Sayfalar

18 Eylül 2013 Çarşamba

Geniş Zamanlar /Ayşe Kulin





Ayşe Kulinin okuduğum ikinci kitabı ve gene çok sevdim seviyor muyum ne bu yazarı :)

Kitap 114 sayfa  ve 6 öyküden oluşmakta.

ilk üç hikayede zengin ,çalışan modern hayatın içinde olan bir kadından bahsediyor.İsmi Ayla.Temizlikçisinin kızı Zeynebi yanına alıp büyütür onun zekasını farkeder ve kötü şartlardan kurtulsun hayatı kurtulsun okusun ve kendi ayakları üstünde dursun diye elinden geleni yapar ama hayatında öyle bir dönem geçirir ki Ayla eşi onu kendi en yakın arkadaşı ile aldatır ve daha sonrasını anlatmayacağım okuyun derim gerçekten hikayelerin hepsi birbirinden farklı ve güzel. Öykü okumayı seviyorum özellikle 2013 benim için bol öykülü bir dönem oldu.


Özelllikle Aydının geçtiği hikaye tüylerimi diken diken etti .Bu kitap okunmalı başka da birşey demiyorum.



Kabil / Jose Saramago



Dil ve anlatım: Anlatımı çok derin ve dili de farklı geldi başlarda ,garipsedim ,özümsemem zor oldu hatta kitabın ortalarına kadar o dile ısınamadım ama sonradan alıştım ve çok beğendim anlatımını o sonlanmamış cümleleri virgülle ayrılan cümleleri :)

Konu : Konu olarak Habil ile Kabili ele alıyor ,Saramago, bu romanda Hazreti Âdem ve Havva’nın oğlu, kardeşi Habil’in katili Kabil için bir yolculuk kurgulamış. Kabil’in zaman ve mekân tanımayan serüveni Eski Ahit diyarlarında geçiyor. Kabil le devam ediyor Kabilin kötü ruhundaki özelliklerin aslında kötü gibi görüdüğünü ,Yaratıcının belli bir yargılama adalet kavrayışının olmadığını kendince anlatmış inananlar için çok zor bir kitap hayatımda böyle bir kitap okuyacağım aklıma bile gelmezdi sanırım saramago bir ataist ve komunist fakat ben zıt görüşleri bu kadar hivicli ,sert ve bu kadar okunası şekilde anlatıldığını ilk kez görüyorum ve çok beğenerek okudum

İyi bir kitap okumak isteyenlere rahatlıkla tavsiye edilir. Saramago'nun duraksız çağlayan kelimelerden kurduğu evrene ilk kez gireceklere de tavsiye edilir,din, tanrı ve insan üzerine düşünmek isteyenlere de tavsiye ediyorum

Çeviri olarak da çok başarılı buldum her ne kadar anlamasam da yabancı dilden buna şurdan karar verdim bu kadar hicivli bazı yerlerde çok sert kelimeleri olan ve sert eleştirileri olan ,bolca düşündüren ve sıkmayan ayrıca bir yanıda esprili bir kitabı çevirmek gerçek bir başarı olsa gerek


Alıntı İbranilere Mektup 11: 4:

"Habil, imanla, Tanrı'ya Kabil'den daha iyi kurban takdim etti ve onun hediyeleri hakkında Tanrı şehadet ederek bununla şahid olduğuna şehadet olundu ve ölmüş olduğuhâlde bu vasıta ile hâlâ söylüyor."


bu alıntıya da bayılmıştım okuyunca beni güldürdü Saramago ki yaşadığım çoğu olaylar bunu özetlediği için onlara verilecek en güzel cevabım bu olabilirdi diye düşündüm

Bir erkekle bir kadın sucuk doldurma makinesi değildir, hormonlar son derece karmaşık şeylerdir, bir anda oluşmazlar, ne eczanede bulunur ne de süpermarkette, zaman zaman tanımak gerekir. (s. 13)

Habil ->
 Efendinin lütfuna en iyi şekilde mazhar olduktan sonra, ömrü en kötü biçimde sona eren biri. (s. 15)

Yasak meyve -> Buramda kaldı dedi adem, boğazına dokunarak. (s. 18)

Gökyüzünde de çok gülümseniyordu, ama her zaman meleksi bir şekilde ve hafif bir hoşnutsuzluk ifadesiyle birlikte, sanki mutlu olmaktan özür diler gibi. (s. 24)

Kabil ile Habil dünyanın en iyi dostuydu, kardeş gibi bile gözükmüyorlardı. (s. 30)

İnfaz eden kol bendim ama hükmü veren sendin. (s. 32)

Hayatta neden ve niçin olduğunu bilmeden çocuk yapmaktan başka hedef olmaması çok kötü. (s. 34)
Kuşku duymak uzun yaşamış olmanın ayrıcalığıdır. (s. 41)

Burada otomobiller ve otobüsler yok, trafik işaretleri ve ışıkları yok, yeraltı geçitleri yok, binaların cephelerindeki ya da evlerin çatılarındaki reklam duyuruları yok, kısacası modernite, modern yaşam yok. Ama hepsi gelecek, ilerlemenin kaçınılmaz olduğu, ölüm kadar – ve yaşam kadar- kaçınılmaz olduğu daha ilerde bilinecek. (s. 42)

Kabil kafasının içinde yaşamını evirip çevirdi ve bu yaşama hiçbir açıklama bulamadı. (s. 52)


İnsanların tarihi tanrı’yla anlaşmazlıklarının tarihidir, o bizi anlamaz biz de onu anlamayız. (s. 76)

Belirsizliğin yolu başlangıçta dardır, ama onu genişletmeye hazır biri elbette olacaktır, bir halk özdeyişini tekrarlarsak, belirsizlik yemek yemek ya da kaşınmak gibidir, önemli olan başlamaktır. (s. 86)

Kimse tek kişi değildir. (s. 100)

Gelecek önceden yazılıdır, ama biz bütün bunların yazılı olduğu sayfayı okumayı bilmiyoruz. (s. 102)

Gerçekten insanların yaşamı hak etmediklerini mi düşünüyorsunuz, diye sordu kabil, şaşırmıştı, Bizim söylediğimiz bu değil, söylediğimiz ve tekrar ettiğimiz şey, insan varlıklarının, bilinen bütün zamanlar boyunca davranış tarzları dikkate alındığında, yaşamı, karanlık yanlarına rağmen, ki bunlar da çoktur, güzel, büyük, muhteşem yanlarıyla birlikte hak etmedikleridir, cevabını verdi meleklerden biri. Sonuç olarak bir şey söylemek diğerini de söylemek anlamına gelmez, diye ekledi ikinci melek. Aynı anlama gelmese bile kısmen aynıdır, diye ısrar etti kabil. Belki ama farklılık bu kısmen’dedir ve o da önemli bir farklılıktır, Bildiğim kadarıyla biz burada yaşamı hak edip etmediğimizi kendimize hiç sormadık, dedi Kabil. Eğer bunu kendinize sormayı düşünseydiniz, yeryüzünden silinmekte olmazdınız, Ağlamanın faydası yok, çok bir şey kaybedilmeyecek, cevabını verdi Kabil. (s. 134/135)
Hikaye bitti, anlatacak başka bir şey olmayacak. (s. 146)












16 Eylül 2013 Pazartesi

Stephen King - Çılgınlığın Ötesinde


                                                 

http://pinucciasbooks.blogspot.com/2013/09/yazar-aylar-eylul-stephen-king.html etkinliğinde okuduğum kitapın değerlendirmesi:
Ayrıca bu etkinlik için kendilerine teşekkür ediyorum



Bu kitabı şu şekilde özetleyebilirim bir korku kitabı değil,hikayesi klişe.Yazarın kitaplarını okumamışsanız bu kitapla başlamanızı tavsiye etmem ancak bir koleksiyonerseniz mutlaka bu kitabını da okumak isteyeceksinizdir.Kaldıki ben uzun zamandır Stephen King okumuyorum ama bu kitap ile bir kere daha yıkıldım okurken çok bunaldım

14 yıldır polis olan bir adamın Rose adındaki eşine yaptığı türlü eziyetleri anlatıyor bu kısımları okurken özellikle çocuk düşürmesi kısmı beni çok üzdü ağlayacak duruma geldim ki malesef böyle kocalarda yok değil bazen haberlerde şahit oluyoruz kocası tarafından öldürülen kadınlara çok acıklı malesef ki olan bir şey.
Aslında bu konuda çok konuşmak istiyorum ama başka zaman başka bir postum da özgürce düşüncelerimi yazmak isterim şimdi değil

Rose evden kocasının kredi kartını da alarak kaçar ki ne kaçış kartı alana kadar kadın o kadar korkmuş ki eşinden aklından neler geçiyor nasılsa beni öldürecek diyor ve bir cesaretle alıyor ve kaçıyor ve kendine yeni bir hayat kurmaya çalışıyor.Manyak koca karısını belli süre sonra izini gene buluyor polis olduğu için.
Saplantıların insana neler yaptırabileceğinin romanı diyebilirim.

Psikolojik gerilim türünde yazılmış yani bir korku kitabı olarak almayın .



13 Eylül 2013 Cuma

Mimlenmişim!



Hayatınızda hiç mucize olarak nitelendirebileceğiniz bir olay yaşadınız mı?
şimdi bu blogu okuyan tanıdıklarım olur diye bir olay var anlatmak istemem ama maille soran olursa sölerim :D onun dışında bir mucize daha yaşadım normalde ben dilenen kişilere pek para vermem nedense bende güven duygusu uyandırmazlar,
ama o gün şirinevlerde biri vardı yaşlı biri nedense ona para mı veresim geldi geçerken tek düşüncem şuydu aman neyse olsun sadakam olsun o bu parayı ne ederse etsin ben Allah rızası için vereyim dedim neyse ogün bitti 
sanırım bir hafta geçti ben çerkezköye okula dönüyordum
yolda yürürken bir inşaattan kocaman bir cam şişe atıldı belki bazı arkadaşlar saçma bulabilir ama tam ayak parmağımın ucunda patladı esnaf çıktı iyimisin kızım birşey varmı vs vs hastanelik durum varmı diye sordu ama bir adım değil azıcık birşey eğilmiş bile olsam o şişe başıma düşecekti ve fırlatanda çok şiddetli şekilde attı sonra işte sordum işte kim bu falan filan biraz deli biriymiş duyumlarıma göre.ama ogün beni koruyanın o sadaka niyetli verdiğim para olduğuna inanıyorum nedense Elbette koruyan gözeten mevlam ama onu o niyetle vermiş olmam belki beni orda korudu bana büyük ders oldu

Almayı düşünüp de alamadığınız ne var?
Hamdolsun şuanda birşey yok daha dün kulaklık aldım birde gözlük istiyordum saolsun eşim süpriz yaptı aslında gözlüğümün üstüne başkaları yattı ama benim hatamdı unutmuştum orda.ama üstüne yatmaları da eşimin ailesinin hatası idi.ben istemedim yinede ama gözlüğümü o kızın gözünde gördükçe yapılan davranış zoruma gidiyordu eşimde bana süpriz yapıp o gözlüğün daha güzelini daha iyisini aldı bana

 






Kıyafet konusunda takıntılarınız var mı?
spor ve rahat edeceğim şeyler giyiniyorum takıntılarım yoktur 
Nefret ettiğiniz huylar ve insanlar?
Kibir, yalan, iki yüzlülük ve en önemlisi başkalarını küçük gören, kendini kaf dağında sanan insanlardan hiç hoşlanmam.Kapımda köle olsalar yüzlerine bakmam o derece.Beni ilgilendiren kişinin yalnızca bana olan tavrı değil, çevresine karşı olan tutumudur.

valla aynı cümleleri kullandım çünkü Ya Leyl arkadaşımla birebir aynı görüşteyim bu kadarmı benzer insan ya :D aynıyız senle :D kardeşmiyiz neyiz töbe töbe heheheh :D
Sizi en net tanımlayan kelime?
Saf niyet olurdu sanırım.Malesef bazen saf olabiliyorum uyanığımdır ama safımdır biraz.İyi niyetlilik gibi birşey ama son üç senedir insanları gördükçe hayata evli olarak da devam edince insanları tanıdıkça o iyi niyet duygusu bende azalmaya başladı ben baya üzülüyorum ama elimde olan birşey değil demekki biraz masumiyetimizi yitiriyoruz zamanla ,yaşadıklarımızla.

Hayata yeniden gelme şansınız olsa hangi ülkede doğardınız?
Türkiyede doğmak isterdim yine.Çünkü ülkemi çok seven biriyim.

Tek başına bir insan keyiflenmek için ne yapabilir?
Uğraşmayı sevdiği herhangi bir şeye yalnızca kendisi için zaman ayırmak insanın keyfini yerine getirmeye yeter. Benim içinse kitap okumak,son ses müzik dinlemek,kütüphaneye gitmek,şiir yazmak,resim çizmek ,bağlama çalmak. Kendime ait çok fazla hobim var ama bunlar çok çok keyiflendiriyor beni.

Nikah masasında evleneceğiniz kişiden “Hayır” cevabı alsanız ne yaparsınız?
hiç bunu düşünmemiştim ama güvenmişimde oturmuşumdur yoksa çok zor yani bir akrep olarak oraya kadar gelmem çünkü özgürlüğüme düşkünüm ben ama biriniçok seversem bu özgürlüğümden ve kendimden bütün tavizleri verebiliyorum

İnsan kaderini mi yazar, kaderini mi yazar?
Aynı Hz Ademin o yasak meyveyi yiyeceğinin bilinmesi gibi ama bu seçimi yapan kendisidir.

Aklınıza gelen ilk İngilizce kelime?
Apple :D 

elmaya olan düşkünlüğümden olsa gerek bi gözlerimi yukarı kaldırdım o canlandı gözümde :D

İnternette sahip olduğunuz ilk nickname?
Sweetsinem di :D


Mimi yapmak isteyen tüm blog arkadaşlarıma yolluyorum takipteyim :D

ayrıca Ya Leyl çok ama çok teşekkür ediyorum mutlu ettin beni
bende mim görünce alla alla kim beni mimlerki dedim :D sonra baktım sen :D şaşırmadım beklediğim kişi sendin senden başka mim yapan olmaz bana :D çok samimi olduklarım var ama onların aklına pek gelmem :)

9 Eylül 2013 Pazartesi

Onüç Günün Mektupları

Cemal Süreya nın eşine yazdığı onüç mektuptan oluşuyor o kadar güzeldi ki mektup okumayı sevdiğimi söylemişmiydim bilmiyorum ama bu tarz çok ilgimi çekiyor hemde bir tarafta kendi el yazısı ile yazdığı mektupların olması harika bence.Mektup sevenlerin ve Cemal Süreyayı sevenlerin özellikle ilgisini çekecek bir kitap


ayrıca Cemal Süreya'nın gerçek adı Cemalettin miş


Alıntıladıklarım :








hep bir kızı olsun istemiş adını bile seçmiş cemal süreya













5 Eylül 2013 Perşembe

Hanım dilendi bey beğendi motifi ve blog tavsiyesi

internette onca araştırmama rağmen şöyle temelden bir anlatım bulamadım ama bu blog sayesinde ben bu işi çözdüm blogdaşlarım

kendisinin blogunu çok beğendim ve burdan kendisine çok teşekkür etmek istiyorum sayesinde yapabiliyorum Allah razı olsun eğer sizde bu tatlı blogu merak ettiyseniz buyrun burdan


http://ebrulikedi.blogspot.com




Bu aralar ben

bu aralar örgüye sarmış durumdayım :) bilenler bana link atarsa sevinirim ben kırlent için model arıyorum açıklamalı aslında birşeyler yaptım öğrendim biryerlerden ama onu da bitince sizlerle resim olarak paylaşacağım ama bardak altlığı modelleri daha değişik modeller yapabileceğim basit lif modelleri varsa açıklamalı link atarsanız yorum olarak sevinirim.Bu ara kitap okuyamıyorum okuyamama dönemlerimden biri gene geri geldi düğümlere üfleyen kadınları okuyrdum ama çok sıradan ve durağan gittiği için dayanamadım bıraktım belki devam ederim okuyan varsa yorumlayabilir okuyup okumamam konusunda.

2 Eylül 2013 Pazartesi

Yazar Ayları | Büyük Kitap Çekilişi

Yazar Ayları | Büyük Kitap Çekilişi


Yazar aylarının düzenleyicisi olan sevgili Pinuccia bu ay yazar aylarını daha da renkli hale getiren bir çekiliş hazırlamış.
Çekilişe katılmanın ana kuralı kitap bloğu olmak ve kitap eylül ayında okuyup yorumunu blogta paylaşmak.
Sizde katılmak ve ayrıntılı bilgi almak istiyorsanız tıklayın.

Yaş Mayalı Sandviç






Benim tariflerime bakan arkadaşlarım bilirler bir türlü poğaça yani aradığım gibi sandviç gibi poğaça yapmak istiyordum puf olsun istiyordum çünkü ben normal poça sevmeyen biriyim illa benim ki puf puf lcak daha önceden bir tarif yapmıştım ama onunda nedense alt kısmı sert olmuştu poça güzel olmuştu ama şükürler olsun bu seferki tarif tuttu her zaman yapabileceğim bir tarif tutturdum mis gibi kokuyor ve harika bir tadı oldu yumuşacık oldu boylarını biraz daha büyük yapabilirdim ama deneme amaçlı iki tanesini büyük yaptım sadece.

kendisine çok teşekkür ediyorum umarım tarifi paylaşmama kızmaz.


MALZEMELER:

1 yumurta
1 çay bardağı su
1 çay bardağı süt
1 çay bardağı sıvıyağ
2 yemek kaşığı şeker
1,5 tatlı kaşığı tuz
1 paket yaş maya (42gr.)
5 su bardağı un
üzeri için çörekotu




YAPILIŞI:

Bir cezve veya sütlüğe su va sütü kayun içine şekeri katıp ısıtın.Elinizin dayanacağı sıcaklıkta olmalı.
Karıştırarak şekeri eritin.Altını kapatın bunu derin bir kaseye dökün.İçine sıvıyağ ekleyin mayayı koyun.Yumurtanın beyazını katın sarısını ayırın , tuzu ekleyip unu azar azar eleyerek katıp hepsini yoğurun. Ele yapışmayacak bir hamur olunca bunun üstünü nemli bezle kapatıp bir saat bekleyin mayalansın.Hamur kabarıp mayalanınca elinizle cevizden biraz daha büyük parçalar koparıp yuvarlayıp yağlı kağıt serilmiş yada margarinle yağlanmış tepsiye dizin.Şekil verirken isterseniz içine peynir +maydanoz karışımıda koyabilirsiniz.Üzerlerine yumurta sarısı sürüp çörek otu serpip 180 derecedeki fırında kızarana kadar pişirin.Soğuyunca iç malzemesi koymadıysanız ortadan ikiye kesip kaşar ya da beyaz peynir koyarak servis yapabilirsiniz.Afiyet olsun.

31 Ağustos 2013 Cumartesi

Yeni takasdan gelenlerim

Bunlarda vikitapta hazal46 adlı arkadaşımla yaptığım takaslar sonucu gelenler.İkisi orta halli biri temizce olan kitaplarım özellikle ey insan için istemiştim zaten takası.Bende ona hiç okunmamış olan kırık kalpler tamircisi,bir kez okunmuş bir beslemenin günlüğü ve hiç okunmamış kadar temiz olan satranç adlı kitabımı takas yoluyla verdim  Güle güle okusun inş.


Lâ: Sonsuzluk Hecesi /Nazan Bekiroğlu



İlk ses, ilk kelime, ilk cümle, ilk yalnızlık duygusu, ilk erkek, ilk kadın, ilk aşk, ilk günah, ilk gaflet, ilk tevbe, ilk affediliş, ilk affediş, ilk gözyaşı, ilk tebessüm, ilk dokunuş, ilk yalan, ilk kayıp, ilk sürgün, ilk hata, ilk kırılış, ilk hüzün, ilk susayış, ilk acıkış, ilk sefa, ilk cefa, ilk yara, ilk tadış, ilk uyku, ilk rüya, ilk hastalık, ilk nimet, ilk ekmek, ilk kan, ilk sevişme, ilk kan, ilk anne, ilk bebek, ilk baba, ilk öpüş, ilk hırs, ilk kin, ilk edep, ilk edepsizlik, ilk dikbaşlılık, ilk kendini beğenme, ilk kibir, ilk ahde vefasızlık, ilk kurban, ilk terk ediş, ilk cinayet, ilk mezar, Azrail’in ilk görevi, bir oğlun babadan evvel ilk ölüşü, bir annenin evladını ilk defa yitirişi, ilk ölüm acısı, ilk vicdan azabı, bir kardeşin diğerini ilk kez öldürüşü… ve ilginçtir, hem ilkken hem de son olan ilk şey: cennette işlenen ilk/son günah.

Okuduğum kitap öyle bir çırpıda okunabilecek bir kitap değil adım adım ilerlemek gerekiyor böyle insanın beynine kazıyarak ilerleyesi geliyor her Rabbim kelimesinde sizde Rabbim diyorsunuz her ağlayışta her yasak şeyler anlatıldığında kendinizden pay biçerek düşündürüyor sizi.Sıkmadan bunaltmadan dini bilgiler vermiş yazar bilmediğim çoğu şeyi de bu kitapta öğrendim ben ,hem nazım hem şiir türünde bir eser.

Anlatmaya anlatamıyorum bile gece 2 de bitti kitabım öyle daldım ki bırakamadım elimden ne olursa olsun sonunu merak ediyordum çünkü.

Okumamış tüm arkadaşlarıma şiddetle tavsiye ediyorum.Şiddetle tavsiye olur mu oluyor işte :)

Bakış açım değişti diyemem ben zaten aynı bakış açılarındaydım ama şu dünyaya nasıl geldiğimizi,gelme amacımızın ne olduğunu Adem ve Havvanın yaradılışından ve yaşadıklarından öğrendim beni bu dünyayı sorgulamaya itti de diyebilirim kitap.

Bekiroğlu, şekil üzerinde bilgi verirken, “romanla mesnevi arasına düşmüş bir kalemle hikaye ettim” der. Aslında, tam da bu noktada Bekiroğlu’nun eseri de roman değil, anlatıdır. 

Eksisi: Fazlaca betimlemenin olduğu bölümler vardı yani o kısımlar daha duru daha az tutulabilirdi bence.



Alıntıladıklarım


İnsan olan her hesabı aşar da bir kendi sözcüklerinin ağırlığı altında ezilir.”


“Aklın almıyorsa, dedi, Adem, ey oğul, kalbine de mi sığmıyor?”


”Düştüm. Düşenin dostu Allah. Tut elimden kaldır beni…”



Bulmanın en sağlam yolu kaybetmek aslında.    



Ama aşk çok ağırdı. İkisinin de , aşkı tek başına taşıması mümkün olmayınca,ikisinin zembili de aşkı bir başına kaldıramayınca,bölüştüler yükü yarısını Âdem sırtlandı,aşkın yarısı Havva'ya kaldı. Nazan Bekiroğlu \LA (Sonsuzluk Hecesi)


"...Söyle, dedi Kabil, neden? Neden bana bu tutkuyu, bu arzuyu verdi? Ben'imin benliğini o arzuda seyrettirdi. Sonra da beni ben yapan yanımı koparıp atmamı istedi? Benimle Sidre'nin arasına ezelde o şeyi koyan kim? Sonra tutup, vazgeç, giyen kim? Bana bu nefsi veren, bu isteği, bu hevesi hamuruma katan, sonucundan niye beni sorumlu tutuyor? Kim kimi suçluyor?..."

"...Aşkının neyin üzerinde değil neyin altında durduğuna dikkat et. Sıralamana itibar et. Aşkı nefisten o zaman ayırırsın. Nefsinin altında bıraktıkların kadar eksik, üzerine koyabildiklerin kadar fazlasındır ancak..."

“… Ben kadınım, dedi Havva, ama bu benim sıfatım. Adımı henüz bilmiyorum. Sonra döndü Adem’e, aklına bir şey gelmişti. Sesi, bengisular gibiydi. Bana, dedi, bir isim ver, varlığım olsun. Durdu, aklından yeni bir şey geçti. Bana, dedi, sen isim ver, varlığım senin olsun. Bana öyle bir isim ver ki senin adının yanında dursun. Seni anan beni de ansın. Seni hatırlayan beni hatırlamadan olmasın. Bir ‘ile’ koy aramıza bizi birbirimize bağlasın…”


30 Ağustos 2013 Cuma

Semaver





Semaver hikayesi beni çok derinden etkiledi nedenini bilemem ama heralde öyle bir olayla karşılaşsam sanırım aynı şekilde ağlardım aynı şekilde tepki verirdi vücudum ve ruhum

Sait Faik in Bohça ,Semaver ve Şehri unutan adam öykülerine bayıldım bayıldım bayıldım

çoğu yazarla ilk tanışmam oluyor diğer arkadaşlar kadar kitap okumuyordum önceden belkide son 5 senedir epey okuyorum diyebilirim ve Sait Faik'in Semaver adlı kitabını öneririm bazen içiniz sıkıldığında açıp bir öykü okumak insanı öyle rahatlatıyor ki anlatılmaz.Her öyküsünde derin anlamlar var çözebilene tabi ki.Anlatacaklarını olay örgüsü içinde hissettirmeden kişinin kendi mantığı ile bir sonuca varmasını istiyor.

Semaver öyküsünde yüreğimizde katılaşmış duyguların birden o sıcacık semaver ile yeniden kıpırdadığını hissedeceksiniz.Ölümün karşısındaki acizliğimizi yaşayın okuyun ve yaşayın diyorum.Sindire sindire okuyun her bir öyküyü.



29 Ağustos 2013 Perşembe

Çatlak Kurabiye


tarifi http://hayatimdakidler.com/ dan aldım kendisine tekrardan teşekkür ediyorum


şeklen olmadı ilk denemem olduğu için biraz büyük yapmışım bir dahakileri daha ufak yapacağım 
birde benimkilerin üstünde pudra şekeri pek kalmadı nedense yuvarlayıp pudra şekerine batırdıktan sonra emdi o pudra şekerini onu bende anlamadım niye öyle oldu haliyle biraz sonradan serptim bende

Bu arada dışı ile içi ile harika oldu istediğim kıvamı tuttu yani.

  • 1 çay bardağı toz şeker
  • 1 yumurta
  • 1 Yemek Kaşığı Tereyağ
  • 1 paket vanilya
  • 1/2 paket kabartma tozu
  • 25 gr kakao
  • 1.5 çay bardağı un
  • 1.5 yemek kaşığı süt (istenirse portakal suyu)
  • üzeri için pudra şekeri..
  • Fırınımız 170 derece,süremiz 9-10 dakika.
1 bardak şeker
1 çay bardağı şeker(94 gr gelmeli) ile 1 yumurtayı güzelce çırparmalıyız

Bir yemek kaşığı hafif dışarda yumuşamış yağı ekliyoruz ve çırpıyoruz.
Un,kabartma tozu,vanilya ve kakao eklenir.
Kullanılan paket 25 gr olarak satılan kakaodur..Gramaja dikkat edilmelidir..
Bu karışımı eklerken mixeri kapatıp,. 1.5 kaşık süt de ekleniverilir…Sütü fazla koymaya çalışılmaz..
Benim ki biraz koyu oldu karışımım ben biraz daha süt ekledim bir kaşık kadar ekledim ve gene kaşıkla karıştırmaya çalıştım kıvamı elde yuvarlayabilecek şekilde olmalı macun gibi olacak daha sonra onu buzdolabında biraz bekleteceksiniz o sertleşecek bakarsınız elde yuvarlanacak gibi olmuşsa hemen yuvarlama işlemine geçiniz çok cıvık olmuşsa az birşey un katın 
ki ben katladım baktım ki koyu oldu demekki ben unu biraz fazla kaçırdım azıcık süt ile dengeledim o kıvamı

Bu arada fırınımız 170 derecede önceden ısıtılır
üç parmağınıza sığacak şekilde ufak toplar yapılır ve pudra şekerine bulanır.

tepsiye aralıklı dizilir çünkü yayılacak onlar biraz yayacak kendini.
üstüne bir parmağımızla hafif bastırma yapabiliriz
Üzeri çatlamış,hafif yassılaşmış,parmağını bastırsan üzeri çökecek gibi olmalıdır ve bu seviyede iken çıkarılmalıdır.az tutulursa fırında cıvık kalır içi çok tutulursa da sert olabilir.

Minik bir not: Bu tarif 1 ölçü için.Daha fazla yapmak isterseniz 2 ölçü yapmanızda fayda var.Bu arada topları çok büyük yapmayın.2.5-3 cm olsun çapı.Büyük yaparsanız çok yayılır.

Read more: http://hayatimdakidler.com/?p=161#ixzz2dLqpstyr

Ekleme: Oldu ya,buzdolabında beklettiniz ama bir türlü yuvarlayamıyorsanız elinizi  pudra şekerine bulayın,bir de öyle deneyin.
notlar için pınar arkadaşıma teşekkür ediyorum bizi böyle güzel bir tarifle karşılaştırdığı için ellerine sağlık

ben denedim istedim ki sizde deneyin aslında çok zor değil yapımı.
Afiyet olsun






28 Ağustos 2013 Çarşamba

Aşkın Gözyaşları 1










Okuduğum ilk kitabı yazarın gel gelelim ki bir çırpıda bitince ilerleyen günlerde diğer devam kitaplarını da okumayı düşünüyorum her ne kadar konulara hakim olsamda sanırım 5 6 kitap okudum mevlana ve tebriz ile alakalı ve bazı şeyleri ezberledim diyebilirim ama elif şafak ın yazdığı kitaptaki anlatılanla bunda yazanlar arasında farklılıklar da yok değildi.Kimya Hatunu farklı okudum ,aşklarını bambaşka okudum ve ilahi aşkı hissettim yüreğimde satırlarda .
Kitabın dili oldukça sade ve akıcı.
Hoş vakit geçirdim ve bilgilendim.



Hoca dediğin hem öğrencin olmalı hem öğretmenin. (sf.15)

Soğuk demir dövmek, bir eşeğin kulağına Yasin okumaktır. (sf.71)

Çok az insan kendi öz nefisleri üzerinde tefekkürde, sorgulamada bulunur. Aynada gördüğün fiziğindir, kalbinde gördüğün nefsindir. (sf.71 / 72)

-Şeytan şey midir, şer midir?
-Şeytan aşktan yana bahtsızdır o kadar. (sf.76)

Bir insanı çok seviyor ve iyiliğini istiyorsanız yarenlerini de fethetmeniz, mutlu etmeniz gerekir.(sf.111)

Korkuları ile yüzleşmekten korkan toplumların en kolay becerdikleri husus; aşkı lânetlemektir.(sf.115)

Acı, hassasiyetini kabuklaştırır insanın. Acı, alışkanlığa dönüşür bir müddet sonra. (sf.147)

Aydınlanmış insanlar yöneticilerin tutsakları olmazlar. (sf.178)















Sabahattin Ali Bütün Şiirleri




Harika bir kitaptı öncelikle bunu belirteyim şiiri seven herkesin yazarla tanışmasını isterim ki romanları dışında şiirde kendini kanıtlamış olması benim için bir artıdır ki şiirle başlamıştır edebiyat hayatına.

Ayrıca Hapishane şiirlerinden şarkı olmuş şiiri ve diğer bir çok şiirine hayran kaldım hele ki kendinden ruhundan dizeler içeren şiirler beni çok etkiledi kendimi buldum satırlarında.




alıntıdır: serrosevekitap.blogspot.com dan ...ayrıca blogunu ziyaret etmenizi isterim güzel bir blog







24 Ağustos 2013 Cumartesi

Leylim Ley

Leylim Ley
Döndüm daldan düşen kuru yaprağa
Seher yeli dağıt beni kır beni
Götür tozlarımı burdan uzağa
Yarin çıplak ayağına sür beni

Aldım sazı çıkmış gurbet görmeye
Dönüp yare geldim yüzüm sürmeye
Ne lüzum var şuna buna sormaya
Senden ayrı ne hal oldum gör beni

Ayın şavkı vurur sazım üstüne
Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne
Gel ey hilal kaşlım dizim üstüne
Ay bir yandan sen bir yandan sar beni

Yedi yıldır uğramadım yurduma
Dert ortağı aramadım derdime
Geleceksen bir gün düşüp ardıma
Kula değil yüreğine sor beni
 
Sabahattin Ali

21 Ağustos 2013 Çarşamba

Blogumu başka gmaile aktarma

Merhaba arkadaşlar bana yardımı dokunan tüm dostlarıma teşekkür ediyorum zaten ben blogu artarmanın yarısını yapmışım sonrada google dan arattığım bir yazı ile nasıl aktarılacağını keşfettim ve tabi iletime yanıt veren arkadaşlarımın da anlatımlarına bakarak blogumu başka gmail adresime aktardım ,Eğer böyle bir sorununuz olursa bende diğer arkadaşlarım gibi sizlere yardımcı olurum yaptığım aşamaları,sonuçta blog işleri gerçekten tecrübe ile oluyor yoksa öle bakakalıyorsun ekrana :))))

Tekrar teşekkürler yeni gmailimden herkese selamlar sevgiler

Blog Taşıma

blogu yazılarla beraber başka gmail adresimle açtığım bir blog adresine taşımak istiyorum nasıl yapıldığını bilenler varsa bana yardımcı olabilirlerse sevinirim...

20 Ağustos 2013 Salı

Kırlent arayışım ? Ve Dekorasyon

Bugün baya site dolaştım epey gezindim dekorasyon yapmak istiyorum evimde o yüzden kırlent yada dekoratif yastıklara ihtiyacım var en uygun nerden alabilirim daha önce almış yada fikri olan arkadaşlar yardımcı olursa çok sevinirim


bunlarda gezerken gördüğüm ciciler bayıldım bunlara

evamanya .com da

Kütahya Porselen Gözde 6 Kişilik 24 Parça 7546 Desen Yemek Takımı

5682_buyuk

130 tl fiyatı harika bayıldım 




Bernardo Cherry 33 Parça Kahvaltı Takımı


bunlarda fiyatı çok iyi geldi  459 dan 199 da düşmüş



dekorasyon olarak
P027.375607

Mikasa Moor Pembe Güllü Minik Çift Ayakkabı 23.90 tl





buda fırsat köşesinden 

48 Parça Kahvaltı Takımı
6 adet 20 cm pasta tabağı
1 adet 30 cm servis tabağı
3 adet 10 cm joker kase
2 adet 10 cm plastik joker kase kapağı
1 adet 10 cm joker kase kapağı
2 adet 8 cm joker kase
2 adet 8 cm plastik joker kase kapağı
3 adet 17 cm kare kayık
3 adet 17 cm kare kayık kapağı
1 adet emaye demlik
1 adet emaye demlik kapağı
5 adet çay fincanı
6 adet çay fincan tabağı
1 adet plastik fanus
1 adet plastik fanus kapağı
1 adet tuzluk
1 adet biberlik
6 adet yumurtalık

Güral Porselen Sami 47 Parça Kahvaltı Takımı - 6 Kişilik 284.tl




Dekoin Dekoratif Işıklı Melek Küre - Orta

Img_7233
fiyatı 16.90