar birçok konuya değinmiş.

9 Kasım 2015 Pazartesi

Doğum Günüm 09.11.2015 yaş oldu 27

Bugün sağlıkla yeni bir yaşa girmenin huzuru içindeyim
Çocuklar gibi şen değilim ama gene de mutluyum eşiml beraber huzurlu bir doğum günü yaşıyorum daha ne isterim ki sağlıkla nefes alıyorum ve bu sene doğum günümde  evimdeyim çok mutluyum geçen sene annemde yatakta üzerimde portumla geçirmiştim gene o zamanda şükür içindeydim ama bu sene daha da iyi olmanın huzurunu yaşıyorum sanırım

eşimden gelen hediyelerimi ve mutluluğumu sizinle paylaşmak istedim..




kutlama aksama iki kişiyle de zevki yok ama ama olsun şukur eşimleyim ya yeter bana
bunlarda aldığım güzel mi güzel kitaplar epeydir almak istediklerim arasında bekliyorlardı
sunay akın bir şiir kitabı ayrıca alacaklara da duyrulur bir de şiirlerine bakayım istedim sunay akın benim için yazar diyebileceğim yazarlardan

6 Kasım 2015 Cuma

Yar ile bayram / Dr. Ahmet Çağıl


Bu kitap bana eşimin dayısının kızından hediye ,içine güzelde bir not şiir yazmış 
Kitapdan çok istifade ettim

Nefs düşmanının bize neler ettiği
İnsanın arkadaşlarını ve çevresini nasıl seçmesi gerektiği
Tövbe etmenin bir an evvel gerçekleştirilmesi gerektiği çünkü zamanın hızla ilerlediği


kitabın içinden:
Gavs-ı Bilvanisi Seyyid Abdülhakim hazretleri, bir gün bize sohbetinde Şeyh Sa’di-i Şirazi’den bahsetti:
 -Şeyh Sa’di-i Şirazi, büyük bir Allah dostu idi, dedi. Bir gün hamamda bazı insanların tas içerisinde bizim bildiğimiz kilden çamuru sakalına, yüzlerine sürdüklerini görmüş. 
Şeyh Sa’di-i Şirazi: -“O çamur o kadar güzel kokuyordu ki kokusu dimağıma sindi. Gönül dili ile o çamura sordum:” 
-“Ey kil, bu izzet, bu şeref sana nereden geldi? Bu güzel koku sana nereden bulaştı? Senin güzel kokundan mest oldum. Misk misin? Amber misin? Bu nedir böyle?” 
Çamur lisan-ı hal ile: -“Ben hakir bir toprak idim. Lakin bir müddet gül ile beraber kaldım. Onun izzetinden bana da kemal bulaştı. Bendeki bu azizlik ve şeref, onunla kısa bir süre de olsa beraber olmamdan, sohbet etmemden hasıl oldu. Ama yine de hor ve hakir bir toprağım.” 
Gavs-ı Bilvanisi hazretleri, Şeyh Sa’di-i Şirazi’nin bu sohbetini yaptıktan sonra: -“İnsan, Allah’ın dostlarıyla ve sevdikleriyle beraber olursa o velilerin güzel halleri bu misalde olduğu gibi insana bulaşır. 


"Bir müminin ağladığını gördüm.Onun bu davranışını münafıklık zannettim.Bu yaptığım suizandan dolayı bu günahın tesiri üzerimde beş ay boyunca devam etti.Ve bu süre içinde gece namazlarına kalkmakta çok zorlandım." Süfyan-ı Sevri (K.s.)

İmam-ı Rabbani hazretleri "İbadet ve taat Allah Teala için olmalıdır, Allah için yapılan ihlastır. Cennet ve cehennem için yapılan ise ihlas değildir." buyuruyor.

"Büyüklerden birine sormuşlar :
-Kurban, siz bu makamları nasıl elde ettiniz ? diye.
O da şöyle cevap vermiş :
-Biz edebimizi un yaptık amelimizi ise tuz."


Her tasavvuf ehline tavsiyemdir kitap

4 Kasım 2015 Çarşamba

Hepsiburada.com alışverişi

Malum allahın yalnız bıraktığı bir yerde yaşıyorum yaşamak denirse eyw evet çok seviyorum burayı denizi doğası yeşilliği bir başka bir ayrı özel benim için ama her zamanda köy yaşantısı gibi yaşantı olmaz ki be kardeşim dedirtiyor burası bana bazen nalet eder duruma getiriyor
neyse konumuzla bağlantılı elbette bu sebeple bir masa lambasına ihtiyacım oldu hadi bu kadar güzel yorumlar varken alayım dedim ama bir kuuya öylece konulmuştu ve kargo kutusu olduğu halde öyle bir atmış ki demekki yurt içi kargo olmaz olasıcalar ki zaten yurt içinin olduğu bir siteden alışveriş yapmak benim neyime sanki...
velevki masa lambası çok pahalı birşey değil ancak işimi görmesi önemli dedim alıverdim kargocu akşama kadar beni evde bekletti akşam 5 de gelebildiler gelen ürünü o anda açmadım "ah kafam ah "
sonrasında baktım ki alt kısmı kopmuş içinde ki ağırlık yapan alçı ile doldurulmuş kısım hep tuz buz olmuş kırılmış

neyse artık yapacak bir şey yok kendi yöntemlerimizle güçlü bir yapıştırıcı aldık ve lambayı altından yapıştırdık kullanıyor muyum evet çok faydalanıyorum gayette güzel ders yapmak için öyle fazla paralar vermeye gerek yok özellikle metal kısmı olmasın istiyordum yani metalimsi kısımlar yok lambamda mat bir boya ile boyalı elimi sürdüğümde metale olan tikim :D canlanmıyor :D
bu benim için iyi

ancak yaşadığım şey sebebiyle kafamda iki soru var
telefn ettim telefondaki adam bana keşke açsaydınız bakmalıydınız kontrol etseydiniz diyerek acaba ukalalığın kaçıncı levelinde :D kendini ne sanıyor anlamış değilim
ikincisi siteye yazdığımda sipariş kodumu istediler he 20 liralık şey için güzel paketlememişsiniz p yumuşak pat lara koymamışsınız şimdi sipariş kodu istesen ne yazar

ayrıca bir sorum olcak kendilerine acaba ben kocaman mobilya ürünleri almış olsaydım da kargocu abiye

hele gurban sen bi gir içeri bi çay dökeyim iç de ben şu mobilyayı bi açayım kontrol edip takayım sen mutfakta takıl mı diyecektim ?

nihayetinde yazmadan edemezdim ve rahatladım eğer bir iş yapacaksanız
ikea gibi olun adamlardan kitaplık aldım ufacık bir yerinde eve getirdiğimde fabrika hatası vardı o kısmı ahşap şekilde kalmış görüntü bozuyordu adamlara hemde int den ınstagramdan yazdım hemen hazırlayın yolluyoruz kargoyla yenısını o gelen kargoya da hatalı ürünü verin gönderin aynı adrese dediler hatta yetkili halkla ilişkiler yetkilisiydi bayan aradı estağfurulllah elbette temin edeceğiz dedi ve sorun çözüldü onu bunu bilmem işini düzgün yapandan 10 kuruş kendimi rezil edeceğime ahmak yerine koncağıma 50 kuruş üstüne koyar ama bana değer veren yerlerden alışveriş ederim .nokta....

30 Ekim 2015 Cuma

Blog Tanıtım



Sonunda bloga mini mini adımlarını attın kuzi :D

evet benim kuzenimde yazıyor artık hoşgeldin balım hoşgeldin aramıza inanıyorum ki çok güzel arkadaşlar edineceksin ve blogun sana müthiş güzellikler getirsin ,blogger olmak güzeldir en azından biz yazmayı seven insanlar için sizde kuzenimi takip etmek destek olmak ve ona hoşgeldin demek isterseniz

http://altntnebus.blogspot.com.tr

18 Ekim 2015 Pazar

Alışveriş Tavsiyesi / Office 1 store

bu aralar netten alışverişe sarmış durumdayım her ay birşeyler alıp yolluyorum bu ay ki alışverişim http://www.office1.com.tr/ dan oldu 1 gün içinde kargoya  verildi ve ulaşması gereken yere sağlam şekilde ulaştı ben memnun kaldım sıze de tavsiye ederim
yeni siteleri keşfettiğimde yine memnun kalıp kalmadığımı belirtirim
özellikle masal kitapları boyama boya kalemleri ihtiyacımı burdan giderip yollayacağım şeyi bu şekilde yollayacağım fiyatlar benim için makuldü her tür eşya bulabilirsiniz office için gerekli olan

29 Eylül 2015 Salı

Mim: Blogger denince akla gelen 3 şey...

Mim: Blogger denince akla gelen 3 şey...

Mimlediler beni!!! kim mi mimledi mydestiny06
 #BloggerLife mimi başlasın! 

  • Blogger denince aklına gelen 3 şey?

Hmm.. Valla  çoğu aldığı ürünleri tanıtma çabasına giren ,samimiyetlerinden şüphe duyduğum ancak çok çok samimi ve kesinlikle blogger ı bir meta olarak kullanmayan insanlarında var olduğunu bildiğim bir kavram bende kendi dilimce kendi zamanım yettiğince sadece kendim için blog yazıyorum elbetteki değer veriyorum ve burdan çok güzel dostlar edindim ama öncelikle kendim için sonra da benim memnuniyetlerimden faydalansın istediklerim için kitap yorumları,kullandığım şeyler veya gördüğüm bir olay vb o günkü gündeme bağlı şekilde yazmak hoşuma gidiyor ,hiç de hesap etmiyorum aman bunu yazmayayım diye açıkçası

  • Kişisel blogları mı yoksa moda-gezi-güzellik bloglarını mı?
Tabii ki kişisel blogları okumayı daha çok seviyor arada gözümün ucuyla gezi ve makyaj bloglarını ama en çok da kişisel ve örgü bloglarını , el işiyle yapılan ve örneklerin yani el emeklerinin olduğu ya da birşeyler öğreten blogları takip ediyorum

  • Blogger olmanıza etki eden 3 şey? 
- Kendimi bildim bileli yazarım ve bunu artık paylaşma isteği oluştu içimde
kitaplarımın yorumlarını geleceğe aktarmak sanal ortamda hem fikir alışverişi yapmak adına 
üçüncü nedense var olan boşluk ,yani boş iseniz oturup yazabilirsiniz,yazmak da bir zaman dilimi gerektiriyor bana göre

  • Örnek aldığınız blogger'lar var mı?
- Örnek aldığım özel bir blogger yok ama okumasına ve yaptıklarına hayran olduğum birkaç tane blog var ,takip ettiklerim blogumun sağında ordan görebilirsiniz ben çoğunu zevkle takip ediyorum

  • Şu anki mesleğiniz ne veya hangi mesleği seçeceksiniz? 
Şu an işsizim ama asıl mesleğim halkla ilişkiler,ancak asıl yapmak istediğim iş olan sosyal hizmetler dalında 2. bir üniversiteye yazıldım bu sene kısmetse ona gideceğim,ciddi manada hani çocukların hayalleri olur ya benimde ufaklığımdan beri hayalim sosyal hizmetlerdi nedense.umarım güzel de bir iş bulabilirim kendime çünkü birilerine yardım edebilmekten çok zevk duyuyorum ve empati yeteneğim çok fazla ,he tabi ki gelişime açık ve kendimi ifade etmeyi iletişimi çok seviyorum,sosyal biri olmamında etkisi var,bu arada iş arayışım devam ediyor gerçi geçirdiğim kanser rahatsızlığını yeneli 8 ay olcak biraz elimi iş konusuna fazla sürmemeye çalışıyorum ama gerçekten önce staj gibi sonra da ciddi manada yapabileceğim bir iş arıyorum duyrulur :D yer beykoz istanbul :)
seneye birde staj yapıcam Allah nasip ederse staj yeri olarak da yardımcı olabilirsiniz

ben bu mimi yapmak isteyen tüm dostlarımı mimliyorum
hadi boş zamanınızda yapın okuyalım :)
sağlıkla kalın

23 Eylül 2015 Çarşamba

20 Eylül 2015 Pazar

Kramponlu Ceset /Celil Öker

Remzi Ünal polisiyelerinin ikincisi "Kramponlu Ceset". Detektifimizin bu seferki müşterisi tekstilci ve futbol kulübü başkanı İlhan Karasu. Küme düşme tehlikesi yaşayan takımının kilit maçı öncesi bir şike ihbarı alan Karasu, olayı araştırması için başvuruyor Remzi Ünal’a. Dedektifimiz de olayı araştırmaya başlıyor.

Celil Öker'in kitaplarından ilk kez kamponlu ceseti okumuş oldum öncesinde bir kitap daha varmış birbiriyle bağlantılı değil ama dedektifimiz aynıymış sanıyorum ,fakat ben ikincisinden başlamış oldum ,çok da fark edecegini düşünmüyorum.

Kitap yazım olarak biraz basit geldi içinde çok tekrarlar vardı ama kurgusunu sevdim sadece yazardan o elektriği yani bana o heyecanı veremedi,fakat yine de güzel bir polisiye idi nasıl desem ben yarı yarıya hoşlandım belki diğer polisiye seven arkadaşlar daha çok hoşlanacaklardır okunmaya değer bir kurgusu var bence okunmalı bazı yerlerde dedektifimize çok güldüm :)


Keyif aldığım bir kitaptı,ama özellikle işin içine başka cinayetler girince daha güzel oldu başlarda biraz yavandı,sonra açıldı roman...

19 Eylül 2015 Cumartesi

Haftanın Özeti hatta Ayın özeti

Bu aralar epey yoğun geçiyor günlerim
Sağlıkla evimde oturtan Allaha şükürler olsun diyerek başlıyorum yazıma
1)Açıkğretim Sosyal Hizmetler bölümünü okumak epeydir düşlediğim birşeydi sonunda kayıt olabildim Allah okuyup bitirmeyi ve bu alanda çalışabilmeyi nasip etsin inşaAllah
2)Pazarlar ,düğünler derken yoğun bir hafta geçirdim ev temizliğine giriştim bu aa bayram dolayısıyla bir de elbette dağınık olan evi toplamaca ve artık biraz da sonbaharlıkları düzenlemece.Eskiler atılacak hep daha o işe pek giriştiğim söylenemez.Bu arada çevrenizde varsa kız çocukları ya da ihtiyacı olan durumu iyi olmayan birileri benimle irtibata geçerseniz sevinirim

3)Eşimle beraber güzel bir doğum günü düşlüyorum 22 eylülde eşimin doğum günü ne yapacağıma halen karar veremedim gerçi benim doğum günümde hasta yatarak annemde geçirdim ama bahanemiydihayır,kendisi hiçbirşey yapmadı bende mi yapmasam diyorum :)

4)Bu arada güzel bir haber artık arnavutköy haber gazetesinde köşe yazarlığına başladım ,hatta ikinci yazımı basım için yolladım bile

5)Kendime bir resim defteri aldım ve çizmeye başladım

6)İsmek dikiş kursuna başlayacağım kısmet olursa 6 Ekimden sonra bu tarihte de kontrollerimin olması beni korkutuyor

7)Çekmeköyde daire arıyorum uygun 200 liraya kadar satılık 2 artı 1 85 90 mertekare ya da temiz sıfır tercihimdir elbette 700 750 civarı kiralık da olabilir.Çekmeköy civarında olan arkadaşlarımdan rica edeyim burdan duyurmuş da olayım bu arada

8)Kpss hazırlıklarımda yavaştan devam ediyor şuanda sadece matematik çözüyorum ama yine de ağır gitsemde belki de 2016 da hedefimi tutturabilirim.Nasip bellimi olur çalışmaya devam

9)Aynı zamanda anneme hediye olarak etamin işinden havlu başladım mutfağı için bakalım ona çok az vaktim kalıyor ama kaldıkça uğraşıyorum bir şekilde :) umarım iki sene içinde biter hehe:)

işte benden haberler böyle
sağlığımdan haber vermek gerekirse safra kesemde taş ve dalakta büyüme çıktı ,haricinde kanser emaresine rastlanmadı elhamdülillah
Rabbim herkesin yar ve yardımcısı olsun her işinde ,evvelce sağlık versin sonra ahiret işlerine bakmaya ve sonra da dünya işlerinde kuvvet ve rızk versin.Bana ahiret işlerim için dua ederseniz de sevinirim bir bırakıp bir başlamak çok kötü oluyor ama engel olamıyorum şeytanın hileleri biliyorum ama uygulamaya dökemiyorum bir türlü ibadetlerimde sabitlik dilerseniz namazlarınızda ve dualarınızda çok sevinirim

15 Eylül 2015 Salı

TBD Bilimkurgu Öykü Yarışması

TBD Bilimkurgu Öykü Yarışması’nı kazanan öyküler 27 Ekim 2015 tarihinde açıklanacaktır. Ödül olarak birinci gelen yarışmacıya 3000 TL, ikinci gelen yarışmacıya 2000 TL ve üçüncü gelen yarışmacıya da 1000 TL verilecektir.
2. KATILIM KOŞULLARI
  • Yarışmaya TBD Yönetim Kurulu üyeleri ile TBD Bilişim Dergisi Yayın Kurulu Üyeleri dışında herkes katılabilir.
  • Öykü Türkçe yazılmalıdır.
  • Her yazar öyküsünü istediği konuda yazabilir.
  • Öykülerde bilimkurgusal ögeler aranacaktır.
  • Öykü daha önce herhangi bir yarışmada ödül almamış olmalıdır.
  • 2015 yılından önce yayımlanmış öyküler yarışmaya kabul edilmeyecektir.
  • Her yazar yalnızca bir öyküyle yarışmaya katılabilir.
  • Önceki yıllarda birincilik ödülü alan yazarlar yarışmaya katılamaz.
  • Dereceye girecek öyküler TBD’nin internet sitesinde ya da Bilişim Dergisi’nde yayımlanacak, seçici kurulun yayımlanmaya değer bulduğu öyküler kitap olarak yayımlanacaktır.
  • Öykülerin internet sitesinde, Bilişim Dergisi’nde ya da kitaplaştırılarak yayımlanması içinhttp://www.tbd.org.tr/onayliyorum adresinde bulunan “Onaylıyorum” adlı belgenin yazar tarafından doldurulması ve bu belgenin taranarak e-posta yoluyla TBD’ye gönderilmesi gerekmektedir. Onaylıyorum adlı belgeyi TBD’ye göndermeyen yarışmacılar yarışmaya kabul edilmeyecektir.
3. SEÇİCİ KURUL
Ana jüri isim listesi:
Murat Başekim, Bülent Akkoç, Barış Emre Alkım, Kadir Yiğit Us, Ümit Dağcı, Cenk Tezcan, Erdal Naneci, Ersin Taşçı
4. BİÇİM
  • Öykü, yaygın olarak kullanılan bir kelimeişlemciyle, “12” büyüklükte, “Arial” karakter” seçilerek, yazılmalı ve e-postaya ekli bir dosya olarak gönderilmelidir.
  • Gönderilen dosyanın adına öykünün adı verilmelidir.
  • Öykü dosyasının içinde yazarla ilgili hiçbir bilgi olmamalıdır.
  • E-postaya ekli diğer bir dosyanın içinde yazarın açık adı, kısa özgeçmişi, açık adresi ve telefon numarası ayrıca varsa web sitesi veya sosyal medya adresleri bulunmalıdır. Yarışmada rumuz kullanılmamaktadır.
  • Yazarın kimlik bilgilerinin bulunduğu dosyanın adına yazarın adı verilmelidir.
  • Öykü en fazla iki bin sözcükten oluşmalıdır.
  • Bu biçimsel özellikleri taşımayan öyküler diskalifiye edilecektir.
5. ÖYKÜNÜN TESLİMİ
Yapıt, 30 Ağustos 2015 tarihine dek bilimkurgu@tbd.org.tr adresine gönderilmelidir. Postayla gönderilen öyküler yarışmaya kabul edilmeyecektir.
Bilgi ve iletişim için: Ceyhun Atuf Kansu Caddesi 1246. Sokak No: 4/17 Balgat / ANKARA
 

12 Eylül 2015 Cumartesi

Köşe Yazım-Arnavutköy Haber


Benim için büyük ama insanlık için ufak bir adım attım,Hayallerimi hastayken hep bir kağıda yazmıştım ve o hayallerden birini daha gerçekleştirebildim
Yerel bir gazete olan Arnavutköyhaber gazetesinde köşe yazım yayımlandı ve ben çok mutluyum,Köşe yazarı diyebilir miyiz ? Bilemem ama ben de artık yazdıklarımı sizlere okutturabileceğim
Allaha şükürler olsun bugünleri bana yaşattığı ve gösterdiği için.Geçen sene bu zamanlarda hastalığımla boğuşurken bu sene bu yazıları yazabiliyorum sizlere ,daha ne ister ki insan hayatta sağlığından başka
Ağrısız her gününüz altın değerinde! Bilin istedim...Bunu özellikle sağlığını bir anda kaybetmişler anlar.
Neyse ;yazımı okumak isteyenler için link paylaşıyorum pdf nin 5. sayfasında sağda ismim Sinemi görmüşseniz işte o benim yazımdır ,umarım okursunuz ve beğenirsiniz,iyi kötü geri dönüşlerinizi bekliyorum
Sevgilerimle

burdan indirip 5. sayfasındaki köşe yazımı okuyabilirsiniz

http://s6.dosya.tc/server2/mcw3vw/15sayi.pdf.html

4 Eylül 2015 Cuma

Yandık Elhamdülillah

Tanıtım:
Rüya görür müsün ey kâri? Rüyalarla yaşar mısın bazı vakitler? Sonra yanaklarından kulaklarına doğru süzülen iki damla yaş ile uyanır mısın gecenin o en ıssız, en sessiz, en kimsesiz vaktinde? Dünyanın bir rüya âlemi olabileceğine inanır mısın?

Gel bir başkasının rüyasına dalalım şimdi seninle. Hakikate uyanalım. Pervane olalım. Bedenimizi yakacak ateş arayalım. Evvela Şiraz'a çırpalım kara ipekten kanatlarımızı, ateşi bilen aşk erlerinin yanında konaklayalım. Aşk ateştir diyelim lisansız ve sessiz ve hatta harfsiz kelimelerle. Aşka yanalım, başka yanalım. 

Sonra Mevlana dergâhına düşürelim kara bedenlerimizi, bizi kavuracak bir şem arayalım. Aşk arayalım. Göğe yükseltelim feryadımızı. Aşka ağlayalım.

Bir dağ başında dua eden Yunus'u bulalım sonra. Ona aşkı soralım dilersen, aşkına şahit olalım. Aşkı üç âşıktan dinleyelim biz. Biri; "Aşka uçarsan kanatların yanar" desin bize, diğeri "Aşka uçmazsan kanat neye yarar" diğeri temmet çeksin düşlerimize; "Aşka vardıktan sonra kanatları kim arar" desin, susalım.

Açma sakın gözlerini, bu rüya âşıkların rüyasıdır. Uyanırsan rüyaları unutacaksın.

Yorumum


İnstagramda tavsiyelerine değer verdiğim bir arkadaştan görüp edindiğim bir kitap.
Kitap yeterince kararında bırakılmış
Aslında üçlemenin üçüncü kitabıymış sanıyorum
Ancak ben yazarı bu kitabıyla tanımış oldum
Yazım dili sade,kurulan cümleler mantıklı ve olay örgüsü yerli yerindeydi
Kitap bölüm bölüm anlatılmış bu da benim sevdiğim bir tür.
Mevlana ,Yunus Emre gibi önemli kişiler konuşturulmuş ve yer verilmiş bu şekilde tasavvufi bir kurgu oluşturulmuş ,Ömer ve Kerem çevresinde dönen olaylarla tasavvufi düşünceler okura aktarılmış ve hissettirilmek istenmiş.
Kitabı bir okur olarak başarılı buldum
Puanım 5 üzerinden 4....

Rize Tatili

17 ağustos 2015 günü yollara düştük Reyhanımızın düğünü vardı eşimin amca kızının daha sonra sı malum düğün telaşeleri o sıralarda tatili pek anlamadım sonrasında eşimin ailesiyle çok hoş vakitler geçirdim tatilimizin kalan son bir haftasını da gezerek değerlendirdim.Gelirkende farklı bir uçak firmasıyla geldim ,3 kere rötar yaptı çıldırdım delirdim ve dün yani 1 eylülde gece 3 de yorgun şekilde eve geldik ,neyse şükür bu tatilde böyle geldi geçti Rizenin havası çok güzeldi bana çok faydalı oldu keşke gelmeseydim ama mecburen 3 aylık kontrollerim sebebiyle geldim ancak bu kadar bunalırsam bir daha gitmeyi planlıyorum bir aksilik çıkmazsa,rize kesinlikle herşeyiyle çok güzel

Gelelim fotoğraflara ,izinsiz lütfen alınmasın ve paylaşılmasın
Facebook da Has fotoğraf grubu benimdir bakmak isteyenler ordan da bakabilirler

rize pazar daki eşimin baba evinden görünüm

kayınpederimin antikalarından biri salonda da var her yer antika dolu ve çok çok seviyorum 
ayrıca plağıda var çalışıyor ancak onu fotoğraflamaya zaman yetmedi

güller hemde kokulu bir dal aldım ama tutar mı bilemiyorum






melek ablam var orda kendisi bu sene sağolsun bana çok destek oldu onunla kahve keyfimiz

eve çıktığımız yol

rize pazar üstten görünüm

çaylıklar


domates
horozcuk :D

Rizeye giderseniz aydere ve biraz gözünüz keserse anzere ama tam temmuz haziran gibi çiçekli mevsimde cikmanizi oneririm ozellikle anzerde binbir cesitot çiçek var harika oluyor ben tam vaktine gelemiyorum ınş seneye kısmet olur 
Bu sene balimi da aldım meyve bali harika oldu kayinpeder anzerbali için 12 petek aldi ınş olur seneye 
aydere çıkarken böyle bir yazı gördüm hemen çektim arabadan 

burasıda görümcemin eşinin yeri alabalık tesisi aydere çıkarken

mustafa amcanın alabalık tesisinden görünüm herşey el emeği ve doğal aşağıda göreceğiniz değirmen de un öğütülüyor ve o şekilde yemekler hazırlanıyor ayrıca un da satın alabilirsiniz





şelaleye gidiş




görümcemin evine davet edildik güzel geçti zaman ,eşimin ailesi gençler olarak toplandık

anzerdeki sobamız






anzer(köyümüz)dağa çıktık likapa toplamaya likapanın diğer adı yaban mersini
kan tazeleyici ve bir çok şeye iyi geliyor












rize
ciha kalesi
burayıda yeni keşfettik biz çok güzeldi
rize pazarada yakın


semaverde çay yaptık ohh miss gibi içtik içtik doymadık resmen