1 Mart 2015 Pazar

Eyüp Sultan Türbesi (Gitmek İstediğim Yerler 1)

   EYÜP SULTAN TÜRBESİ
           Eyüp Sultan Camii'nin yanındadır. Hz. Muhammed'in ordusunda sancaktar olup, İstanbul'un muhasarası sırasında şehit olan Hz. Eyyub E1-Ensari'nin mezarıdır. Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul kuşatması sırasında Akşemseddin tarafından bulunmuştur.Üzerindeki türbe 1459 yılında cami ile birlikte inşa edilmiştir. Dışı çinilerle süslü türbe özellikle Cuma, kandil ve bayram günleri ziyaretçilerle dolup taşar. İşleri ters gidenler, kısmetini açtırmak isteyen kızlar, yeni evlenenler, sünnet olanlar ve çeşitli dilekleri olanlar türbenin önünde dua eder ve çevresini üç defa dolaşırlar. Türbenin ayak ucunda bulunan suyun kalp hastalığına şifa olduğuna inanılır. Eyüp Sultan'da dilek tutanlar çeşitli adaklar adarlar (yiyecek dagıtmak, kurban kesmek vs.) ve dilekleri gerçekleşenler bu adaklan fakir insanlara dağıtırlar.           Türbe, Eyüp Sultan Camii adıyla bilinen ünlü ve kutsal camiin kuzey tarafında ve iç avlusunun hemen önündedir. İstanbul’da yapılan ilk eser budur. Büyük Türk hükümdarı Fatih Sultan Mehmet tarafından, 1454-55 tarihlerinde yaptırılmıştır. Türbede medfun bulunan Hz. Hâlid Bin zeyd Ebû Eyyûb el-Ensâri Medineli’dir. Hazraç kabilesinin önemli kollarından Neccar-Zâde Hânedanı’nın reisidir. Babasının adı Zeyd, annesinin adı Hind’dir. Künyesi Eba Eyyüb’dür. Hicretten iki yıl önce Mekke’ye gelerek Hz.Muhammed S.S. ile görüşmüş ve İslâm’ı kabul etmiştir.

          Hicretin 48. veya49. (M. 668-69) senelerinde İslam Ordusu kumandanı Süfyan bin Avf’ın idaresindeki ordu,İstanbul’a gelmişti. Şehir muhasara edilmiş ve kuşatmanın devam ettiği bir sırada Hâlid bin Zeyd ve Süfyan bin Avf vefat etmişlerdi. Yaşının hayli ilerlemiş olması ve çok uzak yollar katetmesi sıhhatini bozmuş ve bir rivayete göre ishal, bir rivayete göre de astım hastalığından yatağa düşmüştü . Vefatında türbesinin bulunduğu yere defnedildi . Büyük hükümdar Fâtih İstanbul’u muhasara ettiği sırada muhteşem oyağını, Topkapı karşısında, Maltepe Kışlası’nın bulunduğu yere kurmuştu. Muhasara sırasında da Hz.Hâlid’in mübarek kabrinin bulunmasını, kuşatmaya iştirak eden devrin kutbu, Akşemseddin Hazretleri’nden istemişti. Kuşatmanın başlarından İstanbul’un fethine kadar Cuma namazları topluca, Eyüp Sultan Camii’nin bulunduğu yerde kılınmıştır.

           Türbe sekiz köşeli olup tek kubbelidir. Kesme taştan yapılmıştır. Kubbe cephe yüzlerine oturtulmuştur. Kasnağı yoktur. Cephe köşelerine kabartma sütunlar yapılmıştır. Pencere söveleri mermerdir. Kapısını bulunduğu cephe hariç,diğerlerinde alt üst iki pencere bulunmaktadır. Alt pencerelerin pirinçten dökme kapakları mevcuttur . Kemerli yapısı alternatifli olup mermerdir. Üzerine Allah ve Muhammed isimleri ve bunun altına da kelime-i tevhid hak edilmiştir. Türbenin içi, alt pencerelerin üst silmesine kadar bütün duvarlar mavi ve beyaz rengin hakim olduğu desenli çinilerle kaplıdır. Bu çinilerin üst tarafında türbeyi fırdolayı kuşatan,lacivert zemin üzerine beyaz celi yazılar ile donatılmış bir çini kuşağı yer almıştır. Buraya Besmele-i Şerif ve Tevbe Suresi’nin ayetleri yazılmıştır.

           Üst pencerelerin hizasından kubbe kilit noktasına kadar kalem işlemeleri ile süslenmiştir.kubbe ortasına güzel bir istif ile Âl-i imrân Suresi’nin 193.âyet-i kerimesi yazılıdır. Muhtemelen bu yazı Fatih devrine aittir. Pirinçten dökme ve döğme bezemeli alt pencere kapakları ise Sultan III. Selim tarafından yaptırılmıştır.

            Türbenin ortasında etrafı gümüş şebekeli bir parmaklık içinde Hz.Zeyd’in sandukası bulunmaktadır. Üzerine siyah atlastan yapılmış ve sarı simle işlenmiş güzel bir yazı ile “Kisve-i Şerif” örtülmüştür. Bu kisveyi Sultan II. Mahmud yaptırmış olup üzerindeki yazıların büyük bir kısmı devrin meşhur hattatı Mustafa Râkım Efendi’ye aittir. Siyah atlas Kisve-i Şerife’yi bağlayan sırma kuşak üzerindekiceli hatlar Sultan II. Mahmud’a aittir. Sandukanın etrafındaki gümüş şebekeyi ilk defa Sultan I. Ahmed gümüş telden yaptırmıştır. Büyük bir ihtimalle 1020(1611) tarihinde hacet penceresi duvarı yaptırılırken konmuştur. Daha sonra Sadrazam İbrahim paşa himmetiyle bu gümüş tel şebeke onarılmış ve son olarak da Sultan III. Selim barok stilde ve gümüşten dökme olarak şimdi ki şebekeyi yaptırmıştır. Şebeke maden işçiliği bakımından şaheserdir. Arka cephesinde 1207(1792) tarihinde yapıldığına dair tarih vardır. Şebekenin ön kısmında, yukarıdan aşağıya doğru,Hz. Hâlid’in alemdarlığına işaret olmak üzere sembolik bir sancağı şerif muhafazası,önünde istiridye kabuğu şeklinde tuğravâri bir süs ve onun ortasında da güzel yazı yazmanın önemine işaret eden bir hadis-i şerif görülmeltedir. Az aşağıda ise,gümüş oyma olarak bir Besmele-i Şerife bulunmaktadır. Şebekenin ön cephesinde ve ortaya yakın simetrik ve oyma olarak Hz.Hâlid’in isimleri görülmektedir. Gümüş şebekenin sağ ve sol taraflarında daire içinde Besmele-i Şerif ve onun etrafında Fâtiha suresi oyma olarak işlenmiştir. Şebekenin ayak ucunda ise,yine oyma olarak, bir beyit yazılmıştır. Bu beyiti Şair Münib Efendi yazmıştır.

             Şebekenin üst kısmını meydana getiren inişli çıkışlı çerçevenin üzerinde döğme halinde ve sağdan sola Bakara Suresi’nin ayetleri ile Âl-i İmrân Suresi’nin ayetleri yer almıştır. Bu şebekenin arka kısmında kalan yerde Osmanlı padişahları kılıç kuşanma merasimleri yapmakta idiler. Büyük değer taşıyan bu gümüş şebeke,II. Dünya Savaşı’nda diğer kıymetli müze eşyasıyla birlikte Niğde’ye götürülmüş ve savaş bittikten sonra getirilerek tekrar yerine konmuştur. Türbenin içinde ve sandukanın ayak ucuna rastlayan duvarın kenarında bir kuyu vardır. Bu kuyunun mermer bilezik taşı,türbe duvarı özel olarak bir miktar oyulmak suretiyle yerleştirilmiştir. Hâlen üzerinde ağaçtan çıkrığı ve bakır kovası görülmekte ve üzerinde yer alan kitabeden bu kuyunun Sultan I. Ahmed tarafından ihyâ edildiği anlaşılmaktadır.

             Kuyu bilezik taşından itibaren iki metre derinlikte,kuzey tarafa bir dehlize açılmakta ve burada ikinci bir bilezik taşı daha görülmektedir. Bu ikinci bilezik taşının biraz aşağısında da kuyunun suyu kolayca farkedilmektedir. Bu kuyu ve dehlizi türbenin Haliç tarafı ve Silahdarağa Caddesi tarafından tahminen iki metre derinlikte kuşatan ikinci dehliz ile alakalı olmalıdır. Bu dehliz üzeri eyvan şeklindedir ve zemini mermer döşelidir. Yüksekliği takriben 1.25 metredir. Genişliği ise,iki ile beş metre arasında değişmektedir. Bu dehlize, türbe kapısının sağ tarafındaki Sultan I . Ahmed Sebili’nin içindeki altı basamaklı merdivenli bir yoldan girilmektedir. Dehlizin içine girildiğinde tam orta yerden bir ucu Bostan İskelesi’nde denize ulaşan bir kanalın ağzı görülmektedir. Toprak altı sularının artması ile kuyunun dehliz içindeki bilezik taşından taşan suların akması için bu kanalın açıldığı muhakkaktır. Çünkü,kuyu ve türbenin mevkii, İdris Köşkü Tepesinin hemen eteğindedir.

            Türbenin pencerelerine ait siyah atlas perdeler, aslında Hz. Peygamber’in Türbesi Ravza-i Mutahhara için hazırlanmış, ancak I. Dünya Savaşı’nın çıkması üzerine götürülüp konamamıştı. Üzerine kendi renginden Tevhid ve Şâhadet kelimelerinin işlendiği görülmektedir. Ortada sandukanın üzerindeki dairevi kandillikte yer alan 36 adet buhurdan ve zemzemiyye Sultan III. Ahmed’in hediyesidir. Bunların bir kısmı altın bir kısmı ise gümüştür.

            Türbe girişindeki büyük kristal avize,Sultan III.Selim veya Sultan II. Mahmud tarafından türbeye konulmuştur. Sandukanın dört köşesine konan dört büyük şamdan ise emniyet düşüncesi ile Topkapı Sarayı Müzesi’ne kaldırılmıştır. Bu gümüş şamdanları Sultan İbrahim hediye etmiştir. Türbenin duvarlarını Sultan I. Ahmed’in, Sultan III.Mustafa’nın, Sultan III. Selim’in, Sultan II. Mahmud’un, Sultan Abdülaziz’in,Hattat Osman Efendi’nin, Hattat Ahmed Razi Efendi’nin, Hattat Yesarizâde Mustafa İzzet Efendi’nin,Mahmud Celâleddin Efendi’nin ve Hattat Rıza Efendi’nin yazıları süslemektedir. Sultan III. Selim tarafından söylenip Yesârizâde Mustafa İzzet tarafından yazılan şu levha da bir şaheserdir:
            Alemdâr-ı kerim şah-ı iklim risâletsin Muinim ol benim daim bi Hakk-ı Hz. Bâri Selim-i ilhâmı her den yüz sürer bu ravza-i pâke Şefaatle kerem kıl Yâ Ebâ Eyyüb Ensâri

             Sancak-ı şerif 1730 tarihine kadar türbede muhafaza ediliyordu. Bu tarihte zuhur eden Patrona isyanında asiler sancak-ı şerifi almak için harekete geçince derhal Topkapı Sarayı’na kaldırılmıştır. Bugün türbede yalnız iki sancak-ı şerif kılıfı vardır. Fatih Sultan Mehmed, türbenin kapısını tahtadan yaptırmıştı. Sultan I. Abdülhamid bunları kaldırarak yerine bugünkü tunç kapıları koydurup pencereleri de yeniledi. Türbe kapısının yenilenmesine söylenen bu şiir padişah emri ile kapı üzerine yazılmıştır:
             Şefa’ât kast ider İhlasla ol bâb’da Hakk’a Bu c’ây-i pâke Hân Abdülhamid yapdı der-i vâlâ

            Sultan II. Abdulhamid bu tunç kapı önüne bizzat kendi eliyle sedef kakmalı,parmaklıklı bir kapı yapıp koymuştur. Türbenin önünde medhal dediğimiz bir kısım vardır. Fatih devrinde türbenin kapısı önünde bir revak vardı. Burası, sütunlar üzerine oturtulmuş bir kubbecikten ibaretti. Yanları açıktı. 1022(1613) tarihinde, Sultan I. Ahmed,bugün gördüğümüz hacet penceresinin de üzerinde bulunduğu çini kaplı duvarı,sebil ile beraber inşa ettirerek eski medhal kısmını tamamen değiştirmiştir. Bu giriş kısmının tavanı klasik Türk tezyinatına ait kalem işleri ile süslüdür. Duvarları ise çinilerle kaplıdır.

            Medhale açılan kapının sağ tarafında Fatih ve Sultan Beyazid devri nişancılarından Ahmed Çelebi Paşa’nın kabri vardır. Lahit şeklindeki bu mezarın arkasında ve türbenin sağ tarafında ise Kadınlar Mescidi vardır. 3 x3 boyutlarında küçük bir odadır. Sultan II. Mahmud’un kızı, Âdile Sultan her sene ramazan süresince burada itikafa çekilmeyi adet edinmişti. Hz.Hâlid için yazdığı, çok duygulu kasideyi, bu küçük mescitte yazdığı söylenir. İç avludan türbe medhaline açılan hacet penceresi üzerindeki bronz şebeke Sultan I. Ahmed tarafından yaptırılmış olup orijinaldir. Pencerenin, cami avlusuna bakan yüzünde ve üstte şu kitabe vardır:
            Müyesser eyledi bu meşhed-i envâr-ı pür feyz ü vefâ Resûlullah-ı mihman iden yâr-ı vefâkarı Türab-ı merkad pâk-ı mücellâ eyler Ensârî Mücâhid fi sebililah Ebi Eyyub El-Ensârî

            Hacet penceresinin iç kısmına ise hadis-i şerif yazılmıştır. Anlamı şudur: ”Devemi kendi haline bırakınız. Zira o kendine düşen görevi yapmaya memur edilmiştir. O da gitti, Ebû Eyyub’ün kapısı önüne çöktü.” Methalin sol tarafında uzunca bir koridor vardır. Dış avluya açıldığı yerde, sağlı sollu iki cüzhâne yer alır. Sağ taraftakini Kanunî devrindeki sadrazamlardan Semiz Ali Paşa, sol taraftakini ise Genç Osman’ın annesi Mahfirûz Hatice Sultan yaptırmıştır. Koridorun iki yan duvarı muhtelif renk ve desende nadide çinilerle kaplanmıştır.

             İç avluda bulunan ve türbe medhaline açılan kemerli yapının üzerinde “Tac’ül-tevârih “ yazarı, Hoca Sa’düddin Efendi’nin oğlu ve 26. Şeyhülislam Mehmed Es’ad Efendi’nin Hz.Hâlid hakkında yazdığı 36 mısralı Arapça bir kitabesi bulunmaktadır. Es’ad Efendi 1034(1625) tarihinde vefat etmiştir. Kabri, Eyüp’te Saçlı Abdulkadir Efendi Camii Hazîresinde,babasının yanındadır.

Gün Olur Asra Bedel / Cengiz Aytmatov

Komünizm sırasında yaşanan anılar, insanların kutsal saydığı şeylerin yok sayılması, aşkın sorgulanması romanın değindiği konulardır


Bir bilim kurgu romanıymış,bilmiyordum belki de bilseydim daha ön yargılı okurdum zira ben bilim kurgu okumayı sevmiyorum,

 Arada kopmalar olmadı mı ? oldu evet ama o da uzaylıların olduğu bölümler onlar kendi içinde güzel geldi bana belki o kısımlardan bir roman oluşturulmak istense belki bir bilim kurgu romanı olurdu bir yanı bilim kurgu bir yanı insanın doğasıyla tamamen iç içe bir roman.

 Yedigeyi çok sevdim belki de ömrüm boyunca unutamayacağım ikilemlerin insanı olacak benim için Yedigey ile en hassas olduğum konunun dibine indim desem doğrudur özellikle vefasızların çoğaldığı günümüzde. Benim için Yedigey = vefa ,sevgi,insan

Diğer karakterlerde yerli yerinde sıkılmadan okuyacağınızı düşünüyorum İçinde kuşak çatışması,sevgi,vefa ,ihanet,ölüm ...neler yok ki ,gerek geçtiği bölgeyi bize tanıtan gerekse orda yaşayan insanların kültürlerini romansılıkla benimseten can alıcı bir roman,yazarla tanışmamız hoş oldu iyi oldu...

 Dipnot: biraz uzun geldi roman bana ,belki daha kısa olabilirdi,uzun tasvirler sıkıcı da olabiliyor.


 ne güzel açıklamış sharcus arkadaşımız ekşi sözlükte aslında anlatmak istediklerimi bunlarla özetlemiş desek ve sonundaki dipnotlar benim için daha da anlamlı oldu kitabı bitirdiğimde kitabın içindeki çoğu konuya anlam kazandırdı


 deve üzerinden kendi yasak aşkı'nı, tren üzerinden sovyet birliğini, mankurt, uzaya gitmeler, stalinin tüm intelektleri öldürtmesi, o günün şartları vs...

 mesela-bu kitab'ın yazmasında cengiz aytmatov'a ilham kaynak olan hayatındaki olaylardan bazıları... -bubusara beyşenalieva'yı sevmesi (yasak aşk). ikiside evlidir - onun vefat etmesi. -babası'nın sovyetler tarafından kurşuna dizilmesi (torokul aytmatov) -kırgızistan'ın başkenti o zamanki adıyla frunze'de yüzlerce okul arasında kırgızcanın hor görülmesi, herkesin rusça konuşması yada yönlendirilmesi gibi.


28 Şubat 2015 Cumartesi

27 Şubat 2015 Cuma

Iguazu, Büyük su şelalesi

Şelale denilince aklımıza önce Amerika'daki Niagara sonra da Afrikada yer alan Victoria gelirdi
Brezilya ve Arjantin sınırındaki Iguazu'nun görüntülerini izleyince bu şelalenin dünyanın en güzel şelalesi olduğunu düşündüm,bir blog eklemişti görüntülerini izledim bloguda alıntı edeceğim yazımın sonunda zaten
2700 mt'lik eniyle dünyanın en geniş çağlayanı olan Iguazu'dan dökülen su miktarı saniyede 13 milyon litre imiş harika birşey


alıntıdır:alıntılanan blog

25 Şubat 2015 Çarşamba

Kana ihtiyaç Var....Duyuru

#‎İhtiyaçDevamEdiyor‬
‪#‎İstanbul‬ Çapa Tıp Fakültesi Hastanesinde verilmek üzere Refik Çiftçi için HER POZİTİF Grup olur ‪#‎Kan‬ ihtiyacı vardır. İletişim:0530 761 62 21-Lütfü-25.02.2015 10:48

Okula yardım /Pamuk Eller 2

Okula Yardım

Kendimi ve tüm samimiyetimi kefil göstererek nacizane bir yardım çağrısında bulunmak istiyorum kendimde inş yardım edeceğim ve yardım etmek isteyenlerinde gönül rahatlığıyla arkadaşıma yardımları ulaştırmalarını canı gönülden isterim
o böyle açıklıyor
Bu okul Karsta arkadaşlar. Genç bir öğretmen tek başına mücadele ediyor. Bizim de destek vermemiz hizmet etmemiz gerek.
PAMUK ELLER 2
veee yine ben… Şimdi kitaplarımızı BOYALI KÖY ILK ÖĞRETİM OKULU için topluyoruz… sponsor ayarlarsam tam 1 gün 10 senans oyun sergileyecegimmm. Ama önce kitap defter kalem boya silgi lazım… hadi yine pamuk eller kitaplara…
Biz kücücük okulda 13 tane kocaman yürekli çocuğa bakamiyorsak kapatalım şu Türkiyeyi gidelim…
Günaydın Türkiye…
Boyalı köyü için kolları sıvadık.
Irtibat: 0216 424 18 33 Gsm : 0543 209 70 71

Hayırlara Vesile Olsun/ Dahada Uğramasın İnşaAllah

kısa ve öz geldim hoşgeldim hoş haberlerle geldim inşaAllah devamı da olur hep iyi olurum inş

Geçen sene bu zamanlarda mart aylarında ameliyatta idim ve hayatımın en zor en acımasız ve de en çok şey katan öğreten bir senesine adımımı atmıştım

bugün 25.02.2015 de hayırlısı ise inş hakkımda temiz sonuçlar aldım 3 ay sonra kontrollere gideceğim tekrardan kemoterapim ve ışın tedavim bitti

Rabbim e öncelikle hamd olsun ki bana bugünleri de gösterdi

Kemoterapi alan herkese elimden geldiği kadar tavsiyelerde bulunabilirim tabi ki etkileri başka başka ama yaşadıklarımı aktarabilirim
Allah kimseyi bu hastalıkla sınamasın ama yazmaktan da çekinmeyin bana
her zaman yardımcı olmaya çalışırım
Şükürler olsun o zor günlerim bitti umarım bir daha bana hiç uğramaz sevdiklerime hiç uğramaz bu deli şey ben ona öyle diyorum deli şey diyorum ama ben ondan daha deliyim dilerim o deliyi yenmişimdir ki yendim gibi de görünüyor.
Allah istemeseydi yayılırdı Allahım sınadı bana demekki birşeyleri gösterecekti ki bunları yaşattı muhakkak
çok şükür kolon kanseri şimdilik tertemiz şekilde ameliyat kemo ve ışın ile atlatılmış durumda
dilerim bir daha da uğramaz yoluma çıkmaz

Sizlerle de paylaşmak istedim ameliyat sürecimde bana yazan tüm tanıdığım ve tanımadığım herkese tek tek teşekkür etmek isterim aslında vaktim oldukça bloglarına uğrayacağım teşekkür için
bana dua eden kalbimi anlayan herkese çok minnettarım
dualarım yine bu hastalıkla ve çeşitli hastalıklarla mücadele eden kardeşlerimle
bu süreçte kendime elbette çok dikkat etmem gerekecek gene kontrollü gideceğiz umarım bir sorun olmadan geçer gider seneler

20 Şubat 2015 Cuma

Müzik Keyfi buyrun :)

ilk defa dinleyecekler için video....süper ya :D ben sevdim nedense bu şarkıyı eğlenceli ve tınıları kendimi iyi hissettirdi

Kardan Yapılan Sanat Eserleri

Rusya’daki kardan yapılmış bu şahane sanat eserleri turistlerin oldukça ilgisini çekiyor. Bol bol fotoğraf çekip sosyal paylaşım sitelerine ekliyorlar ve yüzlerce beğeni alıyorlar. Gerçekten hayran kalmamak mümkün değil…1 2 3 4 5 6 7 8 9d

KIVANÇ TATLITUĞ ABD’NİN ÜNLÜ DİZİSİNDE OYNAYACAK !!!

53ad9f21ca10250765ae179aKıvanç Tatlıtuğ; Türkiye’de  Cnbc-e’de yayınlanan Vikingler dizisinde konuk oyuncu olarak yer alıcak. Fransız bir yapımcı yardımıyla Vikingler dizisine katılan oyuncu üçüncü sezonda iki bölüm yer almak için anlaştı. Kıvanç’ın rolünün sürekli olması için çalışılıyormuş.  Vikingler 8. yüzyıl İskandinavyasında basit bir çiftçiyken cesur bir savaşçıya dönüşen Ragnar Lothbork’un hikayesini anlatıyor.

19 Şubat 2015 Perşembe

ŞİMDİ MEVSİMİ -MİM-

Sevgili SulemCafe beni mimlemiş çok çok sevindim severim mim yapmayı ama akla gelmiş de eklenmişsem daha da çok severim :D hatırlanmak güzel şey

teşekkür ediyorum kendisine


1. Kisin okumak icin favori bir kitabin  var mi ?

KAPAK KIZI VE YEŞİL PERİ GECESİ

2. Kapagi  mavi olan bir kitap ?

ENGİN GEÇTAN 
İNSAN OLMAK 



3. Yilbasi agacinda yildiz olarak kullanabileceginiz bir kitap ? 

YILBAŞI AĞACIM OLMADI DA YILDIZ OLSAYDI SARI KAPAKLI BİR KİTAP SEÇERDİM HERALDE :)) YADA YALDIZLI HARFLER OLAN BİR KİTAP

4. Kis tatili icin mükemmel olan bir kurgusal dünya ?

KIŞIN TATİL YAPMAM YAV ÇOK ÜŞÜRÜM BEN :) KANIM AZ ZATEN


5. Birlikte kis tatiline gidecegin bir kitap karekteri ?

SABAHATTİN ALİYLE YADA CEMAL SÜREYA İLE OLABİLİRDİ.CEMALHEP İÇERDİ ISINIRDIK :d :d :d
SABAHATTİN ALİ DE ŞİİRLERİ VE GÜZEL SÖZLERİYLE İÇİMİ ISITIRDI :)


6. Bu sene icin listende olan kitap ?

KALPLERİN KEŞFİ
GÜLÜN ADI
GÜN OLUR ASRA BEDEL
GÜVERCİN GERDANLIĞI


                                                     

7. Favori tatil icecegin,atistirmaligin ve filmin ?

FAVORİ İÇECEĞİM KIMIZDIR DİYECEM OLMAYACAK :) BUGÜNHAYAL GÜCÜM EPEY GENİŞ MR A GİRDİM KAFAM KIYAK 
AMA FAVORİ İÇECEĞİM SUDUR MİLLİ İÇECEĞİM

ATIŞTIRMALIK OLARAK BEN ELMA ALIRIM :) ANTEP FISTIĞI CEVİZ VE YER FISTIĞI OLABİLİR

FILM OLARAK ÇOK AMA ÇOK BEĞENDİĞİM YEDİ YAŞAM ADLI FİLM 

İSTEYEN ARKADAŞLARIMI EKLİYORUM HERKESCİKLER YAPABİLİR :)))

18 Şubat 2015 Çarşamba

Allah Her şeyi Hakkıyla Bilendir

2015-01-28 21.10.07

هر که او بر عیب خود بینا شود
روح او را قوتی پیدا شود
Her kimse ki o âdem kendi ayıbını görücü olur, onun rûhuna bir kuvvet zâhir olur.
Nitekim kişi noksânını bilmek gibi irfân olmaz denmiştir.


Sözlerime giriş paragraf sonuç eklemeyi sevmediğimi belirterek başlamak istiyorum, genelde yazacağım konuya direkt giriş yapmayı ve sonucunu yazacağım denemenin içinde okuyucunun düşüncesine bırakmayı severim

Bugünkü bahsetmek istediğim şeyse beni bu konuda düşünmeye iten radyo programına da teşekkür etmem lazım aslında böyle güzel bir konuk ağırladıkları ve konuyu ele aldıkları için,ancak sorsanız konuk olan bayan kimdi öğrenebilmiş değilim
Gelelim mevzuya
Allahın bütün sıfatları bünyesinde barındırması ve azameti
Öyle ki sadece bizi yaratma azametini göstermemiş bütün mahlukata can vermiş şekil vermiştir
Ancan insanoğlu çoğu zaman haddini aştığının farkına varmayarak kendini töbe haşa tek egemen sanmaya başlamıştır.Elinde bulundurduğu ve aslında fikrimce çok basit bir güç olan beden gücünü güçten saymış ve insanlara zarar verir hale gelmiştir.
Bana göre bu Allah'ı tanımamak ,onun büyüklüğünü kavrayamamış ve hissedememiş olmanın bir sonucudur.
Herkesin bu dünyada görev tanımı bellidir.Bunu inkar edebilecekler için de geçerli sebeplerim var ancak onuda başka yazımda anlatacağım,biz insanoğlu isek bizim görevimiz bellidir ,dünya bir köprü ve bize sunulmuş olan görevleri yerine getirerek asıl yurdumuza dönmek.
Bunları da sanki bütün güç bizdeymiş gibi hınç ve hırs taşımadan yapmak,
Olanlar malumunuz bir kardeşimize  daha kıydılar adı Özgecan
medyada,internette ve sosyal yaşantımız içinde bin bir görüş var,hepsine saygım sonsuz ama acı yine acı işte,eceli ordanmış ancak insanlarında ellerinde kullanacakları imkanlar varken eceli böyleymiş ne yapalım düşüncesi de çok saçma olur bu durumda

Allah'ın gücünü hissedemeyen bireyler yetiştirmemeliyiz
Allah'ı tanımayan,ona kulluğunu yerine getirmeyen ve kendini dünyada tek hakim sanıp da hınçla bir başka canlıya zarar verebilecek kadar nefsinden veya o anki aşağılık duygusundan kaynaklanan sinir ve öfke kontrolsüzlüğünden gözü dönmemeli
Biraz kendini bilmeli insan 
Rabbimiz kötülüklerden haberdardır,muhakkak ki hepsinden haberdar;insanları çeşitli vesileler ile sınar. Allah'ı tanıyan insanlar bu sınavların hemen farkında olur ve ne yapması gerektiğine o anda karar verir.Benim için aklı başında insan tanımına uyan insan budur.

Vahiy neden gelmiştir?
Görevler verilirken bile Hz.Muhammed sav dahi sen onların vekili değilsin sen tebliğ edensin neden denilmiştir?
İşte hep bu yüzden
Herkesin bir görevi vardır bir varlık sebebi vardır
Ve inanıyorum ki bizim insan olarak görevimiz can almak değildir.
Yanlışı düzeltmek,uyarmak,gerekirse gerektiği ölçüde mücadele etmek 
Ama kınayarak değil,ama haddimizi aşarak değil
olmuşsa buna misli ile karşılık vermek bize düşmez
Azim sıfatı ve Cabbar sıfatıyla muamele etsin Mevlam....
Selam ve Dua ile Kalınız...

Halide Edip Adıvar / Sinekli Bakkal


Zamanı değildi belki de içinde fazlaca bilmediğim kelime var sayfa altlarında açıklamaları var ancak okuma hızımı epey düşürdü bunalttı ve ben hiç o modda olmadığım için okuyamadım 70 inci sayfada bırakmak zorunda kaldım kendimi aslında çok zorladım ancak olmadı konu olarak ilgimi çekti harika ilerliyor ama ah o bilinmedik kelimeler yok mu ? Aşırı bir yavaşlatıyor insanı ve sabırsız bir dönemse ıhh gitmiyor en azından bende öyle oldu belki ileride daha sakin bir dönemim de tekrar okumayı denemeliyim .Sevgilerimle...

11 Şubat 2015 Çarşamba

WHATSAPP WEB SÜRÜMÜNDE GİZLİLİK HATALARI

WHATSAPP WEB SÜRÜMÜNDE GİZLİLİK HATALARI

700 milyon kullanıcısı olan anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp’ın web uygulamasında gizlilik açığı bulundu.


Popüler anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp’ın web uygulaması uzun zamandır bekleniyordu. Yakın zaman önce mobil uygulamaları masaüstü ile senkronize ederek kullanma imkanı sunan WhatsApp Web’te gizlilikle ilgili açıklar ortaya çıktı.
17 YAŞINDAKİ BLOGCU RAPOR YAYINLADI
17 yaşındaki güvenlik blogcusu olan Indrajeet Bhuyan, web servisiyle ilgili sorunları anlatan bir rapor yayınladı. Belirtilenlere göre gizlilik ayarları mobil uygulamada iyi çalışmasına rağmen web tarafında sorun var. Bhuyan, mobil uygulamada gözükmesine izin verilmeyen görsellerin web tarafında görüntülenmesinin mümkün olduğunu belirtti. Kısaca böyle bir durumda görselin aslında alıcı tarafından bulanık gözükmesi lazım. Fakat web hizmetinde ise bulanıklık olmuyor ve görsel rahat gözüküyor. Bu durum iki uygulama arasında (Mobil ve web yani) düzgün senkronizasyonun olmadığını gösteriyor.
PROFİL FOTOĞRAFLARINI HERKES GÖREBİLİYOR
Bhuyan’ın raporunda vurgulanan diğer nokta ise profil fotoğrafıyla alakalı. Profil resmi kısıtlı olanlar bile web üstünde gözüküyor. Web uygulaması kişinin fotoğrafını sadece arkadaşlarına görünecek biçimde ayarlaması halinde dahi fotoğrafın görüntülenmesine izin veriyor.

Kaynak:teknokulis

10 Şubat 2015 Salı

İnsan Olmak – Engin Geçtan



20150104_180744

İnsanı,hissettiklerini,çocukluğunda yaşadıklarının erişkinliğinde nasıl sonuçlar çıkardığını kısaca bizi ,ruhumuzu ve kıskançlık,yalnızlık,korkularımız gibi özelliklerimizin nerelerden geldiğini ve nasıl oluştuğunu harika bir biçimde anlatan psikoloji kitabıdır
Dili sade anlaşılır kesinlikle sıkıcı değil ,çok ama çok şey kattı bana yaşadığım duyguların kaynağına inmemi sağladı ve kendimi daha iyi anlamlandırmamı.Herkesin alıp okuması gereken bir kitap ,bizi bize anlatan öğreten en iyi kitap
Kitap yazıldığı tarihten bu yana güncelliğini koruyor çünkü insanlar hiç değişmiyor o kadar güncel ki demek ki diyorum kendi kendime biz hep aynıyız yaşadıklarımız,hisettiklerimiz ve yaşadıklarımız sonucunda yaptıklarımız bu tabi ki yazarın başarısı ve bilgi birikimi.


Satılık ya da güvenilir bloglarla takas

merhaba arkadaşlar 13 tane kitabım satıldı kalanlar bunlar isteyen olursa mesaj yazabilirler




Halkalı Köle / BEKİR YILDIZ

Kütüphaneden edindiğim bir kitap...Ancak kütüphanemde olmasını isteyebileceklerimden biri...


Niye bu kadar güzel yazmışsın ? Ya da seni bana güzel gösteren nedir?Neden böyle güzel kaleme aldığını bilemiyorum seninle ilk defa tanışıyorum Bekir Yıldız; ancak neyin hoşuma gittiğini biliyorum,sosyal konulara değinmen,sosyal yaşantıları gün gibi apaçık akıcı bir dille anlatman ve evlilik hakkında güzel tespitlerin.
Roman ;evlilik üzerine kurulu ,insan yaşamını ve hayatın içinde akıp giden bizleri anlatıyor.
Ben bu tür romanları seviyorum,
Özellikle sosyalizme yakın arkadaşların kitaptan çok hoşlanacağını düşünüyorum ama bu demek değildir ki başkaları hoşlanmayacak,bekar arkadaşlar okurken evliliğe dair düşüncelerinde değişme bile olabilir o kadar sarsıcı düşünceleri var yazarın ,aslında yazar sanıyorum ki baş kahramanın gözünden anlatmak istediklerini anlatmış ,söylemek istediklerini söylemiş.
Aslında nasıl halkalı köleler olduğumuzu anlatıyor
Okuyunuz efendim,okuyunuz ve yorumlayınız
Sanat sanat içindir gibi bir kaygısı da yok ayrıca bu kitabın ne anlatmak istemişse onu akıcı bir dille süslemeden bize anlatmış.


ayrıca filmide var belirtmiş olayım aratma yaparsanız çıkacaktır
http://www.sinematurk.com/film/3643-halkali-kole/

6 Şubat 2015 Cuma

Ne Okuyorum..

Bekir Yıldız Halkalı Köle

kayseri ili kocasinan merkez ilçesinin belediye başkanıdır. inşaat mühendisidir.
1933 yılında urfa'da doğmuş, matbaacılık yüksek okulunu bitirdikten sonra genç yaşlarda para kazanmak için işçi olarak almanya'ya göç etmiştir. burada bir fabrikada uzun süre çalışmıştır. döndüğünde bir matbaa açmış ve kitap yazmaya devam etmiştir. çok sayıda hikayesi ve romanı bulunmaktadır. bir dönem belediye başkanlığı da yaptıktan sonra 1998 yılında vefat etmiştir.herkesin normal sayarak ilgilenmediği konuları ve kıyılarda kalmış insanların hikayelerini en iyi anlatan yazarlardan biridir. ilk yazılarını 1953 yılında istanbul da çalışırken yayımlamışsa da ağır çalışma koşulları nedeniyle devam edememiştir. 1962 yılında almanya ya giderek 4 yıl orada değişik işler yapmıştır. döner dönmez almanya daki işçilerin sorunlarını anlatan ilk kitabını yayınlamıştır, türkler almanya da.. reşo ağa adlı kitabından sonra yayımlanan kara vagon 1968 may edebiyat ödülünü almıştır.

4 Şubat 2015 Çarşamba

Nadir kitap,kedili kitap

http://www.nadirkitap.com/kedi-yuruyusu-derya-aydin-kitap4023655.html

bu kitap kedisever arkadaşlarımın ilgisini çeker belki

29 Ocak 2015 Perşembe

ŞUBAT 25 E GÜN ALINDI HAYDİ HAYIRLISI

29.01.2015 EVİMDEYİM HUZUYLUYUM YAKLAŞIK 15 GÜN BİR ARA BOŞLUĞUM VAR AYIN 25 İNDE TOMOGROFİ ,KAN VE MR SONUÇLARIMLA ONKOLOGUMDA OLACAĞIM ALLAH NASİP EDERSE.BU NEDENLE 15 GÜN ÖNCEDEN YANİ ŞUBATIN 15 İ GİBİ BAŞLAYACAĞIM HASTANELERE GİT GELLERE BU 15 GÜN BANA TAVSİYESİ OLAN VARMI NELER YAPABİLİRİM BOL DİNLENMELİ TABİKİ AMA ONUN DIŞINDA BEYKOZA YAKIN YERLERE GİDECEĞİM AYRICA KİTAP TAKASINA DA AÇIĞIM TAKASLIK KİTAPLARIMI DA DÜZENLEYECEĞİM EN KISA ZAMANDA ,HE ALMAK İSTEYEN OLURSA DAHA ALA :d SATIŞ DAHA TERCİHİM ÇÜNKÜ YENİ KİTAPLAR ALMAK İSTİYORUM KENDİME YENİ BİRDE KÜTÜPHANE HAYALİM VAR BAKALIM NASİP OLURSA ,BANA NEŞE VEREN ŞEYLER YAPMAK İSTİYORUM 15 GÜN NE KISA AMA İNŞ TOMOGRAFİ VE MR IM DA İYİ ÇIKARSA YENMİSSEM KANSERİ BİR RAHATLAYACAĞIM Kİ SORMAYIN HADİ HAYIRLISI OLSUN
DUALARINIZI EKSİK ETMEYİN İNŞ BENDEN

27 Ocak 2015 Salı

!F İSTANBUL’UN 2015 PROGRAMI AÇIKLANDI

!f-istanbul-2015-afisi-45-379-2

42 ülkeden 115 filmin gösterileceği 14’üncü !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, 12 Şubat’ta İstanbul’dan yola çıkıyor, 26 Şubat-1 Mart tarihlerinde de Ankara ve İzmir’e uğruyor!
Bu yıl 14’üncüsü düzenlenen !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, “Kalbine bak, yerinde mi?” sloganıyla 12 Şubat’ta İstanbul’da sinemaseverlerle buluşacak. Brezilya’dan Endonezya’ya, Hindistan’dan Kenya’ya 42 ülkeden 115 filmin gösterileceği festival, 26 Şubat-1 Mart tarihlerinde de Ankara ve İzmir’de gerçekleştirilecek.
Sinemaseverlerce merakla beklenen !f İstanbul’un 2015 programı da açıklandı. Keş!f, Digiturk Galaları, !f music, Oyun, Aşk & Başka Bi’ Dünya, Gökkuşağı, Sanat Hayat İçindir!, Ev, Karanlık ve Köşeli, !f Kült, Özel Gösterimler, Aziz(e)ler, Şairler ve Meczuplar ve !f Kısalar olmak üzere 13 bölümden oluşan festival, Tim Burton’ın Big Eyes filmiyle açılış yapacak.
Festivalin tanıtım filmi:

Elden Ele İki Kuşak Bir Sergi

ERTUĞRUL ATEŞ-NEZİHE BİLEN ATEŞ
Elden ele iki Kuşak bir sergi: Ressam Ertuğrul ateş ile Nezihe bilen’in birlikte gerçekleştireceği resim sergisi 4 Şubat ………. Günü 75. Yıl sanat galerisinde Açılıyor. Iki Adana’lı ressamın farklı dönemlerinden işlerle gerçekleştireceği sergi 15 gün süreyle Adana’lı hemşehrileriyle Buluşuyor. 10942483_857074681002853_2087923312_n Iki sanatçı farklı kuşaklardan olmakla birlikte sanat anlayışlarındaki benzerlik ayrıca dikkat çekici bir olgu. Iki sanatçıda “insan” kavramına kendilerine Özgü üslupları ile oluşturdukları eserleri ile buluşup ” sorunlara- sorulara” cevap arıyorlar. Farklı yaşam koşulları farklı dönem çalışmaları vede farklı kuşaktan olmalarına rağmen izleyicinin dikkatine sundukları şey”insan” ve onun ” içsel maceraları”. Bu toprakların gerçeküstü enerjisi sanatçıların yapıtlarında kendi Özgün üslupları ile sorular soruyor cevaplar arıyorlar. Onların bu ilk birlikteliğinde Adana’lı sanatseverlerle buluşması ise ayrıca dikkat çekilecek bir durum. Daha sonraki dönemlerde bu tecrübeyi yurtdışına da taşıma projeleride gündemde.

Mim:Kendi Kitabım


Kitap Eyleminden gördüm ve bende katılayım dedim

1) Bir kitap yazmaya karar verdiniz, türü ne olurdu?

Şiir kitabı yazardım ben ,roman yazabileceğimi sanmıyorum ama yazmışda olsam türü psikoloji olurdu yada kişisel gelişim yani insanla ilgili konularda olurdu 

2) Bu kitabı bir serinin başlangıcı mı yoksa bağımsız bir roman şeklinde yazardınız?

Bağımsız şekilde yazardım seri olmazdı benim yazacağım kitap ama şiir kitabına odaklandığım için seri de olabilirdi

3) Kitabınızın baş karakterlerinin ya da karakterlerinin isimlerini ne koyardınız?

şiir kitabında karakter yaratmama gerek kalmazdı ,kendi yazdığım bir sürü şiirim var ama ne zaman olur bilemiyorum şiir kitabı çıkarmayı isterdim

4) Her yazarın etkilendiği yazar ya da yazarlar mutlaka vardır, sizinkiler hangileri?

sabahattin ali nin şiirlerini çok seviyorum,cemal süreya ya aşığım ,orhan velinin kendine has üslübu süperdir ve edip canseveri çok başarılı bulurum 

5) Kitabınızın nerede geçiyor olmasını isterdiniz? Kasaba, şehir veya köy? Ya da kitabınız kurgusal bir dünyayı anlatıyorsa orası nasıl bir yer olurdu?
İstanbul temaları olurdu yada kafamda yarattığım ütopik bir dünya var şiirlerimin içinde o dünyam olabilir.

6) Kitabınızı ilk kime imzalayıp verirdiniz? 

Annem olurdu bu kişi

7) Gelelim en önemli soruya, kitabınızın ismi ne olurdu? 
Hayatla ilgili bir başlık seçerdim genelde hayat temalı konularda şiir yazdığım için ama şiir kitabına isim bulmakta çok zor.Sonra düşüncem bunu :Dşuanda karar veremiyorum bir sürü isim geliyor ama çekici kılmak da lazım ki okunabilsin ilgi çeksin ki ben şiir kitaplarının ilgisiz oldugunu düşünüyorum


8) Sizin kitabınızı en güzel şekilde anlatan üç kelime ne olurdu?

hayat
sevgi
karamsarlık :D
zıt ama malesef öyle benim şiirlerim karmakarışıktır
belkide hayatın içinde herşeyin var olduğundandır

18 Ocak 2015 Pazar

............(şiir)

şarkı dinlerken şiir yazmayı seviyorum bu şarkı ile okumanızı tavsiye ederim.Sevgiler....
............
Her an son dakikaymış gibi
her nefes son nefes gibi
gördüklerim ve duyduklarım sonsuzmuş gibi
bir satır yetmemiş gibi
haykırsam sonu gelmeyecek gibi
bitmeyecek tükenmeyecek gibi
kör kütük gibi yaşamak gibi
susmak
konuşmak
dilemek
dillenmek
koşmak
engin denizlerin derinliklerinde süzülmek gibi
bulanık bir düş gibi
omuzlara binen yük gibi
yetmeyen satırlar,
anlatılmayan his gibi
sen gibi ben gibi
biz gibi
boş gibi
dolu gibi
dip gibi sığ gibi
mahzenlere hapsolmak gibi
aşk gibi nefret gibi
birde sonu gelecek gibi
hiç bitmeyecek gibi
hasar almış gibi
hayat gibi işte
ben gibi anlatılmamış gibi
yaşadım say gitsin
hiç yaşamadım gibi
derin bir ................................boşluk................................... gibi
Yazar : Hayatkitap
dipnot : şiirin başlığı ...... dır :) )

Süreci Tamamlamak

Epeydir bloguma giremiyorum çok şükür tedavim şimdilik bitti sayılır yapılacak olan pet-ct yada kolonoskopi ye göre bir yol izleyecekler sanıyorum ama ömür boyu sürekli kontrollerim olacak 3 ayda bir falan ilk etap için,
Onlar hiç önemli değil zor kısımları hamdolsun atlattım yaşadığım karşılaştığım ve bilgi olması amacıyla  herşeyi bugün yada yarın bloguma yazmayı planlıyorum Allah kimsenin başına vermesin ama verirse de belki yaşadıklarım ve kendime göre geliştirdiğim yöntemler ve doktorlarımın tavsiyelerinden birileri faydalanır ve faydam olur umuduyla yazıya dökmek ve kalıcı hale getirip okudukça hayatımın ne denli kıymetli olduğunu hep hatırlamak istiyorum
Şimdilik benden böyle ,yaklaşık 2 3 aydır dışarı çıkamıyorum inş ışın ve kemoterapinin etkileri üzerimden geçince çıkabileceğim o günleri iple çekiyorum
Hamdolsun her halime ayaktaysam bile bir nimet
Sizlerde can acısız ve huzurla geçen her gününüze şükür edin ,Allaha kulluk edin ve asla dünyanın geçici şeylerine takılı kalmayın Mevlam neyler neylerse güzel eyler
Hayırlı Günler Diliyorum
Koskocaman sevgiler

5 Ocak 2015 Pazartesi

CEBİMDEN KOCAM DÜŞTÜ / MÜZİKAL KOMEDİ (TEKSEM) 9 OCAK PROFİLO AVM

Sevgili Engelsiz_Sanat ın da aralarında olduğu bir gönüldaş olduğu harika işler yapan dostlardan
bahsedeceğim bugün size onlar engelsiz yaşam için el eleleler.TEKSEM ONLARIN ADI.Ne büyük gurur ne büyük şeref bence böyle bir gönle sahip olmak
Gamzeyi çok seviyorum
onu cidden hem işinden ötürü hem insanlığından ve samimiyetinden ötürü Allah cc için seviyorum onu
Gelelim biraz da yaptıklarına ettiklerine yeni haberlerle geldiler ve geliyorlar 2015 e ne güzel cici cici oyunlarla hemde,
umarım yollarınız amaçlarınız doğrultusu kadar ak pak olur
Gonlü ve işi güzel insanlara selam olsun

http://gamzeelibol.blogspot.com.tr/

Kadına şiddete hayır konulu yeni bir oyun-MÜZİKAL  geliyor (CEBİMDEN KOCAM DÜŞTÜ) ve engelsizsanat dan şunları duyuyoruz
İnsanları seviyorum... Tiyatroma Aşığım... her türlü engelli aşmak için geldik... ve bunun için savaşıyoruz... sanat engel tanımaz biliyoruz... 





Kitap Evi - Enis Batur

Enis Batur 
Kitap Evi


Tekrar okuyacağım ilk kitap olacak sanırım dingin bir kafayla okumam lazımdı,size de tavsiyem odur okumayı düşünüyorsanız,

Geleyim konusuna;yazarın denemelerinden oluşan 130 sayfalık ,bol bol not aldığım içindeki yazar ve karakterleri merak ettiğim bir kitaptı.Aslında bu benim için aradığım bir özellik ancak kesinlikle bir roman değil kurguyla harmanlanmış yazarın düşüncelerini ve bir karakter çerçevesinde aktarımı diyebiliriz.
Okumalı mıyım sorusuna cevabım evet olurdu ,
Nedeni yok ama aşırı da beni içine çeken bir özelliği de yok fakat kitaplarla oluşturulmuş çatısı ve karakterinin değilde asıl beni çekenin kurgusunun nizami bir temele oturtulup öyle yazılmış olması oldu.
Nitekim yazacak olsam ben de farklı bir kitap yazmak isterdim ,yazarın ağır,dingin,baskın karakterini içimde hissettiğim için olsa gerek o durağanlık bazı yerlerde beni soğuttu kitaptan
Ama beğenecek arkadaşlarım olacak eminim


Alıntılar:
Gün gelir yaşamın sıraya koymak demek olduğunu anlarsınız
İnsanın inanmasında bir gariplik görmem buna karşılık inandığına inanıyorsa işte o açmazdan çıkışın yolu yoktur(En çok beğendiğim cümleydi)
Herkeste rastlanır az çok marazını olağan gösterme endişesine

merak ettiklerim
Novalisin Gece Ağıtları kitabı
Humphrey kimdir
Webern dinlenecek :D




20 Aralık 2014 Cumartesi

Bilinmeyen Adanın Öyküsü-Jose Saramago



Su  gibi akıp giden kitap.
Aslında kısa fakat etkileyici hayatla birebir iç içe ve özgürlüğün ,cesaretin öyküsü
Bittikten sonra bile burada ne anlatmak istemişti dedirten bir kitap
Özellikle son 4 sayfasında kesinlikle ben bir daha düşünmek bir daha okumak bir kaç kere okuyup üzerine düşünmek istedim birazda Nuh tufanını andıran bir bölüm de vardı ama kırk yıl ugraşsam bu denli karışım yapamazdım herhalde anlatmak istediklerimle onu 
İçi bomboş kalın kitaplardan çok daha değerli benim için ve kütüphanemin baş köşesine geçti bile
Zira ben Saramago okumayı çok seviyorum