Sayfalar

22 Nisan 2014 Salı

Kanser Hastaları İçin Yaşamsal Öneriler

Kanser Hastaları İçin Yaşamsal Öneriler


Memorial Ataşehir Hastanesi Medikal Onkoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Betül Öztürk kemoterapi sürecinde dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.
Kanser hastaları için kemoterapi ilaçlarının saç ve kaş dökücü etkisi, hasta için ruhsal çöküşe neden olabiliyor. Oysaki; kadınlar için kabusa dönüşen kemoterapi süreci, hastalık öncesindeki gibi güzel ve bakımlı olarak geçirilebiliyor. Kadınlar için hayat kurtarıcı peruklar, kaş dövmeleri ve kirpiklere kalıcı makyaj, hastalara moral veriyor.
Kanser hastalarının özellikle kemoterapi sürecinde hastalığın seyrine olumlu etki yapacak bir beslenme tarzı benimsemesi çok önemlidir. Hastanın beslenme düzeni; kan değerleri ve bağışıklık sistemine göre belirler.

Kemoterapide “akıllı ilaçlar” artık saç dökmüyor!

Kanser tedavisinde, hedefe yönelik uygulanan “akıllı ilaçlar” sayesinde, saç ve kaş dökülmesi sorunu ortadan kalkmaktadır. Vitamin takviyesi gibi yürütülen kemoterapi tedavilerinde artık ağızdan alınan ilaçlar kullanılmaktadır. “Akıllı ilaçlar”, tümör hücresini tanıyıp o hücre üzerinde çalıştığı için, sağlıklı hücrelere yan etki yapmamaktadır. Güncel tedaviler ve sürekli yenilenen ilaçlar sayesinde kanser hastalarının yaşam süreleri her geçen gün uzamaktadır. Özellikle; meme, kolon, rahim ağzı, ve prostat kanserleri erken evrede yakalandığında kesin olarak tedavi edilebilmektedir.

Kanser hastaları güçlü bir bağışıklık için iyi beslenmeli

Kansere karşı hücresel düzeyde etkileri gösterilmiş olan sebze ve meyveler, her gün 2 öğünde düzenli olarak tüketebilir. Kabuklu elma, armut, muz, ananas, kivi, portakal, çilek, kayısı, limon şeftali, siyah üzüm, brokoli, ıspanak, lahana, soğan, marul, yer elması, karnabahar, sarımsak, havuç, salatalık, domates, kırmızı biber, turp gibi sebzeler, zeytinyağı ile günlük pişirilip günde 5 -6 porsiyon olarak tüketilebilir. Mide şikayeti olmayan hastaların salata olarak çiğ halde tüketmelerinde bir sakınca yoktur. Sebzeler yenmeden önce 4-5 kaşık elma sirkesi konulmuş suda bekletilmelidir. Yine pişirme esnasında; soğan ve sarımsak çok iyi kıyılmalıdır.

Kanser hastaları bunlara dikkat etmeli!

  • Doğal ve sağlıklı besinler, taze sebze ve meyveler günlük olarak ana ve ara öğünlerde mevsimine uygun olarak tüketilmelidir.
  • Kemorterapi sırasında yanlış beslenme, mide şikayetlerinin yanı sıra aşırı kiloya da yol açar. Şekerli ve unlu gıdalar bunun en önemli nedenidir. Esmer şeker tercih edilmeli, beyaz ekmek yerine tam buğday unundan yapılmış çavdar ekmeği tüketilmelidir. Katı veya iç yağ, margarin kullanılmamalıdır.
  • Az miktarda ayçiçeği ya da zeytinyağı tercih edilmelidir.
  • Bol su içilmesi önemlidir.
  • Hastaların kemoterapi sürecine girmeden önce kullandıkları; tansiyon, kolesterol, şeker ya da başka kronik hastalıklara yönelik ilaçları varsa, bunları kesinlikle bırakmamalıdır.
  • Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastaların ilaçları da, onkoloji uzmanı tarafından düzenlenecektir.
  • Ortopedik yatak ve yastık tercih edilmeli, 8 saat uyunmalıdır.
  • Bulaşıklar elde değil makinede yıkanmalıdır.
  • Kanser hastaları bunlardan uzak durmalıdır!
  • Fazla süt ( günde 1-2 bardaktan fazla) ani kan şekeri düşüşü ve yükselişi yaratacağından tavsiye edilmez. Onun yerine 250 gr – 500 gr arası yoğurt veya ayran çökelek olabilir.
  • Kırmızı et miktarı azaltılmalıdır. Protein; beyaz et, peynir, baklagil gibi diğer protein kaynaklarından alınmalıdır.
  • Aşırı yağlı ve ağır yemeklerden uzak durulmalıdır.
  • Şeker oranı yüksek gıdalar tercih edilmemelidir.
  • Narenciyelerden greyfurt, kemoterapi alan hastalarda, ilaçlarla etkileşime gireceği için kullanılmamalı, portakal ve mandalina tercih edilmelidir.
  • Yüksek dozda vitaminler kullanılmamalı, vitamin almadan önce doktora danışılmalıdır.
  • İçeriği bilinmeyen karışımlar asla tüketilmemelidir.
  • Meme tümörlü hastalar soya ve keten tohumu kullanmadan önce mutlaka doktoruna danışmalıdır.
  • Kanser hastaları vücudu aşırı yormayan ve zevk alabilecekleri sporları tercih etmelidir.
  • Cilt kuruluğuna karşı bol su tüketmelidir. Suyun tadından rahatsız olan hastalar bitki çayları içebilir.
  • Telefon kanser hastaları için sohbet aracı olmamalıdır. Kısa görüşmeler yapılmalı, kulaklık kullanılmalıdır.
  • Diz üstü bilgisayarı kullanırken, bilgisayarın masada olmasına dikkat edilmelidir.
  • Televizyon kumanda ile birlikte düğmesinden de kapatılmalıdır. Bu sayede radyasyon yayılımı engellenir.
  • Kanser hastaları MR ve tomografi çektirebilir. Hastalarının X ray cihazından geçmelerinde sakınca yoktur.

Kemoterapi Alan Hastalar Şu Hususlara Dikkat Ediniz !

Faydalı olabileceğini düşünüyorum

Kemoterapi Alan Hastalar Şu Hususlara Dikkat Ediniz !
PDF
Yazdır
E-posta
Günlük yaşam
  • Günlük yaşamdan asla kopmayın. Kendinizi hastalığa mahkum, hayatı sınırlanmış biri olarak kabul etmeyin, olabildiğince günlük yaşantınıza devam etmeye çalışın.
  • Siz ve aileniz “evde hasta var” düşüncesiyle bir hasta yatağı hazırlar, tüm gün bu yatakta pijamalarınızla ziyaretçi kabul ederseniz, tedavi sürecinde çok sıkıntı çekebilirsiniz.
  • Kendinizi iyi hissettirecek ortamlara girin.
  • Hayata olumlu bakmaya çalışın; yaşamdan zevk almayı amaçlayın, yaşam ve çevre size keyif versin.
  • Yakınlarınızla ve sevdiklerinizle sıklıkla görüşün.
  • Gazete, kitap okuyun, film seyredin.
  • Kendinize yapabileceğiniz uygun yeni hobiler bulun ve meşgul olun.
  • Kendinizi endişeli hissediyorsanız inanç ve yaşam şeklinize uygun bir destek grubu bulun, onlara katılın, duygularınızı paylaşın.
  • Hafif egzersizler uygulayın ancak ağır egzersizlerden kaçının.
  • Düzenli uyuyun.
  • Beslenmenizin aksamaması çok önemlidir. Beslenmenizi, özellikle sıvı gıda alımınızı kesinlikle bozmamaya çalışın.
  • Uzun seyahat ya da tatile gitmeden önce doktorunuza danışın.
  • Kemoterapi sırasında gebelik, çocuk edinme sizin ve bebeğiniz için bazı istenmeyen sonuçlara neden olabilir.
Beslenme
  • Beslenmenizi ala ihmal etmeyin. Düzenli ve olağan beslenmenize devam etmeye lütfen gayret edin. Bu konu çok önemlidir.
  • Özellikle kemoterapi sonrası birkaç gün keyifsizlik ve iştahsızlık olabilir. Bulantı ve kusma beslenmenizi olumsuz etkileyebilir. Bu durumda yemek kokusu olmayan sakin bir ortamda, az, ancak sık aralıklarla aşırı yağlı ve baharatlı olmayan yumuşak ve ılık yemekler yemek yemenizi kolaylaştırabilir. Unutmayın bu etkiler kemoterapi aldığınız günden itibaren en fazla dört gün sürer
  • Bol kalorili ve proteinli gıdalar tüketin. Ancak, her gün et yemek yerine haftanın bazı günleri kurubaklagiller (nohut, kurufasülye, mercimek vs), balık, tavuk, hindi, sebze ağırlıklı yemekler tüketebilirsiniz.
  • Sebze ve meyveyi ihmal etmeyin. Her gün en az iki tabak sebze ve meyve tüketin. Sebze ve meyve salatası yiyin, meyve suyu için.
Örneğin günde bir kez bir yemek tabağı yeşil salata ve bir kez meyve salatası yiyin. Günde 2 bardak ayran, 2 bardak süt, 2 bardak komposto için.
  • Özellikle kemoterapiyi aldığınız gün dahil olmak üzere takip eden 3-4 günü bolca sıvı gıda (su, komposto, hoşaf, ayran, meyve suyu, çay…) alın. Kemoterapi aldığınız gün ve takip eden 2 gün bu durum çok önemlidir.
  • Yumurta, peynir, yoğurt, süt, zeytin ve çikolata gibi besin maddelerini biraz daha fazla tüketmeye özen gösterin.
  • Tatlı gibi şekerli gıdaları yemenizde sakınca yoktur. Ancak bunları aşırı ve asıl yemek yerine tüketmek sakıncalıdır. Zira tek başına bu tür yiyeceklerden elde edeceğiniz kalori yeterli olmayacaktır.
  • Normal beslenebiliyorsanız ek ve özel beslenme gayretine gerek yoktur.
Temizlik
  • Kişisel bakımınıza, görünümünüze ve temizliğinize özen gösterin.
  • Hijyene dikkat edin, sık sık ellerinizi sabunlayın, tırnak diplerinizi temiz tutun, zira birçok mikrop vücudumuza ellerimiz aracılığıyla geçmektedir.
  • Ağız ve diş bakımınızı ihmal etmeyin, dişlerinizi fırçalayın, ağzınızı günde 1 kez sodalı su veya sabunlu su veya bu amaçla satılan özel sıvılarla gargara yapın.
  • Bazı mikroplar nefes yoluyla bulaştığından özellikle gribal enfeksiyonu olan kişilerle aynı ortamda bulunmamaya, sarılıp, kucaklaşmamaya dikkat edin. Havasız ve kalabalık ortamlarda fazla zaman geçirmeyin.
  • Genel vücut temizliğine dikkat edin, banyonuzu “üşütürüm” diyerek ihmal etmeyin. Hamam, sauna gibi uzun süreli banyo ortamları tedavi sürecinde bazı sıkıntılar oluşturabilir, tedavi sürenizce uzak durun
Ek tedaviler
  • Kemoterapi alacak olan hastalar mutlaka mevcut başka hastalıklarını ve kullandıkları ilaçlarıdoktoruna anlatmalıdır. Özellikle aspirin veya başka bir kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız, kortizon veya romatizmal ilaçlar kullanıyorsanız, diyabet ilaçları kullanıyorsanız doktorunuzu lütfen bilgilendirin.  Bazı ilaçlara tedavinin bazı dönemlerinde ara vermek gerekebilir; doktorunuz sizi bilgilendirecektir.
  • Aşı olmadan önce doktorunuza danışın.
  • Alternatif tedaviler, tedavinizi olumsuz etkileyebilir. Kemoterapi sırasında sakın bu yollara başvurmayın. Bu tür bir tedavi alıyorsanız doktorunuza haber verin.
Alışkanlıklar
  • Sigarayı bırakın. Sigara hem tedavinin etkinliğini azaltır hem de tedavi tamamlandıktan sonra hastalığın tekrarlamasına neden olur.
  • Alkol alışkanlığınız varsa bırakın ya da rutinden çıkarın.
  • Diğer bağımlılık yapıcı maddelerin kullanılması fiziksel ve psikolojik zorluklar getireceğinden tedaviyi imkansız kılabilir.
Dikkat; unutmayın:
  • Takibiniz sırasında hastalığınıza veya uygulanan kemoterapi ilaçlarına bağlı olarak sakıncalı ve istenmeyen durumlar gelişebilir. Bunların arasında en sık şunlarla karşılaşabilirsiniz:
Bulantı, kusma,
İştahsızlık,
Ateş,
Kanamalar, ciltte morarmalar,
Nadiren saç dökülmesi,
Halsizlik,
Kansızlık,
İshal.
Bulantı ve kusma ilaç aldığınız birkaç gün içinde olabilir. Doktorunuzun verdiği bulantı haplarını düzenli kullanın. Şikayetleriniz geçtiğinde o ilaçları bırakın. Bu yakınmalar sırasında tabii iştahsızlığınız da olur. Lütfen her şeye rağmen yemek yemeye, bol sıvı gıda almaya gayret edin. Aksi halde böbrekleriniz ciddi ve kalıcı hasarlar görebilir.
Kemoterapi alan hastalarda bulantı önleyici ilaçlar hafif ishal yapabilir. Eğer ishaliniz ağırsa, kötü kokuluysa, kanlı ise doktorunuza başvurunuz.
Kemoterapi alan hastalarda savunma hücreleri azalacağından ve zayıflayacağından siz de “ateş” gelişirse, bu durum çok önemli bir enfeksiyona işaret ediyor olabilir. Eğer ateşiniz varsa ve 24 saati geçmişse doktorunuza, mesai saatleri dışında ise Acil Servis’e başvurun, şikayetinizi ve kemoterapi almakta olduğunuzu söyleyin.
Burun, ağız, göz zarı altına kanamalar, idrar veya makattan kan gelmesi, cildinizde çürük alanları gibi morluklar oluşması ciddi bir kanamanın işaretçisi olabilir. Çünkü kemoterapi ilaçları kanama durduran hücreleri azaltabilir. Bu durumlarda doktorunuza veya Acil Servis’e başvurarak kemoterapi almakta olduğunuzu belirtin. Hipertansiyon ilaçları kullanıyorsanız düzenli devam edin.
Saç dökülmesi geçici bir durumdur. Unutmayın kanser çok daha önemli ve yaşamınızı tehdit eden bir sorundur.
Kansızlık kemoterapi ilaçlarına bağlı olarak gelişebilir. Kansızlık, çarpıntı, nefe darlığı, halsizlik, iştahsızlık, sinirlilik ve uykusuzluk nedeni olabilir.
  • Doktorunuzla koridorda, asansörde ayaküstü yapılan konuşmalar sakıncalı sonuçlar doğurabilir. Çünkü o anda doktorunuz başka bir konuya yoğunlaşmış olabilir ve siz araya girerek üstelerseniz hata yapabilir.Her türlü soru ve problemlerinizi, doktorunuzdan randevü alarak size ayrılan sürede ve muayene odasında sormaya özen gösterin. Unutma ihtimaliniz olan bilgileri tekrar sormak yerine yazılı isteyin. Bir sonraki geliş tarihinizi öğrenmeden ayrılmayın.
  • Kemoterapi günlerine mutlaka uyun. Kendi kendinize tedaviyi geciktirmeyin, aksi halde verilen ilacın etkinliği azalabilir, tümör hücreleri kuvvetli ve dirençli hale gelebilir. Herhangi bir nedenle (ailesel, parasal sorunlar veya başka bir doktora gitme isteği) tedaviyi terketmeden önce mutlaka doktorunuzla görüşün.
 http://www.akcigerplevrakanser-esogu.org/kemoterapi-alan-hasta-dikkat.html

21 Nisan 2014 Pazartesi

Takıntılarımız-Mim

-TAKINTILARIMIZ-


bu kadar mı güzel mim olur genelde kimse beni mimlemez niye bilmem heralde merak da edilmem :D ama ben mim cevaplamayı severim konu ilgimi çekmişse bu konuda tam benlik çoğu yerlerde sevgili http://umuthikayem.blogspot.com.tr/2014/04/taktim-ki-ben-bu-mime.html ile aynı olduğumu da görmedim değil :)



★ Yaz-kış çorapla gezerim.
Ayağım çok üşür benim hatta bu ara çorapla yatıyorum :D kemoşdan ötürü

 Saatim ses çıkarmayacak benim o tıkır tıkır ettimi asla uyuyamam




★ Başkasının saçına imkanı yok dokunamam!
Hatta kızların birbirlerini sap şup öpmesinden nefret ederim :D


 Benim evimde herşey yerli yerinde olmalı olamıyorsa da psikolojim bozulur çünkü huzursuz oluyorum dağılınca sanıyorum çoluk çocuk yok iki senelik evliyim misafirde gelmemiş ya :D alıştım düzene



 Erkeklerin sakız çiğnemesi beni ayar eder hiç sevmem hele şap şup ses çıkaranları elimden gelse sakızla boğarım 

 Telefonum olmadan eksiğimdir :) wc ye bile düşmüştür crush mı ne o zıkkım oyuna sarmıştım bir ara :D



 Kitaplarımın kırışmasına dayanamam asla satırları çizmem çizeni sevmem birde kapağı böle biraz kırılsa benim için bitmiştir takasa çıkarırım yada satarım

★ Yastığım olmadan uyumam bi yastığım var ayarı belli pamuk yastık o olmadan uyuyamıyorum cinslik işte :)nerdeyse hastanede yatarken bile alcaktım izin verselerdi

 Kolay kolay kimsenin yemeğini yemem.


          

Evimde sigara içirtmem 

 Yolda yürürken biri koluma yada çantama çarpmasına kıl olurum sinirlerim tepeme çıkar hele pazarlara hiç dayanamam 

★ tırnak kenarımdaki etleri elimle koparmadan duramam Not: artık yasak bunu yapmam kendimi zor zapdediyorum

Birde kitabı asla tam olmayan sayılarda bırakamam okuyorsam nerde olursam olayım illa 70 50 20 gibi tam sayılarda ara vericem yada 77 55 22 gibi sayılarda :) takıntı işte



-MİMLENENLER-


Yapmak isteyen tüm blogdaşlarımı davet ediyorum LeyL i ilk aklıma gelen Kitapeylemi yapabilir isterse ve diğer tüm arkadaşlarım

18 Nisan 2014 Cuma

GABRIEL GARCIA MARQUEZ'in Veda Mektubu..

GABRIEL GARCIA MARQUEZ'in Veda Mektubu..



bugün çok sevdiğim bir yazarı kaybettik mekanın iyi olsun sevgili gabriel



Tanrı bir an için paçavradan bebek olduğumu unutup can vererek beni 
ödüllendirse, aklımdan geçen her şeyi dile getiremeyebilirdim, ama 
en azından dile getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve 
düşünürdüm. 
Eşyaların maddi yönlerine değil anlamlarına değer verirdim. 
Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada, 60 saniye 
boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm. 
İnsan aşktan vazgeçerse yaşlanır. 
Baskaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim. Başkaları uyurken 
uyanık kalmaya gayret ederdim. Başkaları konuşurken dinler, çikolatalı 
dondurmanın tadından zevk almaya bakardım. 
Eğer Tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir, yüzümü güneşe çevirir, 
sadece vücudumu değil, ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım. 
Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı nefretimi buzun üzerine kazır ve 
güneşin göstermesini beklerdim. 
Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca Van Gogh resimleri çizer, Benedetti 
şiirleri okur ve serenatlar söylerdim. 
Gözyaşlarımla gülleri sular, vücuduma batan dikenlerinin acısını 
hissederek dudak kırmızısı taç yapraklarından öpmek isterdim. 
Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı... Gün geçmesin ki, 
karşılaştığım tüm insanlara onları sevdiğimi söylemeyeyim. Tüm kadın ve 
erkekleri, en sevdiğim insanlar oldukları konusunda birer birer ikna 
ederdim. Ve aşk içinde yaşardım. 
Erkeklere, yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının ne 
kadar yanlış olduğunu anlatırdım. Çünkü insan aşkı bırakınca yaşlanr. 
Çocuklara kanat verirdim. Ama uçmayı kendi başlarına öğrenmelerine olanak 
sağlardım. 
Yaşlılara ise ölümün yaşlanma ile değil unutma ile geldiğini 
öğretirdim. 
Ey insanlar! Sizlerden ne kadar da çok şey öğrenmişim. Tüm 
insanların, mutluluğun gerçekleri görmekte saklı olduğunu bilmeden, dağların 
zirvesinde yaşamak istediğini öğrendim. 
Yeni doğan küçük bir bebeğin, babasının parmağını sıkarken aslında onu 
kendisine sonsuza dek kelepçeyle mahkûm ettiğini öğrendim. 
Sizlerden çok şey öğrendim. Ama bu öğrendiklerim 
pek işe yaramayacak. Çünkü hepsini bir çantaya kilitledim. Mutsuz bir 
şekilde... 
Artık ölebilir miyim?

17 Nisan 2014 Perşembe

Ne okuyorum - Ayfer Tunç -

                                       
bu benim ilk Ayfer Tunç okumam olacak 17.04.2014

Sherlock Holmes - Peçeli Kiracı


Sherlock Holmes - Peçeli Kiracı


Kısa kısa hikayelerden oluşuyor kitap bir seyahatte yada çok zaman bulunmadığında çerezlik okunacak sherlock' un ağzından anlatılan güzel hikayelerden oluşuyor 10 üzerinden 8 veriyorum.Diğer kitapları kadar bağlayıcılığı yok bana göre ama yinede hoş ve okunası


en beğendiğim hikaye:

Üç Cumbalı Ev

Oğlu ölen bir kadının, Holmese gelip birilerinin evini yüksek meblağalara satın almak istediğini ve bundan şüphelendiğini söylemesiyle dedektifimiz kolları sıvıyor.

6 Nisan 2014 Pazar

Amak-ı Hayal

Amak-ı Hayal


Sizlere bu kitabı anlatmazdan evvel alıntılar paylaşmak istiyorum

İçindekiler
Sunuş
Birinci Bölüm
Aynalı Baba ile Konuşma
Yokluk Tepesi
Temaşa Bayramı
Daimi Dönüşüm
Arifler Meclisi
Azamet Sahası
Kaf ve Anka
Azamet Deryası
Sonsuz Bilmece
Ulular Meclisi
İkinci Bölüm
Manisa Tımarhanesi
Raci'den Sami'ye Mektup
Makam Düşkünü Bir Deli
İki Hafızın Hikâyesi
Akıllı Olduğunu Sanan Bir Deli
Birinci Bölüme İlâveler
Leyla'lı Mecnun
Leyla'sız Mecnunlar
Alemin Nasibi
Aynalı Baba'nın Ebediyyen Ayrılışı
Mutluluk
Bir Kahvede Yaşananlar
Gençlik iksiri


Bu fena mülküne ibretle nazar kıl, ey can, 
Gafleti eyle heba, hail değildir meydan. 
Hani Sultan Süleyman, hani İskender han ? Sat hezar ömrü sürür ile geçir sen bir an. 
Ne güle, bülbüle bakî a gözüm bağ-ı cihan, 
Kime yâr oldu muradınca felek — i devr — i zaman* 


Tamah ve hırsa uyup nejs ile mahkûr olma, 
Rahatın zail olur, nam-ı meşhur olma! 
Sohbet-i ârij-i billaha eriş dür olma, 
Saltanat — ı mesned — i dünya ile mağrur olma!*




Ya Rab! Hayatta nedir bu lezzet? 
Hayata rabteden bu garip kuvvet! 
Hayat ki bîbeka1
 pür derd-ü keder,2 
Yine emel o, nedir bu hikmet? 
Bir an bırakmaz insanı rahat, 
Bin türlü âlâm,3
 derd-i maişet, 
Çocukluğunda ağlar beşikte, 
Feryatla geçer o vakt — i ismet, Civanlığında bin türlü âmâl,4 
Şeyhudetinde5
 bin türlü minnet, 
Vakt-i ecelde mazı bir an, 
Bir an için mi bunca sefalet! 
Hatifi6
 bir ses verdi cevabı, 
Dedi: Hayatta bu zevk — ü kıymet, Akiller için seyr — i bedayi,7 
 Câhiller için yemekle şehvet. 
1
 Bîbeka: Ebedi olmayan, sona olan. 
2
 Pür derd-ü keder: Dert ve keder dolu. 
3 Alâm: Acılar. 
4
 Amâl: Emeller. 
5
 Şeyhuhet: İhtiyarlık. 
6
 Hatif: Gizli 
7
 Bedayi: Güzellikler 




Konu olarak tasavvuf ,ve öğütler içeren hikayeler olan çok rahatlatıcı ve öğretici hoşuma giden bana huzur veren bir kitap oldu.
Ben her hikayesini ayrı bir günde okudum bu şekilde daha çok tat aldım tavsiye edebileceğim bir kitap


31 Mart 2014 Pazartesi

Merkezefendi Köftecisi

Size bugün hastalıktan sonra doktorlar her şeyden yiyebilir dediği an ailemle gittiğim güzel bir köfteciden bahsedeceğim

Köftesi ızgarada satır köfte şeklinde başta sert gelebilir yada az pişmiş gibi algıladım ama tadı harika onun özelliği oymuş kıymadan değil içinde soğan baharat yok sırf etten oluşuyor ben tavsiye ediyorum size gidin yiyin diyorum ayrıca piyazını da beğendim hiçbirşeyi abartmamış adamlar bu tarz tatları seviyorum

Ama köfteler on numara :) resimlerde instagram etkisi vardır :D belirteyim Etcil bir yapınız varsa denemekte fayda var





30 Mart 2014 Pazar

Indila - Dernière Danse (Clip Officiel)






ah benim tatlı çilem.
çaren yok, yeniden başladın.
ben aslında önemsiz biriyimdir.
onsuz biraz kötüyüm.
tek başıma metroda dolaşırım
son bir dans.
büyük acımı unutmak için.
ah benim tatlı çilem.

dolaşırım gökyüzünde gündzü gece
dansederim rüzgarla, yağmurla.
biraz aşk bir parmak bal.
ve dans dans dans dans dans ederim
gürültüden korkup kaçtım
sıram mı geldi
yine canım acıyor
paris'te tek başımayım.
ve uçarım uçarım uçarım uçarım (völ völ völ kısmı)
bir tek umudum var,
yokluğunda çıktığım yolda.
sensiz hayatım tıpkı
vitrindeki önemsiz bir süs gibi.

ben bu çilem ile
kimin bedelini ödüyorum?
dinle kalbim nasıl harika
ben dünyanın çocuğuyum.

Ne okuyorum


22 Mart 2014 Cumartesi

Dönüşüm -Franz Kafka



Düzene ,işleyen çarkın dişlilerinin bozukluğuna,düzen içinde düzen kurmanın zorluğuna ve en önemlisi de düzen dediğimiz şeyin aslında düzensizlikten doğduğunu gözler önüne seren bir trajediydi benim için bu kitap.




Dönüşümü Can Yayınlarından okudum harika bir çeviri ile ...Tavsiye ederim
Detay veremesem de kitap bende derin izler bıraktı diyebilirim özellikle hasta dönemime denk geldiği halde su gibi aktı resmen içtim kitabı .ince okuması keyifli bir öykü kitabı.Ama öykü den çok romansı bence.



Böcekleşen ama böcekleştiğinin farkına varabilme yetisini kaybetmiş birini anlatır, bütünüyle çalışma toplumunun içine gömülmüş ve çalışma toplumunun ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçları olarak gören insanlarda kafayı duvara çarpma etkisi yaratan bir roman

21 Mart 2014 Cuma

Dünya şiir günü

Dünya Şiir Günü Kutlu olsun şiirleri çok seviyorum bu sebeple günün anlam ve önemine uygun bir  şiir paylaşayım

Ben Geldim



merhaba;ben geldim kiiiiiiii  birde saç yenilemesi ettim kemoterapiye girmezsem saçlarım artık böle :D

7 mart da sözlenmiştim ama 7 martta ameliyattaydım hayatta herşey bizler için işte aynı tarih. ama alınacak büyük dersler oldu elbette
evime geldim ameliyatım çok iyi geçti hamdolsun şimdi bir tek patoloji sonuçlarım ı öğrenmek kaldı.

doktorlarım ameliyatın çok güzel geçtiğini söylediler tümör temizlendi bağırsaktan 15 cm atıldı o bölge tamamen alındı başka yere hiç sıçramamış erken farkedildi belkide bu bir sınavdı ve böyle geçecekti erken farkedildi hamdolsun ben hiç şikayet etmedim halimden ya anlamasaydık ya halim düşmeseydi farketmeseydim son zamanda da iyice belirti vermişti şanslıyım Allahın sevdiği kuluyum ki farkettirdi sıçramadı bu bana verilen bir ders bir hak bir yaşam bağışı ve ben bunu en güzel şekilde değerlendireceğim inşallah.
zor bir altı gün geçirdim hastanede zorlu bir yola çıktığımın idrakindeydim ama sabırlıydım inatçıydım yenecek yenilmeyecektim hamdolsun bugünlere bugün 21. mart dikişlerim alındı yürüyebiliyorum hayatımda ilk kez korse giydim ilkleri yaşadım ilk kez bir annenin kızına şefkatinin dünyanın paha biçilmez en güzel sevgisi olduğunu ,hayatın aslında anne sevgisi olduğunu öğrendim ve öğrendiğim çok çok fazla şey var onlardan birini daha söyleyebilirim sanıyorum
Hayatı dolu dolu yaşamam gerektiğini ve eşyaymış poçalar börekler miş yok işte birilerine hizmet edeyim dört dörtlük olsunmuş bunların boş olduğunu anladım artık sadece kendi önce kendi sağlığım ve isteklerim daha sonra başkaları çünkü ben ameliyata girerken gülerek girdim herkes şaşırdı niye böle mutlusun diye çünkü ben gülerek de çıkacağım ve iyi olacağım dedim.Hamdolsun gözlerimi açan bana sağlığımı veren Allahıma .Ben bu süreçte bana dua eden herkese çok şey borçluyum aslında beni soran arayan hediye yollayan ,burdan blogdan bana moral olan yorum bırakan herkese çok ama çok teşekkür ederim sizin destekleriniz ve inancım ile girdim ve hamdolsun çok iyiyim Rabbim inş bir daha yaşatmaz.

Bana dua eden herkese çok teşekkür ediyorum
benimle bağırsak kanseri konusunda belirtileri vb konularda konuşmak isteyen belki hasta olan kardeşlerim olursa diye de mail bırakıyorum. destek yardım dua moral çok önemli.ben sizlerden gördüm belki  birileri de benden bilgi alır anlatır destek olurum
veya arkadaş olmak isteyen olursa bana yorum bırakan herkesle tek tek tanışmak mailleşmek isterim

disikurt44@gmail.com

Allaha emanet olun.Aranıza tamamen dönene kadar bu yazı kalsın arada belki yatarken bol bol kitap okuduğum için telefondan kısa kısa kitap yorumları girebilirim diye düşünüyorum

24 Şubat 2014 Pazartesi

Dualarınızı Esirgemeyin Kısa süreliğine ayrılıyorum aranızdan




Bugün bir aydır hastanelerde dolaşma serüvenimi bitirmiş bulunmaktayım uzun bir yolculuğa çıkıyorum belkide ama iyi olacağına inancım tam ,herşey insanın hayatında bir sınav hepimiz doğumumuz ne kadar gerçek ise ölüm de o kadar gerçek ve kesin.

Bu satırları yazarken hep kendime iyi düşünceler pozitif düşüncelerle motive etmek istiyorum belkide buna kendimi arabada inandırdım.Annem babam için acı eşim için acı ama benim için apayrı acı sizlerden sadece beni sevenlerden akşam yatağına yatmadan ettiği duaların içine beni de katmasını Rabbimin bu yolda bana yardım etmesini dilerseniz sevinirim.

Maalesef bağırsaklarımda tümör var,En geç üç güne kadar acil şekilde ameliyata girmem gerekiyor önce parça alınacak daha sonra ki süreçlerde duruma göre içim açıldıktan bakıldıktan sonra kemoterapi kararı netleşecek belkide gerek kalmayacakmış.
Tek dileğim bana dua etmeniz ....
olaki gelemezsem yazmazsam beni her zaman iyi ve hayata tutunmaya çalışan neşeli hayata insanlara olan sevgisini hiç kaybetmeyen bıcı bıcı minnak tebessümü dünyalar kadar bir kız olarak hatırlayın isterim.
Daha fazla yazamıyorum üzülmek de istemiyorum o yüzden yazabileceklerim bu kadar ,Dualarınızla iyi olacağıma inanıyorum

8 Şubat 2014 Cumartesi

thereadingladyy 'den Kitap kazandım

http://www.thereadingladyy.com/2014/01/cekilisim-var.html?spref=fb
adresinde çekiliş vardı son gün kıl payı katıldım ve yedeklerden bana güldü şans :D :D kitabı almayan adres yollamayan arkadaşa teşekkürler :) sayesinde bu güzel kitabın sahibi oldum
VE blog sahibesine de çok çok teşekkür ediyorum böyle güzel bir şey düşünüp bizleri sevindirdiği için

gerçek kitapseverler paylaşmayı bilir ve severler düşüncesindeyim ben.

7 Şubat 2014 Cuma

Karaca Tencere Seti-Kulplarında yanma sorunu

Yeni evlenen arkadaşlara burdan duyurum olacak tencere tava seti almak isteyen arkadaşlar ben 1.5 sene evvel bu seti aldım





ancak gel gelim ateşi kısık yapsan bile kar etmiyor e normal bazen ateşiyükseltmen icap ediyor kulpları hemen yanıyor ve asla tavsiye etmiyorum
Bir blog arkadaşım karacanın yeni modellerinden almış onunda kulpları yanmış ve servis işinde epeyce uğraşmış,
Ben açıkçası servisle falan uğraşmadım çünkü zaten onla uğraşacak zamanım olsa idi gidip set almaz tek tek alırdım tencereleri :D :D :D yada üçlü ikili falan filan

nihayetinde yanmaz denen kulplar yanıyor bilginiz olsun gelin adayı arkadaşlarım

6 Şubat 2014 Perşembe

Karadeniz’in Deli Balı: Biyolojik Bir Silah mı?


Arılar çok ilgimi çekmiştir keşke kafam hepsini alsada daha detaylı öğrenebilsem ama nasıl olurda bir insan hem nefret ettiği hayvandan bu kadar bilgi sahibi olmayı sever işte onu çözemedim psikoloji okuyan arkadaş varsa bana bunu açıklayabilirse sevinirim,hayatımda kovan içinde arılar görmedim belki yetişme şartlarını gözümle görmedim yaşamadım deneyimlemedim ondan da olabilir.

Gelelim güzel bilgilere;

TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi

Bilimsel olarak deli bal, içeriğinde grayanotoxin adlı zehri barındıran bala verilen ad. Grayanotoxin Ericaceae familyasından bitkilerin çiçeklerindeki nektarda buluna- biliyor. En fazla da rhododendron cinsinde bulunuyor. Eski Yunanca adı rhododendron (rhodo: gül, dendron: ağaç) olan bitkinin Türkçe’deki karşılığı, orman gülü. Orman gülünün Türkiye’de gö- rülen R. ponticum ve R. luteum (luteum: sarı) türleri, ağırlıklı ola- rak Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki ormanlarda yetişiyor. Dolayı- sıyla Doğu Karadeniz bölgesinde elde edilen ballar arasında na- dir de olsa “delileri” bulunabiliyor.
İşin enteresan tarafı, Doğu Karadeniz’in deli balına ilişkin ya-zılı belgeler MÖ 400’lü yılların başına kadar gidiyor. Sokrates’in öğrencisi Xenophon (MÖ 430-354), Farsların (İranlılar) taht kavgasında, Anadolu valisi Genç Kîrûş’un yanında yer almak üzere toplanan on bin kişilik ordunun kumandanıydı. O dönem Perslerin idaresinde olan Anadolu’daki Eski Yunan ve diğer Anadolu halklarından ve Asya bozkırlarındaki İskitlerden oluşturulan bu orduda paralı asker kullanılıyordu. Xenophon, Anabasis isimli kitabında Onbinlerin Ordusu’nun Sardes’ten (Salihli, Manisa’daki antik kent) İran’a gidişini ve İran’da yapılan savaşta Kîrûş’un öldürülmesinin ardından ordunun kısmen dağılışını ve kalan askerlerin evlerine dönmek üzere Doğu Karadeniz’e, Trabzon Limanı’na çıkışlarını anlatır. İran dönüşü pek çok zorluklarla Doğu Karadeniz’e ulaşan Xenophon ve askerleri, günümüzde Bayburt’un bulunduğu bölgede olduğu düşünülen İskit ülkesini geçip yüksek bir tepeden aşın- ca, Maçka’nın güneyinde olduğu tahmin edilen bir bölgeye ulaşır. Xenophon’a göre buradaki köylerin tek şaşırtıcı yanı etrafta pek çok bal peteğinin olmasıdır.
Karadeniz’in Deli Balı: Biyolojik Bir Silah mı?

Balın delisi olur mu? Evet olur.
Tabii, balın delisi “mahallenin delisi” gibi bir şey değil! Peki, nedir bu deli bal?
 Ne zamandır ve neden bu adla anılıyor?


Askerler bu balın çok tehlikeli olan özelliğinden habersiz, etraftaki peteklerden bal yer. Xenophon, balların tadına bakan askerlerin tümünde bilinç kaybı, kusma ve ishal görüldüğünü söylüyor. Ayrıca askerlerin ayakta duracak halleri de kalmamış- tır. Xenophon’a göre “bu balın bir tadımlık kadarı körkütük sarhoştan farksız bir etki, daha fazla miktarı ise delilik benzeri bir krize” sebep olurmuş. Serilip kalanların hali ölümle yüz yüze gelmiş gibiymiş. Şöyle der Xenophon: Neticede yüzlercesi, büyük bir yenilgiye uğramışçasına, ümitsiz bir şekilde yattılar. Ancak ertesi gün olunca kimsenin ölmediği anlaşıldı; aşağı yukarı önce- ki gün balı yedikleri saate gelindiğinde bilinçleri yeri- ne geldi. Ciddi bir tıbbi tedaviden sonra iyileşenler, üç- dört gün sonra tekrar ayakları üzerine kalkabildiler. Doğu Karadeniz’in deli balına ilişkin tek kayıt Xenophon’a ait değil. Yunanlı ünlü bilgin Aristo’ya (MÖ 384-322) ait olduğu söylenen Mirabilibus Auscultationibus isimli eserde de deli bala ilişkin bilgiler var. Ancak oradaki bilgilerden, deli balın hangi bit- kinin nektarından kaynaklandığı konusunda dönem insanlarının doğru bilgiye sahip olmadığı anlaşılıyor. Nitekim Aristo’ya ulaşan haberlere göre, Trabzon Pontus Krallığı yöresindeki arıların şimşir ağacının nektarından yaptığı sert kokulu bal, sağlıklı adamı deliye çevirdiği gibi epilepsi hastalarını tedavi etmekteydi. Öte yandan Amasyalı Strabo da (MÖ 64-MS 24) ünlü Coğrafyası’nda deli baldan bahseder. Bu kez bağlam hayli ilginçtir. Çünkü Strabo’nun anlattıklarından yola çıkarak Doğu Karadeniz’in deli balının tarihte kullanılan ilk biyolojik silah olabileceği dahi düşünülebilir. Nitekim Stabo’nun ilgili satırları, deli balın Doğu Karadeniz’in yerlileri tarafından, üç bölük Romalı askerin etkisiz hale getirilmesinde nasıl kullanıldığını anlatır. Romalı Pompey (MÖ 106-48) Roma’ya karşı bağımsızlık mücadelesi veren kadim Pontus Krallığı’nın Fars-Yunan kökenli kralı VI. Mitrades’e karşı savaşmak için Anadolu’ya gelen bir komutandır. Aynı zamanda bir bilim adamı olan Kral VI. Mitrades ise, zehirler konusunda iyi bir uzmandır. O kadar ki muhtemelen kendi üzerinde yaptığı deneyler sonucunda, zehirlere karşı bağışıklık sağlamayı dahi başarmıştır. Strabo, VI. Mitrades döneminde Trabzon ve Gire- sun’un sahilden yükselen kısımlarındaki engebeli İs- kit Dağı’nda, çeşitli yerli toplulukların yaşadığını söylüyor. Dağın tepeleri ise yerli halk Heptakometler’in elindedir. Strabo’nun anlattığına göre, Giresun Dağları’nın çaprazlama geçtiği bu bölgede yaşayan toplulukların tümü hayli vahşidir.
Ağaçlarda ya da küçük kulelerde yaşayan bazı Heptakometler de olduğunu söyleyen Strabo, Pompey’in ordusundan üç bölüğü İskit ve Giresun dağlarından geçerken nasıl yok ettiklerini de anla- tıyor. Strabo’ya göre bu yerli halk, yöredeki ağaçların dallarına koydukları peteklerden deli bal sağıp tabaklara doldurmuş ve Pompey’in askerlerinin geçeceği yolların kenarlarına koymuş. Bekledikleri gibi olmuş, baldan tadıp bilinçlerini kaybeden askerler hastalanınca üzerlerine saldırıp kolayca onları yenmişler. Strabo’nun anlattıkları, akla kadim Pontus Kra- lı VI. Mitrades’in zehirli maddeler konusundaki uzmanlığını getiriyor. Ayrıca kaynakların çizdiği meraklı portreye bakılırsa VI. Mitrades, muhtemelen Xenephon’un askerlerinin başına geleni de biliyordu. O halde Kral, kendi hâkimiyet bölgesindeki bu yerli topluluğun reisleriyle görüşüp onları Pompey’in askerlerine karşı bir tür biyolojik silah olarak deli bal kullanmaya ikna etmiş olabilir. Çünkü dağın başın- da yaşayan vahşi bir halkın bu kadar planlı ve stratejik davranmayı başarmış olması şaşırtıcı görünüyor. Tevrat’ta geçen, İsraillilerin Amurilere karşı kullandığı eşek arıları da hatırlanırsa, arıların ve balın tarihin ilk biyolojik silahlarından olduğu düşünülebilir.

Kaynaklar • Xenophon, Anabasis, 4. Kitap, 8. Bölüm, 2007. • http://www.gutenberg.org/files/1170/1170.txt • Aristo, On Marvellous Things Heard, 1936. • http://penelope.uchicago.edu/Thayer/E/Roman/Texts/Aristotle/de_Mirabilibus*.html • Strabo, Coğrafya, 12. Kitap, 3. Bölüm, 1903. • http://penelope.uchicago.edu/Thayer/E/Roman/Texts/Strabo/12C*.html#ref45 • http://www.uludagaricilik.org.tr/dergi/2011/2011-4/mak3.pdf • http://www.rhodyman.net/rhodyntox.php • Kelhoffer, James A., “John the Baptist’s ‘Wild Honey’ and ‘Honey’ in Antiquity”, Greek, Roman, and Byzantine Studies, Sayı 45, s. 59-73, 2005. • https://www.academia.edu/966648/Mad_Honey_

3 Şubat 2014 Pazartesi

Motif Birleştirme Videosu

Sevgili Alonenes sayesinde bu videoya ulaştım sizin de çok beğeneceğinizi umuyorum ve paylaşıyorum ,Kevser hanıma çok ama çok teşekkürler



Ayrıca bu linkteki blog arkadaşımın bloğunu çok beğendim sizde izlemeye alabilirsiniz

1 Şubat 2014 Cumartesi

Cebinizdeki Fener Meğer Neler Neler Aydınlatmış


Cebinizdeki Fener Meğer Neler Neler Aydınlatmış
 
 
 
Mobil uygulama dükkânlarında şöyle bir dolandığınızda, el feneri uygulamalarının kendini beğendirmek için büyük bir çaba içinde olduğunu görürsünüz. Yaptıkları iş de elinizdeki cihazın arkasında yer alan LED ışığı yakmaktan başka bir şey değil. Ama hepsi de ilginç bir şekilde bu işte ne kadar iddialı olduğunu anlatma peşinde: “Benimki en aydınlık!” “LED ışığı en çabuk ben açıyorum!” Hepsi bir lambayı yakıp söndürmek için. Geçtiğimiz ay nihayet bu uygulamalardan birinin gerçek yüzünü görme fırsatı yakaladık. Android cihazlar üzerinde yer alan ve bugüne kadar 50 milyondan fazla kişi tarafından indirilen Brightest Flashligt Free adlı bir uygulamanın, konumunuzu ve cihaz kimlik numaranızı arka planda gizli gizli reklamcılara sızdırdığı ortaya çıktı (bit.ly/JhAH7Z). Bütün işi lamba yakıp sön- dürmekten ibaret olan bir yazılımın telefon rehberin- den mevcut konuma kadar erişim iznini neden istediğini hep merak ederdim zaten.
Neyse ki arada özel bilgilerimize ve şifrelerimize el atmamışlar, yoksa kendimizi müzede bulabilirdik. Aram Bartholl adlı bir sanatçı, geçen yıl bir bilgisayar korsanı tarafından ele geçirilen 4,7 milyon Linkedin şifresini bir araya topladığı “Forgot Your Password?” adlı, 8 ciltlik kitabı sanat eseri diye müzeden müzeye gezdiriyor. Linkedin’de hesabınız varsa sizin şifrenizin de kitapta yer alması muhtemel, üstelik alfabetik olarak dizildiği için kolayca bulabilirsiniz. Yakından bakmak için datenform.de/forgot-your-password.html adresine uğramanız yeterli.

En Parlak Süpernova Gözlemlendi

En Parlak Süpernova Gözlemlendi



Mahir E. Ocak


Astronomlar normal süpernovalardan 100 kat daha parlak bir süpernova gözlemledi. Dünya’dan 10 milyar ışık yılı uzaklıktaki süpernova ile ilgili sonuçlar Astrophysical Journal’de yayımlandı. Süpernova ile ilgili ilk gözlemler aslında 2006’da ve 2007’de yapılmış. Fakat elde edilen veriler daha önce bilinen hiç bir mekanizma ile açıklanamamış. Araştırmayı yapan ekibin üyelerinden Dr. D. A. Howell, başlangıçta yaptıkları gözlemlere bakarak ne olayın süpernova olduğunu ne de Dünya’dan hangi uzaklıkta olduğunu anladıklarını söylüyor. Aradan geçen zamanda yapılan çalışmalar ile gözlemlenen olayın süperparlak süpernovaların bir alt sınıfına ait olduğu anlaşılmış.
Çalışmalar süpernovanın enerjisini bir magnetardan (çok büyük bir manyetik alana sahip nötron yıldızından) aldığını gösteriyor. Hesaplara göre patlayan yıldız Güneş’ten birkaç kat daha büyüktü ve karbon ile oksijen
bakımından hayli zengindi. Bu yıldızın bugüne kadar bilinen en parlak süpernovaya sebep olmasının nedeni ise açısal momentumunun çok büyük olması.
Süperparlak süpernovalar sırasında yayılan ışık genellikle spektrumun morötesi kısmında olduğu ve Dünya’nın atmosferi morötesi ışığı engellediği için bu süpernovalar bugüne kadar tam olarak gözlemlenememişti. Keşfedilen süpernovanın gözlemlenebilmesinin nedeni ise Dünya’dan çok uzakta gerçekleşmiş olması. Süpernovadan yayılan morötesi ışık, Doppler kayması nedeniyle Dünya’ya görünür ışık olarak ulaşıyor.

Bilim ve Teknik Dergisi ocak sayısından alıntıdır